Münevver, aydın, entelektüel
Tarih: 1.7.2018 12:21:10 / 316okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Yunan mitolojisinde Atina´yı Megara´ya bağlayan yolda pusuya yatıp yolcuları soyan Prokrustes adında bir hayduttan söz edilir. Bu haydudun iki demir yatağı varmış; soyduğu yolcuları bunlara yatırır, boyu yataktan uzun olanların ayaklarını keser, kısa olanları da çekip uzatırmış. Türk aydınları da Tanzimat´tan itibaren Prokrustes rolünü benimsediler ve toplumu kendi kafalarındaki modele göre kesip biçerek değiştirmek, dönüştürmek istediler. Hem de hoyratça, saygısızca... Hemen her kesimden aydınlar totaliter ve otoriter eğilimler taşıyor, kafalarındaki soyut milleti yüceltirken somut halkı küçümsüyor, aşağılıyorlardı. En ufak bir direnişe, en cılız itiraz sesine bile tahammülleri yoktu.
Aşağılanan, horlanan toplumla nasıl güçlü bağlar kurulabilir? Aydınların en büyük hatalarından biri, dini hayattan kovabilecekleri vehmine kapılmaları olmuştur. Bu savaşta elde ettikleri tek başarı, kendilerini toplumdan bütünüyle soyutlamak, seçkinlerinden ve eğitim kurumlarından mahrum ettikleri dini de bir problemler yumağı haline getirmek oldu. Pozitivist aydınların bu çaba sonunda vardıkları yer, içinde yaşamak zorunda oldukları toplum hakkında derin bir cehaletten başka bir şey değildir.
***
Aslında bu “aydın” kelimesini de, onun eskiden kullandığımız Arapça menşeli karşılığı olan “münevver”i de sevdiğimi söyleyemem. Bizde pozitivizmin ve Aydınlanma ideolojisinin militanları ve bilgi hamalları olarak tasavvur edilen okumuş yazmışlara aydın dediler. Yabancı bir kelime olmasına rağmen “entelektüel”i tercih ediyor ve bazı rezervlerim olmakla beraber, Edward Said´in entelektüel tarifini benimsiyorum.
Said´in tarifini “haksızlık karşısında susmamak ve hakikati aramak” diye kısaca özetlemek mümkün. Kendi aklını kullanan, sorgulayan, sadece mensup olduğu milletinin değil, bütün insanlığın dertleriyle dertlenen adamdır entelektüel; dürüst, gerektiğinde tek başına kalmayı, hatta dışlanmayı göz alarak hakikat uğruna savaşandır. Devrin temayüllerine göre pozisyon alan, hatta kılık kıyafet değiştirenler, allame bile olsalar entelektüel olamazlar. Değişme, ancak derin bir sancının ve iç hesaplaşmanın sonucunda gerçekleşirse saygıya değerdir. Entelektüel, her türlü totaliterliğe, otoriterliğe karşıdır. Muhalif olmak için muhalif değildir; muhalif olduklarının doğrularını takdir edebilen, desteklediklerinin hatalarını gösterebilendir.
Bir entelektüelin ayırıcı vasıflarından biri de, yaşadığı çağın ruhuna nüfuz edebilmesi, dünyada olup bitenleri dikkatle takip etmesidir. Fakat daha da önemlisi, her entelektüelin kendi ülkesinin dilini, tarihini, kültürünü ve edebiyatını bilmesi, hitap etmek zorunda olduğu halkın hassasiyetlerine saygı göstermesi gerekir. Düşmanca yaklaşan aynı şekilde karşılık görür. Bu, bir entelektüelin kendi halkını ve kültürünü eleştiremeyeceği, yeni teklifler getiremeyeceği, problemlere gözlerini kapatacağı anlamına gelmez; eleştirmek ve değişim talebinde bulunmak için de tanımak ve bilmek şarttır. Entelektüel, içinden geldiği tarihin, kültürün ve içinde yaşadığı toplumun kölesi olmamalı, ama cahili ve düşmanı hiç olmamalıdır. Eleştirilerini bile daha iyi bir gelecek, daha huzurlu bir toplum, daha adil bir düzen için yapmalı ve elbette her türlü şovenizme her hâlükârda karşı çıkmalıdır.
Bu kriterler esas alındığı takdirde Türk entelijansiyasının profili pek parlak görünmüyor. Zihin dünyalarında bağımsızlığa, özerkliğe pek hevesli görünmeyen muhafazakâr aydınların dünya ile irtibatları da pek zayıf. Sosyalistlerin ve bazıları eski Marksist olan liberallerinse toplumla bağları çok gevşektir; içinden çıktıkları, fakat aidiyet hissetmedikleri, hatta küçümsedikleri toplumun hassasiyetleri, hayat tarzı ve inançları hakkında derin bir cehaletle maluldürler.
***
Bütün iktidarlar entelijansiyayı yanlarında görmek ister, kendilerine muhalefet edenleri genellikle dışlarlar. Bu dışlama, bir zamanlar Sovyetler Birliği´nde olduğu gibi, toplu kıyımlarla ve sürgünlerle bile sonuçlanabilir. Türkiye´de de muhalif aydınların çeşitli metodlarla ezilip tasfiye edildikleri dönemler yaşandı. Gerçek bir aydının, yani entelektüelin vazifesi, tasvip ettiği görüş iktidarda bile olsa kafa bağımsızlığını, özerkliğini korumaktır. Ne var ki bizde aydınlar çok uzun süre iktidarların kurucu ortakları oldular ve bir aydın despotizmi inşa ettiler. Elbette kendi iktidarlarına karşı özerk olamazlardı.
İktidarların kurucu ortakları olan aydınlar, kendileri gibi düşünmeyen aydınları devletin aygıtlarını kullanarak ezmeye, susturmaya çalışmış, ezilenler de ellerine fırsat geçtiğinde aynı şekilde davranmışlardır. Her iki tarafın aydınlarının en kötü alışkanlıkları ise birbirlerini devlete ihbar etmeleri, cezalandırılmalarını istemeleridir. Türk basınındaki polemikler geriye doğru gözden geçirildiği takdirde, maalesef, her bakımdan utanç verici bir tabloyla karşılaşılacaktır.
NOT 1. Seçim sonuçlarının milletimiz, İslâm âlemi ve bütün insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyor, bu seçimden zaferle çıkan Cumhurbaşkanımızı, AK Parti´yi ve MHP´yi tebrik ediyorum.
NOT 2. Bu yazıyı yazdıktan sonra dünya çapında bir ilim tarihçisi olan Prof. Dr. Fuat Sezgin´in vefat ettiğini öğrendim. Büyük âlime Allah´tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.
DERKENAR
‘Sürgün, İntihal ve İntihar´
Genç ve titiz bir araştırmacı olan Selçuk Karakılıç´ın “Edebiyatımızın Siyasetle İmtihanı” alt başlığını taşıyan Sürgün, İntihal ve İntihar isimli kitabı dikkatinizi çekti mi, bilmiyorum. Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan, birbirinden ilgi çekici konuların ele alındığı bu güzel kitabı okumaya başladı mı elinizden bırakamıyorsunuz.

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Bircok insan mutluluğu burnunun üstünde unuttuğu gözlük gibi etrafta arar.

Konfüçyus
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