Nerdüban Beyimiz
Tarih: 18.10.2016 08:57:22 / 470okunma / 0yorum
Mehmet Şevket EYGİ

 

O yaşını başını almış zat oldukça kültürlüdür. Liselerde mantık okutulduğu, bitirme ve bakalorya imtihanları yapıldığı devirden kalmadır. Mürekkep yalamıştır. Mantık derslerinde okuduklarını unutmuş bile olsa, geriye yine bir şeyler kalmıştır.

Yeteri kadar olmasa da edebî Türkçeyi bilir, tarih ve sanat kültürüne sahiptir.

Elifi görürse elif der, mertek demez.

İstanbul kültürüne sahiptir. Efendimli, teşekkür ederimli, estağfirullahlı konuşur.

Lakin fazilet ve meziyetlerini berhava eden çok büyük bir kusuru ve günahı vardır, din düşmanıdır.

Din konusunda ölçülü, âdil, hoşgörülü, insaflı olamaz. Verir veriştirir.

Be adam, bu memleket Müslüman, halkın büyük çoğunluğu ama şöyle ama böyle Müslüman, dine saldırmasan, saygılı olsan olmaz mı

Onun ikinci ölümcül kusuru aşırı bir Kemalist olmasıdır. Hani, Dönmelerin, Paşanın ölümünden sonra fabrike ettikleri şu mâlum ve mâhut ideolojinin azat kabul etmez kölesi ve meftunudur.

Olumsuzlukları hep dine, dindarlara bağlar. İslam ile Müslümanlar arasında, mutlaka yapılması gereken ayırımı yapamaz. Bugünün vasıfsız Müslümanlarını İslam ile özdeşleştirir. Ne sakat düşünce, ne büyük mantıksızlık.

 Onun düzenden şikayetlerinin ve muhalefetinin bir kısmını haklı buluyorum ama agresif İslam düşmanı olduğu için kendisi ile görüşmüyorum.

Hangi semtte bilmiyorum, İstanbulda yaşıyormuş. Elimizden kayıp giden şu canım şehirde. Onun, İstanbul hakkındaki şikayetlerinin çoğuna katılıyorum. Bundan sonra İstanbulu kurtarmak için bir şeyler yapılabilir mi Hiç sanmıyorum. En fazla dört beş milyon nüfusu kaldırabilecek bir coğrafyaya ve topografyaya sen otuz milyon insan doldurur ve her yeri betonlaştırırsan elbette çaresiz kalırsın.

Kemalistler Müslüman çoğunluğu cahil bıraktılar, sonunda belalarını buldular.

Egemen azınlıkların, vesayet sistemi ile çoğunluğu koyun gibi güttüğü vesayet zamanlarında işleri iyi gidiyordu.

Şapka aleyhindeki risalesinden dolayı İskilipli Atıf Hocanın asıldığı günlerin hasretini çeker bizimkisi.

Japonlar, bizim gibi Latin yazısını kabul etmediler ve o çetrefil, öğretilmesi ve öğrenilmesi çok zor millî yazılarını muhafaza ederek ilimlerde, fenlerde, kültürde, eğitimde, üniversitelerde, ilmî araştırmalarda, iktisatta, ticarette, sporda büyük başarılara imza attılar. Bizim muhterem, Türkiye niçin Japonya gibi olamadı sorusunu cevap veremez. Zaten bu soruyu sormaz bile.

 Ya İngiltere Kraliçesi... Tahta 1952´de çıktı, hâlâ oturuyor. Orada cumhurbaşkanlığı değişimleri ve kavgaları yok. Nerdüban bey buna ne der acaba

Nerdüban beyimiz laikliğe hayrandır. Laiklik olmazsa ne Cumhuriyet, ne de demokrasi olur der durur.

Peki ona soruyorum: İngilterede laiklik yok ama orada demokrasinin insan haklarının hürriyetin âlâsı var. Bu nasıl oluyor

Sayın bayımız böyle rahatsız edici sivri sorulardan hiç hoşlanmaz.

Öyle ya, fikir hürriyetinin de bir sınırı vardır.

