MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B.
Tarih: 3.5.2016 10:32:54 / 814okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

 

Fikirlerini çeşitli gazetelerdeki köşelerinde kamuoyuyla paylaşan ve yazdıklarına her bakımdan özen gösteren yazarları tedirgin eden hususlardan biri de, hitap ettikleri okuyucu kitlesi tarafından yanlış anlaşılmaktır. Mecaz ve ironi gibi kavramlar bilinmediği için zaman zaman yazdıklarının yanlış anlaşıldığından şikâyet eden yazarlarla karşılaşırız. Okuyucularıyla bu yüzden çekişenler bile olmuştur. Bazı yazarlar, köşelerini, ortalama okuyucuya hitap edebilme endişesiyle telgraf metni gibi kısa kısa cümlelerden oluşan ve her cümlesi bir paragraf teşkil eden yazılarla dolduruyorlar. Zaman içinde kazandığı bütün inceliklerin ve zenginliklerin göz ardı edildiği bir Türkçeyle yazıldığı için üslûpsuz, birkaç dakika içinde okunup “tüketilen” yazıların revaçta olduğu zamanları yaşıyoruz.

Bu acıklı durumun sebebi, okullarda Türkçenin doğru dürüst öğretilmemesi, edebî metinlerin adamakıllı okutulup tahlil edilmemesi ve ilkokuldan başlanarak çocuklarımızın kelime hazinelerini kademeli olarak zenginleştirecek bir okuma programının bulunmamasıdır. Türkçeyi geçmişinden bütünüyle tecrit etmek maksadıyla 1930´lardan beri uygulanan dil politikası ayrı bir konudur; bu politikanın dramatik sonuçlarına, imtihanlarda uygulanan test sisteminin ve dilin sınırlarını hızla daraltan teknolojik âletlerin tahribatını da eklerseniz, yeni kuşaklarda anlama kapasitesinin ne kadar düştüğünü tahmin edebilirsiniz. Birbiri ardınca doğru ve mantıklı cümle kurabilen, yani düşüncelerini sözlü ve yazılı olarak rahatça ifade edebilen lise mezunu maalesef çok az.

***

Lise mezunları arasında bir anket yapınız, bakalım, mecazın, istiarenin, kinayenin, sembolün, alegorinin, ironinin vb. ne olduğunu kaç kişi bilecek? Ortaya çıkacak tablonun hiç de iç acıcı olmayacağını rahatlıkla söyleyebilirim.

Her dil bir mucizedir; fakat hiçbir dilin ifade imkânları sınırsız değildir. Başta mecaz olmak üzere, bütün söz sanatları dilin sınırlarının dışına taşarak daha geniş ifade imkânlarına kavuşmak için yaratılmıştır. Mecaz olmasa edebiyat olmaz, diller Esperanto gibi kupkuru ifade vasıtaları olarak kalırdı. Masalların ve mitolojilerin kaynağı mecazlardır. Bu dil hadisesi, kanun kaçakları tarafından gizli dil (argo) yapımında kullanıldığı gibi, mistik şairler de yalnız kendilerine verildiğine inandıkları ilâhî bilgileri mecazların arkasına gizlemiş, yani mecazlaştırma yoluyla kendilerine has bir sembolizm yaratmışlardır. Sembol ve alegori de öyle.

***

Bir mecaz çeşidi olan kinayenin önemine de dikkatinizi çekmek isterim. Kinaye, eskilerin tarifiyle hem hakiki, hem mecazî mânâsında anlaşılabilen sözdür. Mecazlar gibi, kinayeler de zamanla dilin tabii söz varlıkları arasında yerlerini alırlar. ‘Eli açık´ın cömert, ‘açıkgöz´ün kurnaz ve işini bilir anlamlarına gelmesi gibi. Kinayeli konuşmak (veya yazmak), aynı anda iki farklı şeyi söylemektir. Ama asıl maksadınız, kullandığınız söze yüklediğiniz mecazî anlamla muhatabınızı eleştirmek, bazan da gülünçleştirmektir.

Türkçeye “ince alay” diye çevirebileceğimiz ironi de kinayeli konuşmaya benzer. Edebiyattan tiyatroya, hitabetten günlük konuşmalara kadar birbirinden farklı alanlarda, çeşitli amaçlarla kullanılan ironinin temel özelliği gerçekle görünüş veya söylenenle söylenmek istenen arasındaki zıtlığa dayanmasıdır. İronik konuşan, bir şeyi söyler gibi görünürken başka bir şeyi kasteder. Filâncanın çok zeki olduğunu söylerken aslında “aptalın tekidir” demek istiyorsanız, ironik konuşmuş olursunuz. Bir yazı, baştan sona ironik -yani söylenenlerin tamamen tersi kastediliyor- olabilir. Böyle bir yazı kaleme aldığınız zaman okuyucularınızın zekâsına ve anlama kapasitesine güvenmek zorundasınız. Yazının sonunu getirmeden öfkelenip telefona sarılan veya klavyesinin başına geçip tepkisini ifade eden okuyucuların da sabırlı olmalarını tavsiye ederim. Biraz sabretseler, aslında yazarın tam tersini söylemek istediğini anlayıp rahatlayacaklardır.

Bazı yazıları yüzünden okuyucularının haksız hücumlarına uğramış bir yazar olarak, ironik yazmanın bir hayli ustalık istediğini, gerekli ipuçları verilmezse maksadı aşma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtmekte de fayda görüyorum.

***

Mecaz ve ironi çeşitleri insanlığın tarihi kadar eskidir ve her dilin tabiatında vardır. Bütün insanlar, “Kibarlık Budalası”nın farkında olmadan ‘mensur´ konuşması gibi, çok zaman ne yaptıklarını bilmeden mecaz da kullanırlar, kinaye de, ironi de... Ama bu imkânların değerlendirilebilmesi için dilin çok zengin ve işlenmiş, sinonimlerin, yani eşanlamlıların ve nüansları ifade eden kelimelerinin çok olması gerekir. Nüktedanlığın, hazırcevaplığın, hitabetin sırrı da burada...

Bana sorarsanız, bir insanın dilin inceliklerini fark edecek seviyeye gelinceye kadar okuryazar sayılması doğru değildir.

Anahtar Kelimeler: MECAZ, KİNAYE, ALEGORİ, İRONİ
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Cahillerle girdiğim her tartışmayı kaybetmişimdir.

İMAM-I AZAM (R.A)