‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´
Tarih: 12.1.2017 09:08:09 / 422okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

‘Komşularla sıfır sorun´ güzel bir yaklaşımdı. Bir süre, çok da iyi işledi.

Körfez savaşı sırasında ve takip eden yıllarda, Bush, Suriye´yi gözüne kestirmişti mesela. Terörist devletleri sayarken, Suriye´yi de sayıyordu.

Aynı günlerde, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld, Suriye´nin kimyasal silah denemeleri yaptığını bildiklerini söylüyor, Suriye´ye yaptırım düşündüklerini açıklıyordu.

Türkiye, bu eğilime direndi.

Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer´in Suriye´yi ziyaret ettiğini hatırlıyorum.

Keza, Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Suriye´yle irtibatı kesmek şöyle dursun, daha yakın ilişkiler kurdu.

Türkiye, Irak´la da irtibatını kesmedi.

Gerçekten, komşularla sorunlarımız ya ‘sıfır´dı ya da sıfıra yakındı.

Uzak komşu sayılsa da, Mısır´la aramızdaki ilişkiler önemlidir.

Hüsnü Mübarek döneminde Mısır´la ilişkilerimiz iyi sayılırdı.

Mursi seçimleri kazanınca daha da iyi olduk.

Tam İsrail´in Gazze´ye saldırdığı günlerde, aralarında dönemin Dışişleri Bakanı Davutoğlu´nun da bulunduğu 9 Müslüman dışişleri bakanı bombalar altındaki Gazze´yi ziyaret etti.

Bu da olağanüstü bir şeydi.

“Ortadoğu´da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak”tı artık.

Ortadoğu´da bazı şeyler, gerçekten eskisi gibi olmadı.

Değişti.

Ama çoğunlukla, vicdan sahibi insanları rahatsız edecek istikamette değişti.

Mursi, darbeyle devrildi. Bu yeteri kadar kötüydü.

Mısır´la aramız bozuldu.

Suriye´de Esat, kendi ülkesindeki insanları öldürmeye başladı.

İsrail, malum, hem uluslararası sularda seyreden Mavi Marmara´ya saldırarak insanlarımızı şehit etti, hem Gazze´de yüzlerce masum insanı katletti.

Böyle böyle, bizim komşularımızla sorunlarımız büyüdü.

Suriye´yle bağlantılı meseleler yüzünden, İran´la da aramıza serinlik girdi.

Evet, bütün bu vakalarda, vicdani ve ahlaki açıdan doğru tarafta durmaya çalışan Türkiye´ydi.

Esat´a reform önerdik.

Mısır´da darbeye ve dolayısıyla Sisi´ye tavır koyduk.

Irak´ta, Sünni Araplar´ın iç siyasette aktif rol almaları için çalıştık.

Haklıydık.

Mesela, Daeş´in kullandığı vakum, bizim önerdiğimiz politika izlenmediği için doğmuştur.

Fakat, diplomaside, çoğu zaman haklı olanlar kazançlı çıkmıyor.

Ben, sivil bir birey olarak, daima haklı olmayı tercih edebilirim.

Beni temsil ettiğini düşündüğüm devletin, beni en keskin çizgilerle, en belirgin renklerle ve en yüksek sesle temsil etmesinden hoşlanabilirim.

Galiba, o dönemde, Türkiye, böyle davrandı. Diplomasiyi kullandı, ama en çarpıcı hakikatleri, dünyadaki güçlülerin bizimkine zıt tutumlarına rağmen müdafaa etmek için.

Öyleyse, ahlaken fazla tenkit edilecek bir şey yok.

Ahlaki değilse de, toplumların, insanların hal ve hareketleriyle ilgili şöyle bir gerçekliğin varlığını söyleyebiliriz.

İki kişinin arası bozuk.

Bir taraf yüzde yüz haksız, bir taraf yüzde yüz haklı.

Böyle bir şey, çok istisnai olmakla birlikte, mümkündür.

Trafikte ‘sekizde sekiz kusur´ gibidir bu.

Tamam. Kusur sekizde sekiz. Adam, arkadan çarptı.

Fakat, kusurlu olmamakla birlikte, sen, arkandaki arabanın sana çarpabileceğini hesaba katsaydın, kazanın olmamasını sağlayabilirdin.

Böyle bir şey.

Başbakan Binali Yıldırım, önceki gün, Irak´ta ‘komşularla sıfır sorun´ ilkesini yeniden telaffuz etti.

Irak Başbakanı İbadi´nin çok değil, birkaç ay önceki esip gürlemelerini ve bizim devlet büyüklerimizin tepkilerini hatırlayalım.

Bir de Irak´la bugün geldiğimiz ilişki seviyesini.

Ben, şimdiki halin, eski hale göre ehven olduğunu düşünüyorum.

En azından daha realist.

Bu, diplomaside hareket alanı açmak için bir yöntemdir. Gidişatı etkileme kapasitenizin ‘sıfır´ olmasından iyidir.

Böyle yaparak, kalıcı ve herkes için iyi sonuçlar üretme imkanını elinizde tutabilirsiniz.

Mükemmeli bulamazsınız belki. Zaten, bu kadar badireden sonra, mükemmel diye bir şeyin gerçek hayatta mümkün olmadığını artık anlamış olmamız lazım.

Anahtar Kelimeler: Mükemmel, yerine, mümkün
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Özünle, gözünle, sözünle işinde ol?

Hacı Bektaşı Veli