Yusuf Kaplan


NATO’nun kuruluş yıldönümünde millet iradesini hiçe sayan bir geceyarısı bildirisi yayınlayanlar bu ülkenin askeri olabilir mi?

NATO’nun kuruluş yıldönümünde millet iradesini hiçe sayan bir geceyarısı bildirisi yayınlayanlar bu ülkenin askeri olabilir mi?


Türkiye, güneyden, Doğu Akdeniz’den, Ege’den ve Kafkaslar’dan kuşatılıyor...

Bu ülkenin emekli askerleri, millet iradesine darbe iması olarak görülebilecek bir geceyarısı bildirisi yayınlıyorlar!

NATO’NUN KURULUŞ YILDÖNÜMÜNDE GECEYARISI BİLDİRİSİ YAYINLAYANLAR KİMİN ASKERİDİR?

Hem de 4 Nisan’da yani bu ülkedeki darbelerin arkasındaki yegâne alçak güç, NATO’nun kuruluş gününde!

Bu nasıl bir alçaklıktır böyle!

15 Temmuz’da milletin tankların üstüne nasıl yürüdüğünü unuttunuz galiba!

Bu geceyarısı bildirisini yayınlayanlara ve bilumum darbe-sevicilelere şunu hatırlatıyorum sadece:

15 Temmuz’u bir prova olarak düşünün!

Bir prova!

Bir peşrev!

Eğer bu millete bir daha darbe yapılmaya kalkışılırsa, milletin çocuklarının milletin adamlarının arkasından nasıl sel gibi akacağını, darbecilere nasıl unutamayacakları bir darbe vuracaklarını aslâ unutmayın!

Bu millet, darbeye heveslenene bu dünyayı dar eder, bundan böyle!

Bu çok iyi biline!

MİLLETİ, MİLLET İRADESİNİ TEHDİT ETMEK ALÇAKLIKTIR!

Birileri milletle iyi kafa buluyor besbelli ki! Geceyarısı bildirisinin sadece tarihi değil, bildiriyi yayınlayan askerlerin sayısı ile

15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin tarihinin aynı olması!

Birileri çok esaslı bir hesap içinde olabilir!

Bildiriyi, meseleyi Kanal İstanbul projesine, oradan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni ve nihayet Lozan’a bağlayarak temellendirmeye çalışmak da, bildirinin tarihi ve bildiricinin 15 Temmuz hıyanetini ima eden sayıları kadar anlamlı, düşündürücü!

Ardından bolca Atatürkçülük tehdidi savuruluyor. Ülkenin Atatürkçülük rotasından çıkarıldığı “uyarı”sında bulunuluyor ve millet, millet iradesi çok iğrenç bir şekilde şöyle tehdit ediliyor:

“Aksi halde” deniliyor, “Türkiye Cumhuriyeti, tarihte örnekleri olan, bunalımlı ve bekası için en tehlikeli olayları yaşama risk ve tehdidi ile karşılaşabilecektir.”

Bunlar bu milletin askeri olabilir mi? Bu milletin askeri, Mehmetçik, bu ülkenin gözbebeğidir. Böylesine iğrenç tehditleri savuranlar milletin değil emperyalistlerin, emir aldıkları NATO’nun görevli askerleri olabilir ancak!

“Türkiye Cumhuriyeti, ... bekası için... en tehlikeli olayları yaşama riski...” ile karşı kaşıya kalabilir, demek, ne demektir! Bu nasıl bir cürettir! Siz kimsiniz?

Milletin askeri misiniz, NATO’nun görevli askeri mi?

Dikkat edin, bildiride millet denmiyor özellikle; milletle devlet özenle düşmanmış gibi konumlandırılıyor ve millet tehdit ediliyor “En tehlikeli olaylar yaşama riski” ile!

Bu nedir şimdi?

Yargı buna sessiz kalamaz elbette! Derhal müdahale etmeli yargı bu küstahlığa!

BÖYLE ALÇAKLIK GÖRÜLMEDİ!

15 Temmuz darbe ve işgal girişiminin yıldönümüne 103 gün kala millet iradesini aynı sayıda kişiyle hiçe sayan bir bildiri yayınlamak! Şeytan bile böyle bir şeyi düşünemezdi!

Şunu unutmasınlar bu tür türedi tipler: Millet iradesine ayar vermeye kalkışanlara, bu millet öyle bir ayar verir ki, kaçacak delik ararlar ama onu da bulamazlar!

Millet iradesine bir geceyarısı bildirisiyle ayar vermeye kalkışan bu 103 generale AmirallerimizOnurumuzdur diye destek etiketi açmak alçaklıktır!

Burada herkesi uyarmayı bir vatandaşlık görevi biliyorum: Darbe için düğmeye basılmış olabilir!

Devlet, teyakkuzda olmalı!

Milet panik yapmamalı, kenetlenmeli!

Millet şimdi kenetlenmeyecekse ne zaman kenetlenecek?

Bu 103 general hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.

Millete parmak sallamak neymiş gösterilmeli!

Özetle: Sosyal medyada, AmirallerimizOnurumuzdur başlıklı bir etiket açılması çok tehlikelidir!

Ne kadar pervasız ve alçaklar var bu ülkede!

Şu bilinmeli ki, emekli askerlerin darbe imasını küçümseyenler operasyonun bir parçasıdır.

Asıl tehlikeli olan, muhalefetin sessizliğidir.

Muhalefet, milletin iradesine sahip çıkmalıdır.

Yoksa bedelini sandıkta çok ağır ödeyeceğini aslâ unutmamalıdır! Vesselâm.

Yeni Şafak Gazetesi 5 Nisan 2021 tarihli yazısının iktibasıdır.



YAZARLAR