Milyonlarca apartmanlık ihmal
Tarih: 20.2.2019 00:00:01
Yusuf Ziya Cömert

Çocukken köyde kurumuş ‘güdüne´den ‘evcik´ler yapardık. (Güdüne, mısır koçanıdır. Karadeniz´de bazı yerlerde ‘kutuna´ bazı yerlerde ‘kutur´ veya peltek ‘s´ ile ‘kusur´ deniyor.)
En alta iki güdüne koyarsın. Sonra 90 derece açıyla, bir kare oluşturacak şekilde üstüne iki tane. Bu işleme ‘evcik´ makul ölçüde yükselinceye kadar devam edersin.
İşte yaptın bir evcik. Dokunmazsan, dışarıdan bir etkiye maruz kalmazsa öyle durur.
Çok yüksek yaparsan bazen kendiliğinden, durup dururken yıkılır. Yüksek yapmasan bile rüzgardan yıkılabilir.
Böyleydi bizim küçükken yaptığımız ‘evcik´ler.
Türkiye´de evler, apartmanlar, uzun süre bizim ‘evcik´ yapmamıza benzer bir mantıkla yapıldı.
İnşaatla ilgili mevzuat, bir evin, bir binanın dururken yıkılmamasını yeterli görüyordu.
Apartmanı yaptın. Yaparken yıkılmadı.
Biraz bekledin, ufak tefek rüzgarlarla da, yağmurla da yıkılmadı.
Demek ki sağlam.
Eski mevzuat böyleydi.
Mevzuatta ciddi değişiklik, 17 Ağustos 1999´da 7,4 şiddetindeki deprem Marmara bölgesinin kuzey doğusunu, İzmit´i, Adapazarı´nı, Düzce´yi korkunç bir şekilde yerle bir edip (resmi rakamlara göre) 17 bin 480 kişiyi öldürüp 23 bin 781 kişiyi yaralayınca yapıldı.
Yeni mevzuat, inşaatta kullanılan demir, çimento gibi malzemenin miktarını ve kalitesini eskisine göre birkaç kat arttırdı.
Bu şu demek.
17 Ağustos´ta hayatını kaybedenlerin önemli bir kısmını deprem değil, o zaman yürürlükte olan kanunlar öldürdü.
(Buradan lütfen itikadi bir mesele çıkarmayın.)
Binaların depremde yıkılması için ruhsatsız veya kaçak olması gerekmiyordu.
Deprem, binaları ruhsatıyla beraber yıkıyordu.
Çünkü, ruhsatlar, deprem gerçeğine uygun değildi.
Depremden sonra, Türkiye´deki, bilhassa deprem kuşağındaki yapı rezervinin elden geçirilmesi gibi bir ihtiyaç zuhur etti.
Ya takviye edilecek ya da yıkılıp yeniden yapılacak.
Mümkün müydü bu?
O zaman düşünüyordum. Milyonlarca bina.
Üstelik, jeologların söylediğine göre büyük İstanbul depreminin eli kulağında.
Şimdi, hemen başlasan kaç yılda biter?
Belki beş yılda... Belki on yılda, on beş yılda...
Çok uzun bir zaman. Kim, hangi hükümet girişecek böyle bir işe. O zaman Ecevit hükümeti var, ayakta zor duruyor.
Başlasalar bile deprem İstanbul´u binalar sağlamlaştırılmadan yakalayabilir.

1999´dan bu yana beş değil, on beş değil, 20 yıl geçti. (Ağustos´ta tam 20 olacak.)
AK Parti hükümetleri güçlüydü.
Fakat onlar da böyle büyük bir ameliyenin içine giremedi.
Hiçbir şey yapılmadı mı? Yapıldı.
Bir kere, yeni yapılan binalar yeni mevzuata göre yapıldı.
Bu ‘hiç´e göre bir ‘şey´ sayılır.
Türkiye´nin enerjisi inşaat sektörüne teksif edildi.
Muhtemeldir ki, 20 yılda yeni binaların sayısı eskiden kalma depreme mukavemeti olmayan binaların sayısını geçti.
‘Kentsel dönüşüm´ diye ciddi bir kampanya başlatıldı ve hayli mesafe alındı.
Kentsel dönüşümün, bir çok yerde aç gözlü vatandaşla aç gözlü müteahhidin arasında sıkıştığı da bir gerçektir.
Ahali, evvela bir dairesinin yerine iki daire almaya uğraşıyor.
İnadı inat, Nuh diyor, peygamber demiyor.
Kentsel dönüşüm yıllarca patinaj yapıyor.
Be adam, bugün içinde oturduğun ev seni öldürebilir. Komşularını öldürebilir.
İşimize gelince hemen ‘Cebriye´ mezhebine giriyoruz.
Kaderde ne yazılıysa o olur.
Hakkımızdan fazlasını isterken ‘insan fiilinin yaratıcısıdır.´ Allah akıl fikir vermiş. Buyurun, Kaderiye!
(Buralardan itikadi mesele çıkarabilirsiniz. Çünkü bunlar itikadi mesele!)

