Nasıl bir çağda yaşıyoruz?
Tarih: 16.2.2018 13:33:04 / 393okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Eylül 2017 tarihli gazetelerde şöyle bir haber vardı:

“Yeni geliştirdiği hidrojen bombasını dünyaya gösteren Pyongyang (Kuzey Kore) yönetimi, ardından bombayı test edip mükemmel bir ‘başarı´ yakalandığını duyurdu. ABD ve Çin, test sırasında dev bir patlamanın ardından 6.3 büyüklüğünde bir deprem meydana geldiğini açıkladılar. Gelişmeleri dünya televizyonları yayınlarını keserek verdi… Bağımsız sismik gözlemci NORSAR, patlamanın 120 kilotonluk bir etki yarattığını tahmin ediyor. 1 kiloton, 1000 ton TNT´nin patlamasına eş değer. Japon Meteoroloji servisi, gerçekleşen patlamanın önceki nükleer testlerden en az 10 kat daha güçlü olduğunu açıkladı…”

Bence Kuzey Kore Başkanı Kim Jong-un, bu ‘başarı´yı borçlu olduğu Batı ‘uygarlığı´nı temsilen -karakter olarak da kendisine benzeyen- ABD Başkanına teşekkür etmelidir.

***

Bu nasıl bilgi ki, ‘bilgi çağı´nı yaşayan dünyamızda insanlığın yarınının ne olacağı bilinmiyor; sadece insanların değil, canlı-cansız tabiatın yarınının ne olacağı da meçhul. Bir iki çılgının dünyanın sonunu getirmesi birkaç dakikalık bir iş haline geldi. Bunun adı da bilgi çağı, uygarlık çağı!..

Evet, doğru; çağımızda çok güzel şeyler de oluyor. İnsanın dünya rahatını sağlayan çok faydalı işler de yapıldı ve yapılıyor. Ama yine de -daha çok maddi ve bedensel hayatımızla ilgili- bu iyi şeyler insanoğlunun gelecek kaygısını azaltmıyor; özellikle de yüz milyonlarca insanın yaşadığı yoksulluğu, güvensizliği hafifletmiyor; aksine daha da çoğaltıyor. Şimdiden dünyanın geleceği hakkında umutlarını yitirmiş pek çok Batılı ve Doğulu bilim ve fikir insanları var.

İngiliz mühtedi Martin Lings –mutlaka okunması gereken- Öze Dönüş adlı kitabında (çev. Zeynep, İnsan Yay.) nasıl Müslüman olduğunun hikâyesini anlatırken “Kendimi hiçbir zaman garabet ve çirkinliklerle dolu çağdaş medeniyetler devrine ait hissetmedim” diyor. Eğer milyarlarca insan kendilerini böyle bir uygarlığa ait hissediyorlarsa, ya bu uygarlığın kendilerine sağladığı çoğu aptalca zevklerin sarhoşluğuna kapıldıkları için veya -bu çağın belli başlı tehlikelerinden biri haline gelen- enformasyon ağının sağlıklı düşünme melekelerini bozması yüzünden öyle hissediyorlardır.

***

Benim gibi köy çocuğu olanlar bilirler: Sığırlar bir buğday öbeği bulduklarında o kadar çok yerler ki, engelleyen biri yoksa, üstelik bir de su içtilerse, yedikleri buğdayın karınlarında şişmesi yüzünden çatlayıp ölürler. Modern dünyada insanoğlunun doymak bilmeyen kontrolsüz haz alma ve yönetme tutkuları da onu böyle bir helâke doğru sürüklüyor. Herkes kafasına koyduğu her şeyi ‘diğerleri´nin elinden kapıp götürmenin telaşı içinde. ‘Diğerleri´ denilen de sonuçta kendisi gibi; kendi eşi, çocukları, dostları, vatandaşları gibi birer İNSAN. Rönesans ve Aydınlanmanın bir zamanlar dillerden düşmeyen o sevgili ‘Hümanizm´ine ne oldu sahi? Yoksa kavramı üretenler artık vaz mı geçtiler ‘hümanite´den, yani ‘insanlık´tan?

Sırf seküler-pragmatist dünya görüşünün ürünü olan bu zihin yapısının insanoğlunu en temel ve evrensel ahlâkî değerlerden bile ne kadar uzaklara attığını görmek için, onun ürettiği en büyük (ve en kontrolsüz) güç olan ABD´nin Ortadoğu siyasetine, bu çerçevede bilhassa son birkaç yıl içinde sergilediği Türkiye karşısındaki tutumuna bakmak yeterlidir. Bu tutumda ahde vefasızlıktan tutunuz da haksızlık, kibir, küstahlık, ikiyüzlülük, hayasızlık/utanmazlığa kadar, insanoğlunun bütün tarihi boyunca nefret ettiği sayısız rezillikleri görebilirsiniz. Bu rezillikleri ancak, -Stockholm Ün. Dilbilim profesörü Penviz Manzur´un anlatımıyla- Batı´nın, ‘Aydınlanma´ döneminde ‘Allah´la anlaşmasını bozup şeytanla anlaşma yapması´nın ürünü olan bir “uygarlık” sergileyebilir. Çünkü insanlık tarihinde bu “makine uygarlığı, insanların çoğunluğunun üstün bir değere sahip olmadığı ilk uygarlıktır.” (André Malraux, Fransız yazar)

Anahtar Kelimeler: Nasıl, çağda, yaşıyoruz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çıkacağım merdivene sabırı merdiven yaparım.

Mevlana