Müslüman´san Türk´sün, yoksa mankurtsun!
Tarih: 27.10.2018 00:00:01
Yusuf Kaplan

Hedef saptırıyorlar: Mesele “Türk kimliği” filan değil!
Asıl mesele, her zaman yapılageldiği gibi Kemalizm kullanılarak laikçi vesayet rejiminin hortlatılmasıdır. Toplumun ideolojik fay hatlarını patlatacak tehlikeli bir girişimdir bu!
Hedef, Türk kimliğinin İslâm´ın önüne geçirilmesi, İslâmî duyarlıkların aşındırılması, zamanla yok edilmesidir: İslâm´sız Türk kimliği icat etme projesi devrede. Bunun bizi götüreceği nihâî nokta, Türkiye´nin parçalanmasına müsait bir zemin hazırlanmasıdır. Oysa dünya âlem de biliyor ki, bu toplumu ayakta tutan, birbiriyle boğuşmasını önleyen tek kalkanımız, İslâm´dır.
*
Burada bir noktanın altını bir kez daha çiziyorum: Türkiye´nin beka mücadelesi verdiği, bu nedenle de ideolojik fay hatlarını patlatarak toplumda yapay ama tehlikeli sonuçlar doğuracak gerilimler oluşturmaktan bütün kesimlerin özenle kaçınması gerektiği bir zaman diliminde Kemalizm meselesini gündeme almak ve tartışmak istemiyorum.
Oysa “Öğrenci Andı”nın özü, laik, pozitivist, İslâm´sız bir Türk kimliği icadıdır.
Danıştay´ın basiretsiz “Öğrenci Andı” kararı, bu konuyu ülkenin gündemine düşürdü: Toplumda fitne ateşini körükleyecek bombanın pimini çekti!
Danıştay´ın sözkonusu kararını verenler, “Öğrenci Andı”nın asıl meselesinin, Müslüman bir Türk kimliği değil, aksine, Kemalizm kullanılarak laik bir kimlik icat etmek olduğunu, İslâmsızlaştırılmış mankurtlaştırıcı laik bir kimliği “Türk kimliği” diye çocuklarımızın zihnine Jakoben yöntemlerle zorla kazımak olduğunu çok iyi biliyor olmalılar.
Bilmiyorlarsa, onların mankurtlaşmış olduklarına hükmedebiliriz.
Türkiye´de, laikçiliğe dönüşen laiklik projesi, toplumu İslâm´dan, İslâm´la gerçekleştirildiğimiz medeniyet iddialarımızdan ve bu toplumun tarih yapmasını mümkün kılan Müslüman ruhköklerinden uzaklaştırmak şeklinde uygulanmıştır.
Bu anlamda laiklik projesi, bu toplumun boynuna geçirilmiş bir pranga işlevi gördü: Batılı emperyalistlerin sömürgeleştiremedikleri bu toprakların insanını, bu toprakların bir takım insanlarının marifetleriyle zihnen sömürgeleştirdi: Toplumun tarih bilincini linç etti, medeniyet iddiasını ve yaklaşık bin yıl dünya tarihini yapmamızı mümkün kılan muazzam medeniyet tecrübemizin temelini oluşturan ruhköklerini yok etti.
Laiklik projesini fütursuzca uygulayanlar, temelde bu ülkede ipleri ele geçiren, büyük ölçüde “devşirmeler”den oluşan, Batılıların çıkarlarını korumaktan başka bir iş yapmayan, bu ülkenin ruhkökleriyle hiçbir ilişkisi olmayan güç ve çıkar odaklarıdır.
Bu güç ve çıkar odakları, çeşitli dönemlerde “irtica paranoyası” üreterek bu toplumun ruhköklerini kurutacak tehlikeli hedefler belirlediler, güçlerini ve çıkarlarını korumak için Kemalizmi tepe tepe kullanmaktan çekinmediler.
Samîmî Kemalistler, seküler insanlar birilerinin kendi güçlerini ve çıkarlarını korumak için Kemalizm üzerinden laikliği tepe tepe kullandıklarını görebildiler mi, görebiliyorlar mı, kuşkuluyum doğrusu.
Bu toplum, Müslüman bir toplum.
Bu toplum, ancak Müslüman olduktan sonra dünya tarihini yaptı, insanlık tarihinin tarihin akışını değiştirdi.
Yine bu toplum, bu ülkenin birliğini, dirliğini ve kardeşliğini dinamitleme girişimlerini toplumun en geniş, en kapsamlı, en kuşatıcı ve en kucaklayıcı üst kimliği olan Müslüman kimliği nedeniyle püskürtmeyi başardı.
Dünya tarihini yapmasını da, varlığını ve kimliğini korumasını da temelde Müslümanlığa borçlu olan bu toplumun “öğrenci andı”nda neden İslâmî duyarlıklar, tarih bilinci ve medeniyet ruhu yoktur acaba?
Aksine neden İslâmî duyarlıklarını, tarih bilincini ve medeniyet ruhunu yok sayan bir dil, pozitivist, laik bir kimlik hâkimdir “öğrenci andı”na?
Önceki yazıda da dikkat çekmiştim: Osmanlı´nın çökertilmesinden itibaren Anadolu kıtası´na sığınan ve Osmanlı medeniyetinin bakiyesi onlarca etnik azınlığı, bu ülke, yalnızca Müslüman üst kimliği üzerinden bir arada tutmayı ve yaşatmayı başardı. Eğer İslâmî kimliğimiz aşınır da, laik etnik kimlikler kaşınırsa, bu ülke paramparça olur. Bunu görelim artık.
Özetle... Ruhu çalınmış bir Türk kimliği icat edilmeye çalışılıyor bu ülkede!
Türk kimliğinin ruhu İslâm´dır.
İslâm´dan kopartılan bir Türk kimliği, Haçlılardan itibaren başarılamayan bir yıkımın tohumlarını ekmekle sonuçlanacaktır: Kendi kendine intihar eden bir toplum olarak tarihe gömecektir bu toplumu -Allah muhafaza!
Yakıcı soru şu burada: İstiklal Marşı´mızın ruhu da, İstiklal Marşı´mızdaki Türk kimliğinin ruhu da İslâm´dır ama “Öğrenci Andı” neden bu ruhtan yoksundur ve Türk kimliği İslâmî ruhundan arındırılmıştır, pozitivist, laik bir niteliğe büründürülmüştür acaba?
Türk kimliğini İslâmî ruhundan, ruhköklerinden arındıran bir andı, Müslüman bir toplumun çocuklarının zihnine zorla kazımak intihar değil de, nedir?
Batılıların yüzyıllardır yapamadıklarını, bizim kendi ellerimizle yapma aymazlığına soyunmamızdır bu!
Tek kelimeyle, mankurtlaşmaktır!

Anahtar Kelimeler: Müslüman, Türk, yoksa, mankurtsun
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dilsiz´in dili: Ruhun sesi (07 Aralık 2019 - Cumartesi)
“Kader´´in dönüştürücü dinamizmi (03 Aralık 2019 - Salı)
Rus ruhu´nun dirilişi (mi?) (26 Ekim 2019 - Cumartesi)
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7726
EURO
6.4503
booked.net
Gülün dikene katlanması onu güzel kokulu yaptı?

Mevlana
Büyük beyaz köpek balıkları, 100 litre suda tek bir kan damlasının kokusunu alabilir.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59