Yusuf Ziya Cömert


MUHALEFETE KARARSIZ SORULAR

Olay, Kartal Samandıra’daki otoyol gişelerinde geçiyor. İnternette ararsanız bulursunuz.


İki otomobil aynı gişeye girmeye çalışmış. Sığmamışlar. Sıkışıp kalmışlar. Kaportaları fena halde yamulmuş.

Canları sıkkın. Hangisine sorsan öteki kabahatli.

Yahu ne aceleniz var. Bırak öteki girsin.

Bizim insanlarımız içinde “Niye öteki girsin, ben gireyim” diye düşünenler oluyor maalesef!

Millet İttifakındaki henüz çözüme kavuşturulmamış Cumhurbaşkanı adaylığı sorunu ne zaman tartışılsa iki otomobilin gişeye sıkıştığı bu kazayı hatırlıyorum.

Ne olacağını bilemezsin. Bir bakmışsın CHP lideri Kılıçdaroğlu’yla İyi Parti lideri Meral Akşener son dakikada karşı karşıya gelmiş.

Akşener’in “Ben Cumhurbaşkanı adayı değilim. Başbakanlığa talibim” şeklindeki açıklamasını kaza riskini önlemeye matuf bir çıkış olarak görülebilir..

Akşener’in seçtiği üsluba, seçtiği kelimelere bakarak bu ifadelerin içinde CHP liderine ‘sen de aday olma’ tavsiyesi var da diyebilirsiniz.

Millet ittifakı muhitlerinde nasıl yankı bulur? CHP nasıl algılar? Nasıl mukabele eder? Bu zamanla anlaşılacak.

Bir sorun, çözülmediği müddetçe sorun olma vasfını korur.

Bir sorunu öyle çözersiniz ki insanlar sizin başka sorunları da çözebileceğinize ikna olur.

Bazen de bir sorunu öyle çözemezsiniz ki allame-i cihan olsanız ömrünüz boyunca çözemediğiniz sorunla anılırsınız.

Cumhurbaşkanı adayının belirlenmesi er ya da geç yapılacak bir seçimde Millet İttifakı’nın alacağı neticeyi etkileyecek önemli bir mesele.

Fakat bir önemli mesele daha var.

Siz, Millet İttifakı’nın bileşenleri. Hatta muhtemel veya müstakbel bileşenleri.

Ülkeyi nasıl yöneteceksiniz?

Ayrı ayrı her birinizin kabiliyetleri hakkında vatandaşın fikri var. Ama birlikte nasıl yöneteceksiniz?

Daha önce de sormuştum. Mesela Kürt sorunu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Var mı bir Kürt sorunu? Var olduğunda mutabık mısınız?

Nasıl çözeceksiniz? Bir yol haritası belirlediniz mi? Anadilde eğitim dahil, her bir konuda...

Terörle mücadele hakkında ne düşünüyorsunuz? Nasıl devam edecek? Aynı mı?

Göçmen sorununu artık herkes kabul ediyor.

Nasıl bir çözüm tasarlıyorsunuz?

Evet, CHP ve İyi Parti göçmenlere mesafeli, Saadet, Gelecek ve Deva mutedil.

“Hepsini göndereceğiz” demenin seçmende maalesef karşılığı var. Sadece seçmendeki karşılığına mı talipsiniz?

Yoksa aranızda tartışıp bir orta yol ya da her hangi bir yol arar mısınız?

‘Mavi vatan’ her birinize göre nedir? Münhasır ekonomik bölgeleri, o bölgelerdeki faaliyetleri, sondajları iktidara gelirseniz sürdürecek misiniz?

Libya’da nasıl bir pozisyon alacaksınız? BM’nin tanıdığı hükümeti mi Hafter’i mi destekleyeceksiniz?

Yoksa “Azıcık aşım ağrısız başım” mı diyorsunuz?

Suriye’de ne yapmayı planlıyorsunuz? Geri çekilelim ve karışmayalım mı yoksa oradaki anti-terör koridorunu, Afrin’i, Ayn el-Arab’ı muhafazaya devam mı?

Türkiye savunma sanayiinde iyi bir noktaya geldi. Bu alandaki yatırımlar sizin iktidarınızda devam eder mi?

Sonra başka meseleler. Bütün sıkıntılarımızın altında yatan müzmin eğitim sorunumuz.

İşsizliğin bile en az yarısı eğitim konusundaki milli beceriksizliğimizden ve plansızlığımızdan kaynaklanıyor.

İnsanları ikna edecek ve üzerinde anlaştığınız bir eğitim politikanız var mı?

Yoksa, “Okullar açık işte, 20 milyon insanı üniversiteye kadar meşgul ediyor, bu da bir hizmettir” felsefesi devlet politikası olarak kalacak mı?

Tarımda ‘saldım çayıra Mevlam kayıra’ ilkesinden hiç ayrılmadık. Kimse bütününü ele alıp konuşmuyor. Parça parça tenkit ediyor.

Var mı kapsamlı, toprağı da insanı da, mahsulü de zayi etmeyecek bir çözümünüz?

Ekonomide iktidar yanlış üstüne yanlış yapıyor.

Siz ne yapacaksınız?

İktidara geldiğinizde sırf iktidar değiştiği için Türkiye’ye sıcak para gelmeye başlayacak.

Hepsi bu kadar mı? Bu memleket hep borçla mı yaşayacak?

Daha yolsuzluğa, adalete, yargıya, ihale düzenine, ehliyete, liyakate gelmedik bile.

Muhalefet kendi arasında bu soruları sorup cevapları üzerinde bir mutabakat tesis edemezse ‘kararsızlar’ın ne yapacağı belli olmaz.



YAZARLAR