ODUN PAZARI
Tarih: 1.3.2017 11:58:01 / 898okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

Bir zamanlar Sivas´ta Vali bile resmi dairesinde kışın soba ile ısınırdı. Amma ne soba; alt ve üst kısımları döküm kenarları saç. Saclar erimesin ve üst kısmı taşısın diye içi özel ateş tuğlası ile örülü, aşağı yukarı 1 metre yüksekliğinde olan sobayı,  hizmetli sabahleyin kok kömürü ile doldurup yakınca akşama kadar yanar ısıtırdı. İsi pası olmayan bu kok kömürü herkesin eline geçmez, resmi daireler ile memurlara verilirdi. Geri kalan halk ve atelyeciler  (TCDD fabrikasında çalışanlar) taş kömürü yakardı.

Biz kışın sobada odun yakardık, yazın sonunda ikindiye doğru şehrin dört yanından gıcırgıcır gıcırdayarak odun yüklü gağnılar (kağnı) gelir ve odun meydanını doldururlardı. Odun meydanı tıhtıhçılar (tıktık veya  takunya) çarşısının bitimindeki sokağın altından başlar ( şimdiki kepçeliye giderken Atatürk caddesinin soluna ve Behrampaşa hanının karşına düşen, Vakıflar binalarının olduğu yerden, aşağıda Basın sitesine kadar olan alan) aşağıda pulur yoluna dayanırdı. Arkasında mundar (murdar) ırmak ön kısmında ise keresteciler, marangozlar ve oduncular bulunurdu.  Baş taraftan girişte, birkaç tane çürükçüdükkanı bulunurdu. Çürükçü de neymiş derseniz;  yıkılan binalardan sökülen kullanılacak durumdaki kapı, pencere, dolap kapağı, direk vb. ahşap malzemeleri, mal sahipleri veya yıkımcılar satarlar, çürükçüllerde bunları alır, yeni ev yapacak olan insanlara ve köylülere satarlardı. Malları sağlamdı ama adları çürükçü idi. Yani onlar bugünkü 2. el araba satan galericiler gibiydiler. Onların hemen bitiminde köylüler hemen her gün yakın köylerden eşeklerle saman getirip satarlardı. Bunların getirip sattığı samanlar, şimdiki biriketin atası olan kerpiç ve sıva çamuruna katılırdı. Taşımada kullanılan eşeklerde, bir türlü yapılamayan, şeker fabrikasına kurban giden, Uzunyayla  Aygır Deposunda bulunan damızlık erkek eşeklerden melezlenmiş iri yarı eşeklerdi. Diğerleri bunların yanında sıpa gibi kalırdı.

Rahmetli dedem misafirliğe gittiğimiz evlerde yanan kömür sobasından bile rahatsız olduğu için odun sobası yakardık. Bu sebeple dedem vakti geldiğinde odun meydanına gider, orada ekmekçilik yaptığı dönemlerden tanıdığı baltacılarla buluşur, odunu onlar bulur, hatta bazarlığı onlar yapar, gağnıcıların önüne düşüp eve gelirler, gapının önüne yıkılan odunları biz çoluk çocuk havluya (avluya)  taşırdık. Onlar önce balta ile kırılacakları kırarlar, kalanları hızar ile kesip balta ile birkaç parçaya bölerlerdi. İş bitimine yakın nenem yumurta eriştesi pilavı pişirir, yoğurdu iyice ezerek (yani özeliyerek) su katıp çalkama (ayran) yapardı.Onlar yemeklerini yiyip, gittikten sonra nenem bir kucak odun alır bizde peşinden odunları kucak kucak içerdeki odunluğa taşırdık. Nenem odunlarla  önden bir sıra duvar gibi örer, kalanlarda arka boşluğa doldurulurdu.Dedem ilave olarak 1-2 eşek yükü meşe kömürü alırdı. Soba yanıp, odun köz haline gelince hava durumuna göre 1-2 kömür  küreği meşe kömürü atardık. O iyice yanıp köz olunca çeker mangala boşaltırdık. Hem odayı sıcak tutar hem de sobada pişirilen yemeğin sıcak kalmasını sağlardı. Yan tarafında ise çay, ıhlamur, kahve pişirilirdi. Odun sobası ekseri sabah ve akşamları yakılırdı. Havanın soğuk olduğu zamanlarda ise öğlen birkaç odunla odanın havası kırılsın diye soba yakılırdı. Buna da “çıldırık” denirdi.

Odun kağnıları ekseri ikindiden sonra gelirdi, meydanın kenarında bir mola verilir, sahipleri daha ziyade gelenlerin hemen görebileceği yeri ararlar, buldukları yere gağnıları çeker, önce öküzleri çözerlerdi. Zaten yorgun olan hayvanlar hemen oraya yatardı. Sahipleri biraz dinlendikten sonra, yolda sarsıntıdan sıkışıp küçülen odun yükünü hemen boşaltıp, biraz şişirerek ve kabartarak yeniden yüklerlerdi.  Daha sonra öküzleri götürüp mundar ırmakta sular geri dönünce önlerine varsa ot, yoksa saman dökerler, peşinden de köyden getirdikleri azıkla kendi karınlarını doyurur, yere serdikleri bir çuval  veya çulun üstüne kıvrılıp yatarlardı. Şansları yaver giderde ertesi gün öğleden önce odunu satarlarsa, aldıkları 10-15 lira ile eksik gedik görüp alışverişlerini eder, ikindi serinliğinde köye dönüşe başlarlardı.Atelyecilerönce  kooperatiflerinin,  sonraları sendikalarının getirip dağıttığı taş kömürünü  yakarlardı. Diğer vatandaşlar ise Belediyeden aldıkları karne ile kömür tevziiden kışlık kömürlerini temin ederlerdi. Şimdiki gibi çarşı pazarda taş kömürü satılmazdı.

Odunda kalktı odun meydanı da, yerine insanların başlarını sokacakları  şekilsiz, biçimsiz, zevksiz apartmanlar yapıldı. Nerede eski konaklar, nerede o şirin güzel evler, ne bileyim çoğumuzda zevkte kalmadı herhalde, Selamlar

Anahtar Kelimeler: ODUN, PAZARI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
SİVASIN ÇERMİKLERİ (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ (17 Ağustos 2018 - Cuma)
BUNA DA ŞÜKÜR (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
KELEKLİK ETME ULAN! (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dünyada bir garip veya bir yolcuymuş gibi yaşa

Hz. Muhammed
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