Nevzuhur Atatürkçülere Anıtkabir rehberi
Tarih: 9.11.2018 00:00:01 / 94okunma / 0yorum
D. Mehmet Doğan

Sekseninci 10 Kasım iki gün sonra. Yazı günlerimiz arasında cumartesi yok, bu demektir ki 10 Kasım yazısı yazamayacağız. Hem de sekseninci yıldönümünde…
“Hayatta en gerçek yol gösterici pozitif ilimdir” diyen bir liderin kabrine gösterilen ölçüsüz saygıyı (veya saygı gösterisini) nasıl yorumlayacağız?
10 Kasım bahsini erken açalım. Çünkü son yıllarda bir “onkasımcılık” modası aldı yürüdü. Birtakım kalemler 10 Kasım´a mahsus bir Atatürkçülük geliştirdiler. Bu sonradan olma (nevzuhur) atatürkçüler maazallah kökten Atatürkçüleri bile geride bıraktılar desek yeri var.
Önce Anıtkabir´den başlayalım. Hani şu girişine turnike konulup kelle sayımı yapılan “Mozole”den. Şimdi desem ki, “modern Türkiye´nin”, daha net söyleyelim: “Atatürk Türkiyesi´nin en büyük mimarî yapısı Anıtkabir”dir itirazlar yükselir.
İstanbul´da Minyatürk´e gidip ülkemizin ünlü mimarî eserlerinin modellerini görenler, Türkiye´nin ilk Cumhuriyet dönemindeki en büyük mimarî yapısının Anıtkabir olduğunu fark etmekte zorlanmazlar.
Pozitivist, müsbet bilimci Cumhuriyet´in en büyük yapısının bir mezar olması akla ziyan bir durum değil mi?
Önümde Anıtkabir´le ilgili proje yarışmasında birinci seçilen eserin maketinin resmini gören dolarla fazla samimi iş adamı, ne olduğunu bilmeden, “bu binayı bir yerden tanıyorum” demez mi?
Amerikan dolarının arka yüzünde, ABD´nin ilk başkanı George Washington´un kabrinin resmi vardır. 1942 yılında yapılan Milletlerarası mimarî proje yarışmasında birinciliği kazanan eser, nasıl bir tesadüfse, Washington´un kabrinin neredeyse tıpatıp aynısı idi!
“Yani şimdi sen Anıtkabir yarışmasını kazanan mimarî proje intihal (çalıntı) mı diyorsun?” Bir şey dediğimiz yok, sadece benzerliğe dikkat çekiyoruz.
Washington´un kabrine benzerlik sağlayan ve raporda “Anıtkabir´in yakından görüldüğü kadar uzaktan da görülmesi lâzımdır. Aynı zamanda kullanılacak mimarî motifler, âbidenin uzaktan tesirini kaybetmeyecek küçük detaylardan ziyade azamet ve kudreti ilham edecek büyük unsurlar olmalıdır” cümlesiyle tarif edilen çıkıntı, gerçekleşme aşamasında yapılmamıştır. Muhtemelen, yapılması teknik olarak mümkün olmamıştır! Türk´ün atasının mezarı ABD´nin atasının mezarına tam mânasıyla benzemekten böylece kurtulmuştur!
Mimarî yarışma programında şu ifadelere yer veriliyor: “Anıt bir ziyaretgâh olacaktır. Bu ziyaretgâha büyük bir şeref medhalinden (ana girişinden) girilecek ve yüzbinlerce Türk´ün Atasının önünde eğilerek tazimini (saygısını) sunmasına ve bağlılığını tekrarlayarak geçmesine müsait olacaktır.” “Bu âbide, Ata´nın asker Mustafa Kemal, Devlet Reisi Mustafa Kemal, büyük siyasî, ilim adamı, büyük mütefekkir ve nihayet yapıcı ve yaratıcı büyük dehanın vasıflarının kudret ve kaabiliyetinin timsali olacaktır.”
Tarihimizde hiçbir kabir böyle bir iddia ile yapılmamıştır.
Bu yapının nasıl ziyaret edileceği de şöyle tarifleniyor: “Büyük tören günlerinde halk kütleleri, stadyom ve hipodromda toplanarak yola dizilecekler, Ulaştırma Bakanlığı´nının sağında bulunan diğer yapıların yanından geçerek yukarıdaki yola varacaklar. Bu yol doğru Anıtkabir sahasının kuzey ucuna ulaşmaktadır.”
Anıtkabir, sadece bir “anıt mezar” mıdır? Mimarisine, büyüklüğüne, ihtişamına bakılırsa anıtmezarı aşan bir yapı tasarlandığı görülebilir. Örnek olarak ABD´nin ilk başkanı George Washington´un kabri alınmıştır. Elbette Washington´un kabri Anıtkabir yanında hayli mütevazı kalır. Washington´un kabrindekine benzer çıkıntı gerçekleştirilemeyince, yapı Pantheon veya Partenon´a benzemiştir. Pantheon, çok tanrılı eski Yunan´da tanrılar adına yapılan tapınaktır. Sonradan, büyük şahsiyetlerin gömüldüğü binalar böyle anılmıştır. Merhum sanat tarihçimiz Celal Esat Arseven “Türklerde pantheon yapmak âdet değildir” diyor.
İşte bir mesele daha: Anıtkabir neden başkent Ankara´nın sembolü olamıyor? Çünkü Atina´nın sembolü ile karışma tehlikesi var! Atina´nın sembolü Parthenon. Bu Atina akropolünde tanrıça Athena adına inşa edilen bir tapınaktır!
Anıtkabir mezar mimarimizin tamamen dışında bir geleneğe dayanan bir yapı. Türklerin mezar mimarisi, kümbet ve türbe ile yüzyılımıza kadar gelmiş ve gerçekten ölüm mimarisi olarak bütün dünyanın ilgisini çekmiştir. Anıtkabir neden bir türbe olmadı? Çünkü türbe tapınak gibi tasarlanamaz. Ölüm mimarisi her şeye rağmen, tevazu gerektirir. Devrinde cihan padişahı olan Muhteşem Süleyman´ın kabrinde bile bunu hissedersiniz.
Mustafa Kemal için Türk mimarisi esas alınarak bir yapı inşa edilse idi, elbette millî bir anıt olurdu. Fakat bu millî yapıdan kaçınılması için çok önemli bir sebep vardı: Türbe İslâmı çağrıştırır ve bu da devrin yöneticilerinin laiklik anlayışına uymazdı. Bu yüzden bir putperest Yunan tapınağını kopyalamaktan çekinmediler!

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar! (14 Kasım 2018 - Çarşamba)
Nevzuhur atatürkçülere Anıtkabir rehberi (12 Kasım 2018 - Pazartesi)
Cumhuriyetçi tepki! (02 Kasım 2018 - Cuma)
Dünyanın en çirkin Arabistanı! (24 Ekim 2018 - Çarşamba)
‘Ata´nın miras ne olacak? (20 Ekim 2018 - Cumartesi)
Maddî onarım yetmez! (29 Eylül 2018 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İçteki kiri su değil, ancak gözyaşı temizler?

Mevlana
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