‘Miraciye Saklı Miras´
Tarih: 14.4.2018 15:35:53 / 207okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Cebrail bir gece ansızın çıkagelir ve Mescid-i Haram´da oturmakta olan Hz. Peygamber´i, göğsünü açıp kalbini yıkadıktan sonra (Şerh-i Sadr) Burak adında bir binekle Kudüs´teki Mescid-i Aksa´ya götürür, oradan da semavî bir yolculuğa çıkarır. Bu yolculuğun birinci kısmına “İsra”, ikinci kısmına “Mirac” denilse de, Müslümanlar, genellikle Mirac derken her iki yolculuğu kastederler. Cebrail, yolculuk sırasında uğradıkları yedi göğün her birinde Hz. Peygamber´i sırasıyla Adem, İsa, Yusuf, İdris, Harun, Musa ve İbrahim peygamberlere takdim eder. Sonra kaderi ve ilâhî hükümleri yazan kalemin sesinin duyulduğu göğe çıkarlar. Cebrail onu bir noktaya kadar götürür (Sidretü´l-münteha), sonra da kendisinin daha ileri gitmeye hakkının bulunmadığını söyleyerek yolu göstermekle yetinir.
***
Tafsilatını hadislerden öğrendiğimiz bu göğe yükseliş mucizesinde sözü edilen yedi gök, eski Babil´e kadar uzanan astrolojik sistemin yedi gezegeniyle (Ay, Utarid, Zühre, Güneş, Merih, Müşteri, Zühal) sembolleştirilmiş ve tasavvufî sembolizmde manevi gelişme için geçilmesi şart olan yedi merhale olarak benimsenmiştir. Yol boyunca karanlık güçlerle savaşmayı gerektiren yolculuk semavî olmasa bile yedi mıntıkadan geçilir ve daima meşakkatlidir. Yolcunun manevî olarak tekâmül etmesi için bu yolculuk şarttır.
Mirac motifi sadece manevi gelişmenin sembolü olarak kalmamış, öbür dünyaya yolculuk konusunun işlendiği, Goethe´nin Faust´una ve Muhammed İkbal´in Faust´a karşılık olarak yazdığı Câvidnâme´ye kadar uzanan evrensel bir edebî geleneğin kurulmasına yol açmıştır. Bu türdeki eserlerin en eskisi, büyük Arap şairi el-Maarrî´nin Risaletü´l-Gufran´ınıdır. Dante´nin İlahî Komedya´yı yazarken Maarri´nin bu eseriyle İbnü´l-Arabî´nin Fütuhat el-Mekkiye´sinden, dolayısıyla Mirac mucizesinden büyük ölçüde faydalandığını dünya Miguel Asin Palacios adlı İspanyol oryantalistinden öğrendi.
Mirac hadisesi, Türk-İslam edebiyatında da “Miraciye” ve “Miracname” denilen manzum eserlere konu olmuştur. Prof. Dr. Metin Akar´ın Türk Edebiyatında Manzum Mi´racnameler isimli eserinde enine boyuna incelediği bu eserlerde şairlerin hayal güçleri de devreye girer. Aslında birçok dinî eserde Mirac çeşitli şekillerde anlatılmıştır. Süleyman Çelebi´nin Mevlid´inde ve Yazıcıoğlu´nun Muhammediye´si gibi peygamberimizin hayatının anlatıldığı eserlerin Mirac bölümlerinde bu semavi yolculuk edebî bir dille tasvir edilip yorumlanmıştır.
Türk edebiyatı, bağımsız Miraciyeler bakımından hayli zengindir. Anadolu´dan ilk bağımsız Miraciye´nin Ahmedî tarafından 15. yüzyıl başlarında yazıldığı Yaşar Akdoğan tarafından tespit edilmişti. Metin Akar´ın eserinde ele aldığı Miracnamelerin çokluğu, bu konuda bizde köklü bir edebî geleneğin bulunduğunu göstermektedir.
