Osmanlı, neden insanlığın geleceğidir?
Osmanlı, neden insanlığın geleceğidir?
Tarih: 2.9.2014 09:50:38
Yusuf Kaplan

Tarihin kırılma ânındayız. Dünya, yeni oluşumlara gebe. Önümüzdeki yarım asır içinde, bambaşka bir dünya ile karşı karşıya kalacağız.

Yaklaşık bir asırdır, `dünyanın kralı`, Amerikalılar: Dünyanın kullandığı çağdaş temel kavramlar ve kurumlar, Amerikalılar tarafından geliştirildi.

OSMANLI`NIN GÖREMEDİĞİ…

Osmanlı, Amerika`nın `gelişini` göremediği için çöktü. Üstelik, Amerika`nın gücünü ve dinamiklerini en iyi anlayabilecek, küre üzerindeki tek aktör Osmanlı olmasına rağmen, Osmanlı, Amerika`nın gelişini de, Avrupa`nın çöküşünü de göremedi ve tarihe karışmaktan kurtulamadı.

Avrupa`da gelişen ulusçuluk sapması, hızla ve biraz da içerdeki laikleşme / Batılılaşma akımının güçlenmesi ve dışardan (özellikle de İngilizler tarafından) desteklenmesiyle Osmanlı`yı paramparça etti. Dahası, Osmanlı`yı çökerten ulusçuluk sapması, Avrupa`yı da çökertti.

Edgar Morin, ulus-devletin dayandığı modern / seküler paradigmaların, ulusçuluk ideolojisiyle bir din hâline getirildiğinden sözeder. Irk eksenli ulusal siyasî, kültürel ve zihnî oluşumları kutsayan ulusçuluk ideolojisi, Avrupa`da imparatorluklar çağının sonunu getirmişti.

Eğer Amerikan Devleti kurulmamış olsaydı, Batı uygarlığı, sömürgeci, ırkçı, çıkarcı ve çatışmacı dinamiklerinin içerde/n açtığı gediklerle tarihe karışacaktı. Tıpkı Roma gibi.

AMERİKA VE OSMANLI İLGİSİ

Batı uygarlığını kurtaran, Amerikan tecrübesi oldu. Amerikan tecrübesi, ulus-eksenli bir siyasî ve kültürel örgütlenme tecrübesi değil, aksine, imparatorluk tecrübesini andıran, farklı ırkları bünyesinde eriterek de olsa barındırabilen ulus-ötesi bir tecrübedir. Modern tarihteki en yakın örneği ve modeli, Osmanlı `millet sistemi`dir.

Amerikalıların Osmanlı`yla son 50 yıldan bu yana derinlemesine ilgilenmelerinin, üniversitelerinde `mantar gibi` Osmanlı kürsüleri açmalarının nedeni burada gizlidir.

Amerikan tecrübesinin Avrupa ulus devletlerinden temel farklılığı, ulus-eksenli bir ırk-merkezcilik yerine, beyaz ırk-eksenli (WASP-Beyaz, Anglo-Sakson, Protestan) ulus-ötesi daha geniş siyasî bir model geliştirmeleri ve endüstriyi demokratikleştirmeleridir.

İşte bu iki faktör, Amerika`nın dünyanın tek ve en güçlü aktörü hâline gelmesini mümkün kıldı.

Avrupa`daki ulus-merkezli siyaset paradigması da, Amerika`daki ulus-ötesi siyaset paradigması da aslında aynı kök-paradigmaya dayanır: Sekülerlik.

Dolayısıyla, ulusçuluk ideolojisi, Osmanlı`yı çökerten seküler bir ideolojidir. Yani, Osmanlı, seküler paradigmaları içselleştirme çabası içine girdiği için ruhunu yitirdi, sonunda da çökmekten kurtulamadı.

Ancak Amerikan tecrübesi, dünyayı sekülerleştirerek sömürgeleştirme projesinden başka bir şey öneremediği; sekülerlik de, diğer kültürleri ve dinleri birlikte yaşatabilecek çok boyutluluğa ve derinliğe değil, bu dünyanın kutsanmasına dayanan, tek boyutlu, sığlaştırıcı, düzleştirici, çıkarcı, tektipleştirici ve asimile edici bir algılama ve varolma biçimine yol açtığı için, bugün dünyanın yaşanılamaz bir yer hâline gelmesine yol açtı.

`OSMANLI: İNSANLIĞIN GELECEĞİ`

Oysa Osmanlı tecrübesi, hem ırk ötesi; hem de farklı dinlere ve kültürlere mensup toplumları birlikte ve kendileri olarak yaşatma iradesi geliştirebilmiş en güçlü `çağdaş` tecrübe olduğu için, bugün Amerikalılar, Osmanlı tecrübesinin içini ve ruhunu boşaltarak, (Türkçesi `hadım ederek`) dünyaya ve bölgemize Osmanlı modeli ile çeki düzen vermeye çalışıyorlar!

Peki, biz ne yapıyoruz? Bizse, bu ülkede Osmanlı`nın medeniyet fikrinin izlerini silmek, kökünü kazımak, ruhunu yok etmek için Batılılara bile rahmet okutacak cinayetler işlemekten geri urmuyoruz!

Oysa gelecek, Osmanlı modelinindir. Bu gerçeği, tarihçi Arnold Toynbee, `Osmanlı, insanlığın geleceğidir,` diyerek özetlemişti.

Irk-eksenli seküler projeler, Osmanlı`yı çökertmişti. Türkiye de, etnik kimlikleri ve duyarlıkları kışkırtan ve kutsayan sekülerliği din katına yükseltmekle kendi varlığının altını oyduğunu ve geleceğini bizzat kendi elleriyle yok ettiğini artık görmek zorundadır.

Dünyanın küreselleştiği bir zaman diliminde, ırk-merkezli seküler projelerin, dünyayı yaşanılamaz hâle getirdiği artık fark edilmeli, dünyanın ancak farklı kültürlere, dinlere ve medeniyetlere hayat ve varolma hakkı tanıyabilen Osmanlı modeli gibi `projelere` ihtiyaç hissettiği artık görülmelidir. Amerikalıların gördüğü şeyi, bizim görmemekte inat ve ısrar etmemiz, zihnen körleştiğimizin ve köleleştiğimizin bir göstergesidir.

Eğer Türkiye, Osmanlı medeniyet modelini üreten ruhu, bizzat kendisi dünyaya sunabilecek kadar içselleştiremez ve insanlığın önünü açacak bir medeniyet fikri olarak geliştiremezse, Osmanlı`yı çökerten ulusçuluk gibi seküler projelerin, Türkiye`nin de çöküşünü hazırlaması ve hızlandırması önlenemeyecektir.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
İmanın efdali: nerede olursan ol, Allah?ın (CC) seninle olduğunu bilmendir.

Hz. Muhammed
Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz!!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59