Paşaya, Kemalizme, Laikliğe, Latin yazısına, Şapka kanuna dil uzatmak yok…

Son sorum: Beyimiz Şapka devrimini çok övüyor da, niçin şapkasız geziyor

Bu bir çelişki değil midir

Nerdüban beş keşke İslamla barışık olsaydı.

Keşke din, inanç, inandığı yaşamak hürriyetini çoğunluğa tanısaydı.

Keşke militan, holigan, fanatik Kemalist olmasaydı.

 Bunlar kendisi, Türkiye ve biz Müslümanlar için ne iyi olurdu.

Anahtar Kelimeler: Nerdüban, Beyimiz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Suriye Türkiye Birliği (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Laiklikle Yapamadılar (19 Eylül 2018 - Çarşamba)
Silivri seyahati (13 Eylül 2018 - Perşembe)
O Gencin Durumu Çok Kötü (11 Eylül 2018 - Salı)
Mutlak Eşitlik Yoktur (04 Eylül 2018 - Salı)
Tek Hak Din (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Hasretle Beklediğim Yazılar (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Cezasız kalmaz (28 Ağustos 2018 - Salı)
Hizmet Edebiliyor muyum? (27 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Müslüman Kimleri Sevemez? (13 Ağustos 2018 - Pazartesi)
Asıl Önemli Olan Şeyler (10 Ağustos 2018 - Cuma)
Kültürlü Olmak İsteyen Gence (09 Ağustos 2018 - Perşembe)
Bir zata mektup (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Akıllı mı akılsız mı? (15 Ağustos 2017 - Salı)
Uyarı (08 Ağustos 2017 - Salı)
İslam´ın Temel Değerleri (19 Haziran 2017 - Pazartesi)
İslam´ın Temel Değerleri (15 Haziran 2017 - Perşembe)
Müslümanca yaşamak (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Güçlü Mü´min (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
İhlaslı olalım (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
GAFİLLER (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
Erdemler ve Erdemliler Rejimi (22 Mayıs 2017 - Pazartesi)
GAFİLLER (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Gerçek İslam Medreseleri (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Depremle İlgisi Yokmuş (25 Nisan 2017 - Salı)
Pırlanta Gençlerimiz (19 Nisan 2017 - Çarşamba)
İhlâssız İbadetler Kabul Edilmez (17 Nisan 2017 - Pazartesi)
Büyük Müslüman (05 Nisan 2017 - Çarşamba)
MUTSUZ ŞEHİR (02 Nisan 2017 - Pazar)
Yahudi Halife Adayı! (27 Mart 2017 - Pazartesi)
Milyonda bir (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Hakkı Yoktur (02 Mart 2017 - Perşembe)
Günahlar (24 Şubat 2017 - Cuma)
O Kim Oluyor Haddini Bilsin! (21 Şubat 2017 - Salı)
Demokrasi bir din değildir (16 Şubat 2017 - Perşembe)
2017´de Neler Olacak? (12 Şubat 2017 - Pazar)
Müslümanlar İslam´a Yabancılaştı (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Kurtuluşun ve Hizmetin Şartları (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
En iyi ve hayırlı ev (29 Ocak 2017 - Pazar)
Kötü ve İyi Haberler (25 Ocak 2017 - Çarşamba)
Kulaklara Küpe Sözler (17 Ocak 2017 - Salı)
Örnek Bir Yurt (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Papaz Başbakan Ignaz Seipel (06 Ocak 2017 - Cuma)
Hilafet 2024´te kurulacaktır (02 Ocak 2017 - Pazartesi)
Ümmet Nasıl Kurtulur? (01 Aralık 2016 - Perşembe)
Din Sömürücüsü Eşkıya (22 Kasım 2016 - Salı)
Bir tek nal eksik olsa (06 Kasım 2016 - Pazar)
Büyük Faziletler ve Kerâmetler (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Türkiye´nin En Yalnız İnsanı (26 Ekim 2016 - Çarşamba)
Örnek Müessese (24 Ekim 2016 - Pazartesi)
Teknokrat Kafasıyla (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İki nimet vardır ki, insanların çoğu onların kıymetini hakkıyla takdir edemezler: onlardan biri sıhhat, diğeri de boş vakittir.

Hz. Muhammed