Mualla Orhon
Tarih: 8.11.2017 11:19:41 / 226okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Ekim ayında milletçe yaşadığımız acılar oldu. Yüreğimi yakan, dindiremediğim acıların biri de Mualla Orhon´un iki yıl önce ekim ayında aramızdan ayrılışıydı. Bir yolculuk sırasında aldım acı haberi. Ne yazık ki ebedi yolculuğunda onu uğurlayamadım. Evlatlarına baş sağlığı dileyemedim.
Bendeki kitaplarının hepsini Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde adıma açılmış kitaplığa gönderdim. Aklıma geldikçe boğazım düğüm düğüm oluyor. Kitaplarını hatırlamaya çalışıyorum: İşte Aşka Yemin, Aşk Yemini, Yüreğimdeki Fırtına, Duygu Şelâlesi, Sevgi Yağmuru, Mor Salkımlar, Kurşunlarla Gelen Mutluluk...
Bu romanın adı, "Soğuk Yaz..." Kapağında deprem yıkıntılarının üzerinde buz gibi bir "Soğuk Yaz" yazısı göze çarpıyor. Deprem faciasının gerçekleri ile buz keseceğim kaygısı ve deprem stresi ile tir tir titreyeceğim korkusuyla sayfaları çevirmeye başlamıştım. Bir süre sonra, ben sayfaları değil, sayfalar benim duygu iklimim içinde, yılları, haftaları, günleri çevirmeye başlamıştı. Romantizmin buruk ama tatlı acılarını, nostalji bahçelerinden bir kadife yumuşaklığı ile gönül tellerime kondurmaya başlamıştı.
Mualla Orhon sanat hayatına şiirle başlamıştı. Mor Salkımlar, Duygu Şelalesi ve Sevgi Yağmuru, Şiir Bahçesi şiir kitaplarıydı. Kurşunlarla Gelen Mutluluk ve Öykü Heybesi adlarını taşıyan öykü kitapları ilgi ve beğeni görmüştü.
Aşk Yemini adlı romanından sonra yayınlanan "Yüreğimdeki Fırtına"sı TDK Roman ödülünü kazanmıştı. Arkasından "Elveda Hüzün" ve "Yıllardan Sonra" geldi. Çok geçmedi ki, "Kayıp Yıllar"ına kavuştuk. Yine hayatın gerçekleri üzerine duygu çiçekleri açtıra açtıra, zaman zaman nostalji bahçelerinde, şiirin ve musikinin sihirle rüzgârını da arkamıza alarak adım adım çevreleriyle birlikte Eylül ile Levent´i izledik. Onların yaşamları ile özdeşleştik ve duygudaşlık yaptık. "Aşkın temelini sevgi, saygı, şefkatla kardığımız harçla doldurduk."
Elbette ki bütün dostlarımı severim. Ama Mualla Orhon´a sevgimin manevi ağırlığı vardı. Onun da aynı duygular içinde olduğundan kuşkum yoktu. Bir fazlasıyla. Yüreğinden lav gibi fışkıran sevgi ateşi, gözlerinden yaş olarak dökülür. Nice sevgi tohumlarına can suyu olur.
Daha önceden de yazdım: "Mualla Orhon sanat hayatına şiirle başladı.
Sevgi, sevmek ve sevilmek... Birbirini tamamlayan ne güzel sözcükler bunlar. Sevgiyi pozitif bir enerji yoğunluğu olarak tanımlayanlar var. Sevgi, ilişkilerde, insanın var olduğu günlerden günümüze kadar, gücünü koruyan bir olgudur. Yaşamak içgüdüsünün temelidir sevgi. Boşuna söylememişler, "Sevgi ya da aşk bir hazinedir, o en ağır öyküleri hafif, en karanlık günleri aydınlık yapar" diye. Mualla Orhan da sevgi ile Cennet kapılarını açıyor:
"Ben sevdikçe yaşarım, sevildikçe yaşarım. / Ne anlamı olur ki sevgisiz bir yaşamın. / Dipsiz kutuya benzer sevgisiz olan gönül / Mücevherle doldursan akar yere dökülür. // Sevgi ile en paslı kapıları açarsın / Sevgi ile gönülde altından taht kurarsın. / Yüreğinde kin değil sevgilere yer ver de / Yaşayalım cenneti dünya denilen yerde."
İşte son roman kitaplarından biri daha: "Yeter ki Yürek Sevsin..."
Duygu yoğunluğu insanoğlunu ağlatır. Kimi zaman üzüntümüz o kadar derinleşir ki, hüznümüzü gözyaşıyla mühürleriz. Kimi zaman korkumuzdan, acımızdan, pişmanlığımızdan gözyaşı dökeriz. Ama ağlamanın en güzeli sevinçten, mutluluktan olanıdır ki, " Yeter ki Yürek Sevsin" in bizi sarıp sarmalamasının sırrı bu olsa gerektir.
Mualla Orhon´un bir başka romanı ""Elveda Hüzün" adını taşıyor. Baskı öncesi dosyasını yudum yudum okumuştum.
Toplumsal sorunlar ve katı gerçekçiliğin çarkları arasında unuttuğumuz okuma alışkanlığını, kaybettiğimiz okuma sevgisini yeniden kazanabilmek için Muallâ Orhon gibi yazarlara gereksinimimiz var. Tanrıdan rahmetler diliyorum. Eminim ki o bıraktığı eserleri ile yaşayacak.

Anahtar Kelimeler: Mualla, Orhon
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Nimete kavuşanların inkarından sakının.

Hz. Muhammed