Miracnameler arasında Nâyî Osman Dede´ninki özel bir yere sahiptir; çünkü Mirac gecelerinde okunması için yazılıp bestelenmiştir. Rivayete göre, Şeyh Mehmed Nasuhi Efendi, bir kandil gecesi, Üsküdar Doğancılar´daki dergâhında Nâyî Osman Dede´den Mevlid gibi okunacak bir Miraciye yazıp bestelemesini rica eder. Aziz dostunun isteğini memnuniyetle kabul eden Dede derhal kaleme sarılır, Miraciye´sini yazıp Segâh, Müstear, Dügâh, Nevâ, Sabâ, Hüseynî ve Nişâbur makamlarında yedi bölüm halinde besteler. Bahirler, yani bölümler arasındaki Tevşih´lerin güftelerini Mevlânâ ve Mehmed Nasuhi Efendi´nin şiirlerinden seçen Osman Dede, Miraciye´sini ilk defa Nasuhi Dergâhı´nda okuyacaktır.
***
Zamanla Miraç kandillerinde okunması gelenek haline dönüşen Miraciye´nin Nevâ bahri, Tevşih´iyle birlikte unutulmuştur. Yönetmenliğini Murat Pay´ın yaptığı, bu gece TRT Televizyonu´nda 23.30´da yayımlanacak olan “Miraciye Saklı Miras” isimli dramatik belgeselde bu kayıp bahirden hareketle Mirac hadisesi ve Nâyî Osman Dede´nin Miraciye´si anlatılıyor. Belgeselin kurmaca bölümünde Raci´nin çocukluk, gençlik ve orta yaş dönemleri üzerinden dört ayrı hikâyeyle Miraciye´nin peşine düşme macerası anlatılıyor. Birinci hikâyede küçük Raci ve arkadaşları, Anadolu´da bir köy evinde Fatma Teyze´nin dilinden Mirac mucizesini dinliyor. İkinci hikâyede yirmili yaşlarda bir konservatuvar öğrencisi olan Raci´nin sema meşkine şahitlik ediyoruz. Üçüncü hikâyede Miraciye´nin kayıp Neva Bahri´nin peşine düşmüş kırklı yaşlardaki musikişinas Raci´nin hikâyesi anlatılıyor.
Miraciye meşkinin dünden bugüne bir hülasasının sunulduğu dördüncü hikâyenin mekânı, bu geleneğin elli küsur yıldır sürdürüldüğü Bursa Numaniye Dergâhı, anlatıcısı ise çocukluğundan beri bu dergâhta yaşayan ve Miraciye icrasını titizlikle devam ettiren Mehmed Safiyyüddin Erhan´dır. Eşrefoğlu Rumi´nin torunlarından olan Safiyyüddin Bey´in kültür mirasımızın fedakâr ve mahviyetkâr muhafızlarından olduğunu kaydetmekle yetiniyorum.
Kurmaca bir hikâye eşliğinde Mirac hadisesini ve Miraciye geleneğini ustaca anlatan Murat Pay´ın belgeseli, bir Mirac Kandili´nde Nâyî Osman Dede´nin Miraciye´sinin geleneklere uygun bir biçimde icrasıyla noktalanmaktadır. Raci ve küçük kızı da dinleyiciler arasındadır.
NOT: Zeytinburnu Kültür Sanat Merkezi´nde 2 Mart 2018 tarihinde özel bir gösterimle İstanbullu sanatseverlere sunulan “Miraciye Saklı Miras”ın ilk gösterimi geçen yıl Malatya Uluslararası Film Festivali´nde, galası geçen yıl Kasım sonlarında Bursa´da yapılmıştı. Bu vesileyle bütün okuyucularımın Miraç Kandili´ni tebrik ediyorum.

Anahtar Kelimeler: Miraciye, Saklı, Miras
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi, Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi.

Kanuni Sultan Süleyman