Ne yedik de bozulduk?
Tarih: 17.12.2016 09:58:18 / 317okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

 

Gıda güvenliği önemli bir mesele. Yediğimiz yemeğin içinde hormon var mı? Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) var mı?

Fasulyelere suni gübre verilmiş mi?

Domatesler İsrail tohumundan yetiştirilmiş fidelerden mi üretiliyor?

Karpuzun çekirdeği var mı yok mu?

Üzümler hibrit mi?

İnsanlar farkındaysanız artık bu konularda daha hassas.

Oturduğunuz her masada, eğer başka somut gündeminiz yoksa, bir fasıl bunlardan konuşuyorsunuz.

“Ben, zeytinyağını soğuk sıkma, taş baskı alıyorum. Edremit´ten getirtiyorum.”

“Zeytinin çekirdeği siyahsa, demek ki içine kostik atılmış.”

Kostik ne?

Kostik, zeytini çabuk karartan bir kimyevi madde.

“Tavuklara, aynı köy yumurtası gibi sarısı koyu sarı, beyazı koyu beyaz yumurta yumurtlattırılıyormuş. Bu, suni yemle yapılabiliyormuş.”

“Daha inandırıcı olsun diye yumurtanın üstüne biraz tavuk pisliği, biraz saman, çok lazımsa bir de taze tavuk tüyü…”

“Buğdayın içinde rüşeym diye bir şey varmış. Biliyor musun, ekmeklerde rüşeymsiz buğday kullanıldığı için besin değeri düşükmüş.”

“Meyvenin, sebzenin makbulü kurtlu olanıymış. Kurtsuz meyvelerde ilaç varmış.”

“Ben doğal sabun kullanıyorum.”

İsterseniz buna benzer gıdayla alakalı cümlelerle ufak bir kitap yazabilirsiniz.

Biraz çalışsanız büyükçe bir kitap da yazabilirsiniz.

Eminim insanlar da okur.

Bu işlerle iştigal eden adamların, kadınların, şeyhler gibi müritleri, mürideleri var, yani iş yaygın.

Buna rağmen, gördüğüm kadarıyla, bilinç arttıkça insanların tükettiği güvenli gıda oranı azalıyor.

İnsanlar bir tane mesela organik maydanoz buluyor. Hadi bilemedin bir de organik nohut… Kafası rahatlıyor.

Haftada bir yüz gram organik gıda yiyor, ondan sonra dayanıyor hormona…

Göbek dağ gibi, fakat ne gam. Göbeğin içinde üç buçuk gram organik maydanoz var!

Otların, yeşilliklerin, meyvelerin, hububatın temiz olması hem iyidir hem önemlidir. Buna diyeceğim yok.

Ağız ve burun yoluyla bünyemize dahil olan şeyler sıhhatimizi bozmasın.

Peki, kalbimizden ve kafamızdan giren bozuk, kan ve irinden daha kötü, asbestten, sülfürden daha zehirli şeyler konusunda hassas mıyız?

Mesela nasıl bir zehir insanın kul hakkı yemesini normalleştiriyor?

Hangi foseptik madde bize çok küçük ve çok büyük menfaatler için yalan söylemeyi, insanları aldatmayı zevkli ve faziletli gösteriyor?

Nasıl bir içki bizi işimize gelen yalanlara göz göre göre inandırıyor? Bize işimize gelmeyen ap-açık gerçekleri inkar ettiriyor?

Ne yiyoruz da insanların işlediği zulümlere karşı, eğer zulüm bize isabet etmiyorsa, duyarsız hale geliyoruz?

Bugünlerde beni böyle sorular sormaya sevk eden çok şey var. İnsanların Halep´teki vahşete gerekçe bulmaktaki maharetleri bu saiklerden bir tanesi.

Bir çaresizlik hissi içindeyim ve kimseyi kayırmıyorum. Kendim dahil.

Bütün retoriklere, bütün mugalatalara, bütün politik numaralara, laf ebeliklerine, yalanlara, dolanlara küfrediyorum.

Dünyada olmasını istemediğiniz ne var?

Çiçekler solmasın. Kuşlar üşümesin. Çocuklar ölmesin. Büyükler de ölmesin. İşkence olmasın. Haksızlık olmasın. Zulüm olmasın… İla ahir.

Ama oluyor?

Güzel bir kız. Kara gözleri, kara kaşları… Boylu poslu.

Ağlıyor ama, belli ki ağlamaktan bile utanıyor.

Esad´ın bombasıyla bir ayağı dizinden aşağı kopmuş.

Aynı şeyin kendi kızınızın –veya oğlunuzun- başına geldiğini düşünsenize.

Şimdi benim, kendi kızlarıma karşı sorumluluğuma benzer bir şekilde, bu kıza karşı da bir sorumluluğum yok mu?

Bu sorumluluğun ikrar edilmesinden rahatsız olmak için hangi politik yavşaklık familyasına intisap etmek gerekiyor?

Merhametin bir nefret objesi olarak görülmesini mümkün kılan şey nedir?

Belli ki bu insani dejenerasyonda GDO´ların fazla günahı yok.

Yani, yemeğin içindeki hormondan, kimyevi maddelerden değil.

Peki neden?

Bana bunu öğretecek bir ilim olmasını isterdim.

Anahtar Kelimeler: yedik, bozulduk
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkasına yapma.

Konfüçyus
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
BEYAZ
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Varlığımıza musallat olanlar
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
AÇIK KONUŞUN, SEÇİK DÜŞSÜN
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Bir Robinho Vardı Keyif Veren
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
SİVAS İLİ VE İLÇELERİNDEKİ TÜRK DEVRİ HAMAMLARI
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
AZERBAYCAN TÜRKÜ, AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 2
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru – Bir Çöküş!
Ergün Diler
Ergün Diler
Anlayacaklar!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
´Yıldız´ parladı
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
YATAY SOYAĞACI
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Soyumuzu Bulduk mu?
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Nasıl bir çağda yaşıyoruz?
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
KAR YAĞMIYOR YAĞMIYOR
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MEB YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ TASLAĞI 2018(2)
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Şîrâz…
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
ŞEHİRDE İMECE
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Kürtler, PKK ve Afrin
Salih Tuna
Salih Tuna
Mustafa Kemal´in şu yoldaşına bak sen
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
YETENEK HARİTASI
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
Türkülerimizi Unutulmaktan Kurtaran Kahraman Muzaffer Sarısözen (1899- 1963)
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
İbrahim KAYA
İbrahim KAYA
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Bir zata mektup
Tarık Sezai Karatepe
Tarık Sezai Karatepe
Roboski: Acının Tarifi Yok!
AKİF EMRE
AKİF EMRE
İran toplumunun gelecek tahayyülatı
İlhan Yüksel
İlhan Yüksel
SİZ HANGİSİNİ İSTİYORSUNUZ.?
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Her gün KARA!..