Müslümanlar ne kadar müslüman?
Tarih: 12.9.2017 10:52:45 / 333okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Kendiniz için istediğinizi kardeşiniz için de istemedikçe iman etmiş olmazsınız”; “Müslümanların sıkıntılaryla ilgilenmeden gününü geçiren kişi müslümanlardan değildir. Birinin ‘Yardım edin ey müslümanlar!´ çığlığını duyup da sessiz kalanlar müslüman değildir.” (Hz. Muhammed)
Bu hadislere göre, Arakan müslümanlarının çığlıkları karşısında, başta onlara ülkelerine girme yasağı koyan ırkdaşları Bengaller olmak üzere, dünya müslümanları ne kadar müslüman? Türkiye üç milyon Suriyelinin yükünü yıllardır tek başına taşırken birkaç bin Arakanlıyı ağırlaması için Bagladeş´e yardım etmeyen zengin müslüman ülkeler, petrol ağaları ne kadar müslüman?
***
Okuyanlarınız olmuştur; ABD´nin Georg Washington Üniversitesi´den iki profesör tarafından “Ülkelerin İslâmîlik Endeksi” adıyla birkaç yıl önce bir araştırma yapılmış, sonuçları Global Economy Journal´de “İslam ülkeleri ne kadar İslâmî?” başlığıyla yayımlanmıştı.
Profesörler ilk önce Kur´ân-ı Kerîm´in ve Sünnet-i nebeviyyenin devletten beklentilerini incelemişler; bu çerçevede sosyal ve ekonomik adalet, ribanın kaldırılması, emeğe saygı, sosyal refah, yolsuzlukla mücadele, hukukun üstünlüğü, genel insan hakları, azınlıkların hakları, çevrenin korunması gibi toplumsal ve insanî konularda İslâm´ın önceliklerini belirlemişler. Daha sonra bu ölçülere göre hangi ülkenin ne kadar “İslâmî” olduğunu gösteren bir sıralama yapmışlar. Buna göre İslâmî ilkeleri en iyi uygulayan ilk üç ülke Yeni Zelanda, Lüksemburg ve İrlanda çıkmış. Listede çoğunluğu Müslüman olan Malezya 33., Kuveyt 48. sırada yer alıyor.
2015´te yayımlanan “Ülkelerin İslâmîlik Endeksi”nde ise ilk 10 ülke şöyle sıralanmış: Hollanda, İsveç, İsviçre, Yeni Zelanda, Danimarka, Finlandiya, Norveç, Lüksemburg, Avusturalya, Kanada.
Kuşkusuz bu sonuçlar tartışılabilir; ama yine de İslam dünyasındaki genel manzaraya baktığımızda bir bütün olarak önemli ölçüde gerçeği yansıttığını kabul etmeliyiz. Merhum Akif vaktiyle bir Avrupa gezisinde gördüklerini “Dinleri işlerimiz gibi, işleri dinimiz gibi” şeklinde özetlemişti. Aradan geçen bir asırda ne değişti?
***
Bu neden böyle? Çünkü İslam ülkelerinde toplumsal kimlik paramparça. En aklı başında İslam ülkesi olarak bilinen Türkiye´de bile bizler insan modelinde bir türlü zarftan mazrufa geçemedik. Bir zamanlar fes giyme-giymeme kavgası yapmışız. Daha sonra fesi çıkarıp şapka giyme-giymeme kavgası, sonra başörtüsü kavgası… Anlayacağınız hâlâ başın dışıyla uğraşma işini bitirip akıl ve zihin, ahlâk ve gönül dünyasıyla ilgilenmeye geçemedik.
Eski kaynaklarımızda “İslam” kelimesinin üç anlamından birinin “müsâleme”, yani “birbirinin hakkına hukukuna riayet ederek barış ve huzur içinde bir arada yaşama” olduğu belirtilir. “Sizin en iyileriniz ahlâkı en güzel olanlarınızdır”; “Ben sadece güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim” buyurur Peygamberimiz.
Senelerdir İslam´ın ahlâk öğretisini incelemeye, okumaya, yazmaya çalışıyorum. Başta hadis külliyatı olmak üzere ilk İslam kaynaklarında ‘güzel ahlâk´ın birinci manası “insanlarla güzel geçinmek”, ikinci manası da “önce başkalarını, yoksulları, çaresizleri… düşünmek”tir. Sadece bireysel değil, toplumsal planda da… Onun için Peygamberimiz öncelikle yoksula, arkasıza, dula, yetime sahip çıktı; onların derdini dert edindi. İlk defa onları biri gördü, onları “insan” yerine koydu; onlar için ağladı, onlar için güldü. “Allah´ın doyurmadığını biz mi doyuracağız!” (Yâsîn 36/47) diyenlere döndü ve “Hayır!” dedi; “Yetimi kollamıyorsunuz! Yoksulun açlığını umursamıyorsunuz! Servetlerinizi sürüp savuruyorsunuz! Çılgınca bir mal tutkusuna kapılmış gidiyorsunuz!” (Fecr 89/17-20)
İşte bu İslâm´dır ki –bugün paramparça olan- bütün Arap dünyasını tarihlerinde ilk defa ve sadece on yılda tek bayrak altında toplamayı başardı.

Anahtar Kelimeler: Müslümanlar, kadar, müslüman
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya?

Mevlana