Devletin, kendi vatandaşını korumak için işi daha sıkı tutmasına hukuk müsaade etmiyor mu?
Bir sürü saçmalığa imkan verebilen mevzuat doğru iş yapmaya müsait değil mi?
Depremin veya rüzgarın bir evi yıkıp yıkmaması, altında insanların ölüp ölmemesi insanların ihtiyarına bırakılabilir mi?
Bı-ra-kı-la-maz!
Ama bırakıldı.
Kartal´da Yeşilyurt Apartmanı çöktü.
Gerçekler gün gibi aşikarken çöktü.
Yazık insanlara!
Şimdi 1 apartmanlık ihmali tartışıyoruz.
Halbuki 1999´dan önce yapılmış binaların hemen hepsi Yeşilyurt adayı.
Hepsi, bizim çocukken ‘güdüne´den yaptığımız evler gibi, deprem olmasa da yıkılabilir.
Yani milyonlarca apartmanlık bir ihmal var.

Anahtar Kelimeler: Milyonlarca, apartmanlık, ihmal
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Bu sene sevdalıktan ne kâr ettim ne zarar´ (07 Aralık 2019 - Cumartesi)
Algıyı kim oluşturuyor? (06 Aralık 2019 - Cuma)
Salaklık kumpaslardan daha etkilidir (27 Kasım 2019 - Çarşamba)
Yöneticinin el kitabı (23 Kasım 2019 - Cumartesi)
Hariçten birisinin tesirine ihtiyaç yok (18 Kasım 2019 - Pazartesi)
‘Bu gidişle Kabe´ye varamazsın´ (09 Kasım 2019 - Cumartesi)
Ağlayan askerler (07 Kasım 2019 - Perşembe)
Ekonomiyi iyi gösteren şeyler (05 Kasım 2019 - Salı)
Atatürk Havalimanı´nı yıkmayın (31 Ekim 2019 - Perşembe)
‘Et-tekraru ahsen´ (19 Ekim 2019 - Cumartesi)
Oyun bozan operasyon (16 Ekim 2019 - Çarşamba)
50+1 siyaseti bozdu (05 Ekim 2019 - Cumartesi)
Müteahhit isyanı (26 Eylül 2019 - Perşembe)
2023´e dair hedefleri olanlara bir tavsiye (21 Eylül 2019 - Cumartesi)
‘Savaş düşmana benzeyince kaybedilir´ (14 Eylül 2019 - Cumartesi)
Şeytan aşıldı (09 Eylül 2019 - Pazartesi)
Hidayet romanlarının annesi (31 Ağustos 2019 - Cumartesi)
Sevgili yolsuzluk (29 Ağustos 2019 - Perşembe)
Depremle Rus ruleti (22 Ağustos 2019 - Perşembe)
‘Bizimkiler´ iyi midir? (17 Ağustos 2019 - Cumartesi)
‘Ensar ve Muhacir´i bir kenara yazalım (07 Ağustos 2019 - Çarşamba)
Netameli yerlerde dolaşmak... (31 Temmuz 2019 - Çarşamba)
SURİYELİLER (23 Temmuz 2019 - Salı)
Yoğunlaştırılmış kötülük (17 Temmuz 2019 - Çarşamba)
Sistem bir senede eskidi mi? (06 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Demek ki çok öfkelenmiş Pir Sultan (17 Haziran 2019 - Pazartesi)
İnce seçim, ince hesaplar (15 Haziran 2019 - Cumartesi)
‘Hünkara minnet eylemem´ (15 Mayıs 2019 - Çarşamba)
Ver yakınlarına! (03 Mayıs 2019 - Cuma)
‘Cennet´ yerine ‘post-normal´ zamanlar (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Seçmen nerde hata yaptı! (13 Nisan 2019 - Cumartesi)
Özeleştiriler (11 Nisan 2019 - Perşembe)
Seçim bitti, önemli bir mesaj yok (02 Nisan 2019 - Salı)
Nefretin doktora tezi gibi! (18 Mart 2019 - Pazartesi)
Gönül meselesi (09 Mart 2019 - Cumartesi)
Seçim ‘peşrev´leri (09 Şubat 2019 - Cumartesi)
‘Çağrıya yeniden kulak vermek´ (02 Şubat 2019 - Cumartesi)
‘Umarsızca Cennet´i aramak´ (23 Ocak 2019 - Çarşamba)
Biraz daha teori çalışalım (12 Aralık 2018 - Çarşamba)
Para görününce vicdan sıvışır (16 Kasım 2018 - Cuma)
Allah´ı, Peygamber´i rüyada görmek (06 Kasım 2018 - Salı)
Kaşıkçı suikasti: Böyle bir şey olamaz! (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
Sistemin öteki ‘uzman´ı Bahçeli (25 Eylül 2018 - Salı)
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7875
EURO
6.4434
booked.net
Affetmek, zaferin zekâtıdır.

Hz. Muhammed
Çok fazla yerseniz, duyma kaliteniz düşer.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59