Meğer her şey tap-tazeymiş
Tarih: 17.7.2017 18:27:35 / 324okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Ogece. Eve doğru ilerlemeye çalışıyorum. Vatan Caddesi´nden Başakşehir´e doğru giden yoldayım.
Esenler´i geçerken yol kapanıyor. Ben de yoldan çıkıyorum.
Bağcılar´ın ara sokaklarındayım.
Yolu tıkanmış görürsem, terk ediyorum. İki üç kez çıkmaz yola girdim.
Ne oldu bilmiyorum. Darbe oldu, onu anladık da ne kadar oldu?
Evi aramıyorum. Herhalde şundan: Evi bastıysa darbeciler evle doğru bir iletişim kuramayabilirim. En iyisi eve gideyim ve çocuklarımın başına benim yüzümden bir şey geldiyse beni alsınlar ne olacaksa olsun.
Tersini de düşünüyorum.
Darbe bu. Benimle ne işleri var? Beni, benim gibileri sonra toplarlar.
Arada, dostlarımdan, yakınlarımdan arayanlar oluyor. Kimi bilgi almak için, kimi kanaatini söylemek için, kimi beni korumak için.
“Reisi almışlar” diyen bile oldu.
Çoğuna “Allah oyunlarını tersine çevirsin” duasıyla mukabele ediyorum.
Evde asayiş berkemal. Yayına, ‘En Sıradışı´na gideceğim. Başıma bir şey gelecekse bile, yerim belli olsun. Hasan Öztürk´ü aradım “Geliyorum” dedim.
Yine barikatlar. Doğan yayın grubunun önündeki yola yanlamasına bir otobüs uzatmışlar.
Haydii... Ters yoldan geri.
Bir telefon daha. “TRT´den darbe bildirisi okundu. Darbe olmuş anlaşılan. Ne olur ne olmaz, gitme yayına.”
Ben, laf dinlemeye pek yatkın değilim. Bir rivayete göre inatçıyım.
Tabii ki gidiyorum.
Arkadaşlar istim üstünde. Tam bir anti-darbe yayını.
15 Temmuz gecesinin 1 numarası herhalde Ülke TV´dir.
Yayın sırasında itimat ettiğim bir mesaj.
“Erol Olçak´la oğlunu Boğaz Köprüsü´nün girişinde şehit etmişler.”
Eyvah!
Bunu, yayında paylaşamıyorum.
Bunun gerçek olmaması gerekir!
Sanki söylemeyince ölümün gerçekliğini erteleyebileceğim.
Biraz sonra bir mesaj daha.
“Mustafa Cambaz´ı şehit etmişler. Çengelköy´de.”
Allah´ım. Bu adam vatansızdı. Sen ona vatan veriyorsun!
Bunların çoğunu yazdım, geçen seneden beri.
Kendi hatıram üzerinden darbenin gerçekliğine tanıklığım bu benim.
Benim hatıram bir şey değil. İhmal edilebilir.
‘Bir şey´ olan, şehitlerin hatırası.
Tanık, ne demek?
Şahit...
Şahit ne demek?
Şehit.
‘Şehit´ kelimesi, şehidin ‘şahit´ olmasıyla irtibatlıdır.
“Allah´ın şahitler edinmesi.”
Gerçekliğin en büyük şahididir, şehitler.
Yeni Şafak´ın sahibi Ahmet Albayrak, Mustafa´nın cenazesinde bir cümle söylemişti.
“İçimizde en iyimiz o imiş ki Allah şehitliği ona nasip etti.”
Doğru söz, budur.
Darbenin, ihanetin, namussuzluğun en büyük şahidi, şehitlerdir.
Biz, şimdi, ‘tiyatro´ ve ‘kontrollü darbe´ edebiyatıyla uğraşıyoruz.
Siyasette, mahkemelerde, bir utanmazlık, bir saygısızlık, almış başını gidiyor.
Öyle bir cırtlak sesler korosu ki... Hakikati bastıracak!
Yalan, bütün pişkinliğiyle gerçeğin tahtına oturdu, ahkam kesiyor.
Bütün bu şaklabanlıkların üstüne tüy diken bir ayrıntı.
Cinayet şebekesinin başı, kunduralarıyla seccadenin üstüne çıkmış poz veriyor.
İlk çağrışımı, uçan halı! Business Class.
Başka bir mesajı var mıdır?
Vardır.
Allah, düşündüğü kötülükleri sahibine musallat etsin.
Ya o taziye neyin nesi?
Mafyanın, öldürdüğü adamın cenazesine çiçek göndermesi gibi...
‘Şehit´ demiyor. Çünkü ‘şehitlik´ vesikasını dağıtma tekeli kendisinde!
Böyle berbat, kasvetli bir hava.
Önceki gece, millet, ‘buradayım´ dedi.
Ne kadar çırpınırsan çırpın, ne kadar ‘tiyatro´ yaparsan yap, buradayım.
İstanbul, Ankara, Konya, İzmir, Diyarbakır... Her yer muhteşemdi.
Meğer her şey tap-tazeymiş, darbe yeni başlamış gibi millet döküldü meydanlara.
Kasveti dağıtan bir rüzgardı bu.
Ne güzel insanlarımız var. Tertemiz.
Benim 15 Temmuz duam şudur: Allah, milletin ruhundaki o güzelliği, o temizliği her tarafa yaysın.

Anahtar Kelimeler: Meğer, tazeymiş
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar?

Hacı Bektaşı Veli