Nurettin Albayrak
Tarih: 23.3.2017 12:17:48 / 447okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Yüce dağ başından kopup gelen bir türkü gibiydi Nurettin. İnce, uzun, yakışıklı.
Yüzü tunç misali. Güneş yanığı, sarı buğday yanığı, poyraz yanığı.
Kahkaha ile güldüğünü görmedim. Tebessüm ederdi. Melûl, mahzun bakardı. Yüzünde hep o hüzün.
Derler ki Hafız Şerif Vasgirt´te (Erzincan´a bağlı bir köy. Yeni adı Işıkpınar) minareye çıkıp bir türküye asılsa şehir merkezinde duyulurmuş.
Yeşil ördek gibi daldım göllere
Sen düşürdün beni dilden dillere
Başım alıp giden gurbet illere
Ne sen beni unut ne de ben seni
Sevdiğim cemalin, güneşim, ayım
Seni seven âşık çeker ezvakın
Getir el basayım kelam-ı kadim
Ne sen beni unut ne de ben seni.
Türküyü söyleyen sanatçılar “ezvakın” kelimesini ağızlarında yuvarlıyor, ne olduğu anlaşılmıyordu. Yahu hoca şuna bir bak, dedim. Baktı. “Izdırap” imiş.
Biz Erzincan´da Erzincanlı dört arkadaş. Ben, Dayı Muammer, Orhan Aktepe bir de Nurettin.
Ne çok su başı gezdik, elimizde güveç. Mürdüm eriklerinin gölgesinde oturduk. Nurettin cömertti, hizmet ehli idi. Her işe o koşardı. Tuhaf bir hatıra var şimdi aklımda. O da şu: Fırat´a balığa gitmiştik. Naci Terzi de (sonra Erzincan milletvekili oldu) vardı yanımızda. Birden bir adam bağırıp çağırmaya başladı uzağımızda. Nurettin´le ikimiz koşup yetiştik. “Kızım Fırat´a gitti” diye feryat ediyor.
Nurettin´le göz göze geldik. Anında soyunup dökündük. Kara donlar ile kanlı Fırat´a atladık. Bulanık girdapların ortasına. Yürek ister. Bir daldık yok. Nefeslendik, bir daha. Yine yok. Üçüncüde bulduk kızı. Bir ucundan ben bir ucundan o, yüzüp çıkardık kıyıya. Uzattık bir ağacın dibine. Yuttuğu suyu boşaltmak için çabaladık, nafile. 15-16 yaşlarında bir kız. Babası taş kesildi, başı önüne düştü. Yanında küçük kardeşi. Gözleri yuvalarından fırlamış. Jandarma geldi.
Bunu niçin anlattım? Nurettin böyle idi. Ölümüne arkadaş.
Erzincan Lisesi´nde benden üç devre geride imiş. Ben o yıllarda koltuğunun altında bir kitap, kenar-köşe kahvelere takılıyorum. Meğer o da koltuğunun altında kitap ile dolaşırmış.
Vasgirt´te dişbudak, söğüt gölgeleri altında sulanmış, süpürülmüş toprak kokusu, tahta masa-tahta sandalye, yanıbaşımızda çağlayarak dökülen değirmen suyu ve Selami´nin demli çayları.
Yolumuz orada kesişti.
İkimiz de türkü severdik. O hem çalar hem söylerdi.
Ne kadar çok gittik oraya
Ben, Dayı Muammer, Orhan Aktepe bir de Nurettin.
Sonra ben İstanbul´a gittim. O da peşimden geldi. Sanki ağabeyime bir şey olursa yanında olayım diyordu. İstanbul´da durağımız Beyaz Saray çarşısı Enderum Kitabevi. Arkadaşlara “İşte bu Nurettin, kardaşımdır, kardaştan ileri” dedim. Hizmet, hürmet, merhametten; saygı ve sevgiden mürekkepti. Elbette benden çok, çok daha vefalı idi.
Şimdi önümde bir fotoğraf. Çemberlitaş´ta Erenler kahvesinden (Çorlulu Ali Paşa Medresesi) çıkmış, duvar dibine dizilmişiz. Ayaktakiler soldan sağa: Ali Bulaç, Nurettin, Durali Yılmaz, ben, Cumali Ünaldı, Beşir Ayvazoğlu. Oturanlar: Mustafa Uzun, Mustafa Ruhi Şirin, İsmail Kara, Muhsin Mete.
Giden gidiyor, geride solgun fotoğraflar kalıyor. Son olarak Sedef Büfe´de yemek yedik. Çıkınca sarıldık birbirimize. Şimdi gözlerim dolarak hatırlıyorum. “Elveda” demişiz birbirimize. O kendi hastalığını, ben kendi hastalığımı kucaklayıp savuştuk.
Birbirimizden habersiz; o hastaneye, ben bıçak altına yatmışız.
O gitti, ben kaldım. Mekânı cennet olsun.
Mihrican mı değdi
Gülün mü soldu
Gel ağlama garip bülbül ağlama
Felek kimi baştan başa güldürdü
Bölük bölük turna geçiyor gökyüzünden. Dualarımı onlar ile gönderiyorum. Kabri üzerinden esen yeller benden ona, ondan bana haber taşıyor. Umarım öte tarafta yine beraber oluruz.
Ben, Dayı Muammer, Orhan Aktepe bir de Nurettin.

Anahtar Kelimeler: Nurettin, Albayrak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır?

Mevlana