Namusumuz Gazze, Şerefimiz Filistin
Namusumuz Gazze, Şerefimiz Filistin
Tarih: 3.8.2014 13:36:21 / 259okunma / 0yorum
Osman Nuri Kesici

Bir davanın adıdır Filistin,  kimine göre tarafsız kalınacak kadar basit kimine göre kefen giyip uğruna ölünecek kadar şerefli bir dava. Bugün Filistin gerçeğini görmezden gelmek dünü unutmak kadar alçakça olur. Filistin bizim için kutsallığı tartışılmaz bir gerçek sadece bugünün meselesi gibi de görmek hata olur. Tarihimizi incelediğimiz de sadece Anadolu toprakları üzerinde hak iddia etmemiz bin yıllık varlığımıza gölge düşüreceği gibi Mescid-i Aksa´yı da kabullenmemektir. Bugün diyebileceğimiz husus şudur ki bizler Anadolu topraklarına sıkıştırılarak sesimizi kesmek ve ümmet ile bağlantılarımız koparılmak istense de bu suskunluğun önüne geçmeleri kısa bir süre için geçerli oldu.

                Bugün Filistin ismine o kadar yabancıyız ki aynı şekilde Şam´a, Kahire´ye, Bağdat´a Yemen´e Mekke´ye, Medine´ye bir o kadarda uzağız. Filistin tarihi akademik bir şekilde incelendiğinde bizim için ayrı bir değer taşıdığını çok daha net anlamış olacağız. Ama gelgelelim bugün DNA´sı ile oynanmış bir millet ancak bu kadar kör yapılabilir. Filistin´de olanları görmezden gelecek kadar kör, ölen bebeklerin seslerini duyamayacak kadar sağır ve Filistin davasını anlamayacak kadar beyinsiz olabildik maalesef.

                Eğer ki içimizden birileri bundan 4 yıl önce Gazze için gönderilecek yardımda yani Mavi Marmara´da “otoriteden izin alınmaydı” diyebiliyorsa biz bu kutsal davayı duyuramamış veya anlayamamış olacağız. Oysaki aylar önce yine bu köşe de Cennet Mekân Abdülhamid Han´dan çok sıkça bahsetmiştik. Abdülhamid Han´ı da özetlerken kısaca Üstadın “Abdülhamid´i anlamak her şeyi anlamaktır” sözüne yer vermiştik. Evet işin özü, kalbi ve can damarı Ulu Hakan Abdülhamid Han´dan geçmektedir. Abdülhamid Han´ı anlamış olsaydık Filistin´in bizim için ciddiyetini anlamakta güçlük çekmezdik. Sadece Filistin´in mi? Şam´ın, Kahire´nin Bağdat´ın, Yemen´in de aynı şekilde ciddiyetini anlamış ve kavramış olacaktık. Ne demişti Abdülhamid Han huzuruna gelip bir parça toprak almak isteyen siyonistlere ;

                “Bu konuda sakın bir daha adım atmayın. Ben bir karış dahi olsa toprak satamam, zira bu vatan bana değil milletime aittir. Milletim bu imparatorluğu kanlarını dökerek kazanmışlar ve yine kanlarıyla mahsuldar kılmışlardır. O bizden ayrılıp uzaklaşmadan tekrar kanlarımızla örteriz. Benim Suriye ve Filistin Alaylarımın efradı birer birer Plevne`de şehit düşmüşlerdir. Bir tanesi dahi geri dönmemek üzere hepsi muharebe meydanında kalmışlardır. Türk İmparatorluğu bana ait değildir, Türk Milletinindir. Ben onun hiçbir parçasını veremem. Bırakalım Yahudiler milyarlarını saklasınlar. Benim İmparatorluğum parçalandığı zaman onlar Filistin`i hiç karşılıksız ele geçirebilirler. Fakat yalnız bizim cesetlerimiz taksim edilebilir. Ben canlı bir beden üzerinde ameliyat yapılmasına müsaade edemem.” diyerek huzurundan kovmuştu.

                Şimdi çok daha iyi anlaşılıyor olsa gerek Gazze´nin bizim için ne kadar değerli olduğunu. Dün Devlet-i Aliyye´nin sınırları içerisinde olan bu topraklarında bugün siyonistler bebekleri öldürüp, namuslarını kirletiyorsa bu hepimizin meselesidir. Sadece Filistin de kaderine bırakılmış bir halkın meselesi değildir. Sadece Gazze´de evine bomba düşen ananın acısı değildir. Aynı şekilde senin benim bu milletin acısıdır. Aynı şekilde Şam´da, Bağdat´ta Sincan´da Müslüman kanının döküldüğü her topraklar da sorumluluk bize de aittir.

                Bazıları Filistin meselesinin ön planda olmasından rahatsız oluyor. Bilmezler mi ki Müslümanların ilk kıble gâhı olan Kudüs´ün bizim için ilk öncelik olduğunu.  Hz. Peygamber´in  Miraca çıktığı yer olduğunun Müslümanların gözbebeği olduğunu bilmezler mi?

                Evet bugün Gazze´de Filistinlilerin şerefine sıkılan her kurşun bize de sıkılıyor. Kimilerinin görmezden geldiği bu dava aslında şairin dediği gibi bu dava kutsal ve o kadar da pahalı bir dava...Tarafsız kalınmayacak kadar da onurlu bir dava…

                                                                                                              Selam ve dua ile

Anahtar Kelimeler: Namusumuz, Gazze, Şerefimiz, Filistin
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ağacı Betona Gömüyorlar! (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Sivas´ta Siyaset Karışıyor (05 Haziran 2018 - Salı)
Nerede o Eski Ramazanlar (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ramazan ithal bereketi ile geldi (15 Mayıs 2018 - Salı)
İstim Arkadan Geliyor! (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Bilim Şenliği ile Şenlendik (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Enteresan Bir Cuma (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Sivas 1-1-1-1-1 (01 Mayıs 2018 - Salı)
Belediyeden Garip Bir Sunum!.. (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir Anı Bile Belli Değil!.. (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Genel Seçim Geldi!.. (20 Nisan 2018 - Cuma)
Heykeli Dikilecekler Var!.. (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Kısa Kısa Yazalım (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Sivas´a İmza Atmak (09 Nisan 2018 - Pazartesi)
Sivas´a Yaz... (04 Nisan 2018 - Çarşamba)
Neyi Yazsam!.. (02 Nisan 2018 - Pazartesi)
Sivas´ın Sorunu Yok!.. (30 Mart 2018 - Cuma)
Sivas´ın Odaları (28 Mart 2018 - Çarşamba)
ZARA´YI "ZA" ,"RA" YAPMAYIN!.. (23 Mart 2018 - Cuma)
Çalışmadan Para Kazanmak!.. (19 Mart 2018 - Pazartesi)
İyi ki Şeker Fabrikamız Yok! (14 Mart 2018 - Çarşamba)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İnsanın kanadı, gayretidir.

Mevlana