Maskeli balonun sonu, Türkiye`nin küllerinden yeniden doğuşu
Maskeli balonun sonu, Türkiye`nin küllerinden yeniden doğuşu
Tarih: 1.9.2014 09:34:34
Yusuf Kaplan

Tarihî günlerden geçiyoruz... Tarihin yeniden yapıldığı, yüzümüze güldüğü gündönümü vakitlerinden...

Türkiye`nin tarihten sürgün yediği, sürgün edildiği, karanlık bir dönem sona eriyor... Yeniden tarihe girdiği, tarihin yapılmasında yeniden kilit rol üstleneceği, yeni ve zorlu bir dönem başlıyor...

DALGA-KIRMA VE DALGA-KURMA

Tarih, dalgalarla yapılır. Tarihten çekilmiş toplumlar ve medeniyetler, önce bir `dalga-kırma` hareketi başlatırlar. Manevra ve hareket alanlarını genişletirler...

Ardından `biz de varız!` diyebilecekleri, tarihin akışına müdahale edebilecekleri, dahası tarihin akışını değiştirebilecekleri `dalga-kurma` yolculuğuna doğru yol alırlar.

Dalga-kırma hareketi, daha çok niceliksel bir harekettir: Hâkim küresel yapılar kırılır, önünüze örülen duvarlar yıkılır, `korunaklı bir alan` inşa edilir. Akıntıya karşı durabilmek ve yeni bir akıntı, yeni bir dalga hareketi başlatmak için zorunludur bu.

Dalga-kurma hareketi ise, niteliksel bir harekettir.

Tarihin akışını değiştirecek yolculuk, ancak dalga-kurma hareketiyle başlatılır: İnsanlığa yeni bir medeniyet tasavvuru, yeni bir dünya tasavvuru, yeni bir eşya ve hakikat tasavvuru sunulur...

ERDOĞAN TÜRKİYESİ`NİN İKİNCİ DÖNEMİ

Erdoğan dönemini 20 yıllık iki dönem olarak düşünmüş, ilk 10 yıllık dönemi `dalga-kırma` süreci, ikinci 10 yıllık dönemi ise `dalga-kurma` süreci olarak görebileceğimize dikkat çekmiştim.

Erdoğan, ilk 10 yıllık `dalga-kırma` sürecinde, Türkiye`yi ekonomik olarak büyüttü; Türkiye`nin hedeflerini büyüttü; hedeflerini bölgesel ve küresel ölçekte genişletti...

Böylelikle `korunaklı bir alan, sarsılmaz bir duvar` inşa etti: Dışarıdan ve içeriden tezgâhlanan oyunlar, gerçekleştirilen saldırılar, böyle püskürtülebildi.

Pakistan, Ukrayna, Gürcistan, Mısır, Irak çökertildi ama işte bu korunaklı duvar nedeniyle Türkiye`yi çökertilemedi küresel şer-güçler ve işbirlikçileri tarafından!

Bunların hepsi, asıl yolculuğun sağlam zeminler üzerinden yürütülebilmesi için zorunluydu.

Ama asıl yolculuk, sağlam maddî zeminler üzerinden değil, sarsılmaz, eskimez, köklü temeller, değerler ve insanlık çapındaki fikirler üzerinden hayata ve harekete geçirilebilir ancak...

İşte Erdoğan`ın ikinci 10 yıllık dalga-kurma sürecinin işaretlerini, Erdoğan gerek Anıtkabir`de, gerekse Cumhurbaşkanlığı devir-teslim töreninde yaptığı konuşmalarda çok net bir şekilde verdi.

28 Ağustos`un, Türkiye`nin özüne dönüşünün ve küllerinden yeniden doğuşunun başlangıcı olduğuna dikkat çekti, altını çizerek...

`Erdoğan`a 20 Öneri` başlıklı yazımda önerdiğim medeniyet tasavvurunun özeti gibiydi Erdoğan`ın konuşmaları...

Bundan sonraki süreçte Erdoğan`ı, vaatlerini gerçekleştirmesi konusunda yakın takibe alacağım. Sorun görürsem, yakasına yapışacağım...

`MİLLETİN DÜŞMANLARI`YLA YAN YANA OLMAK!

Erdoğan`ın Meclis`teki yemin töreni öncesinde çirkin bir olay yaşandı. CHP`li Grup Başkanvekili, yemin törenini protesto edince, Meclis gerildi!

Daha da ürpertici bir hâdise, Erdoğan`ı protesto eden Meclis İç Tüzük Kitapçığını TBMM Başkanına fırlatan CHP`lilerin basın toplantısını sadece paralel çetenin televizyonlarının yayınlamasıyla yaşandı!

İnsanın nutku kesiliyor gerçekten! Bu ne yüzsüzlük böyle! Hayret, ki ne hayret!

İyi de CHP kim?

CHP, bir asırdır küresel statükonun `uydu`su, `milleti adam etme sopası` ve bu ülkenin has çocuklarının önünde takoz olmuş bir bariyer!

Bu milletin kendine gelişinin önünde bir bariyer!

Paralel çete, tam da kendisine yaraşanı yaptı, milletin önünde bariyer olanlarla birlikte, `milletin düşmanlarıyla` nasıl yanyana, omuz omuza, aynı hizada olduğunu ispatlamış oldu!Bakın, İsmet İnönü, savaştan çıktıktan sonra ne demişti:

`KİMSE DUYMASIN, MİLLET DÜŞMANIMIZ` (!) YENİ TÜRKİYE NE/REDE?

Yeni Türkiye deyince, Kapitalistleşen, liberalleşen, hızla sekülerleşen bir Türkiye kastediliyor genellikle!

Oysa bu, Müslüman Türkiye`nin önünü açan değil, önünü tıkayan bir zihin savrulmasının göstergesidir.

Gerçekte, Yeni Türkiye, dünyevî ve şahsî kaygılarını elinin tersiyle itebilen, ilkeleri için yaşayan, ilkelerinin ülkü`lere dönüşmesi, ülkü`lerinin ülke`sini bulması, dünyasını kurması için nefes alıp veren, kişilikli, donanımlı bir ekibe, köklü bir medeniyet tasavvuruna ve güçlü bir yol haritasına sahip bir Türkiye olursa, küllerinden doğabilir ve dünyanın umudu olabilir ancak!

MASKELİ BALO BİTTİ: SU AKACAK VE YATAĞINI BULACAK

Erdoğan, Anıtkabir`de yaptığı tarihî konuşma bu konuda ümitli olmak için yeterliydi...

Şöyle dedi, Erdoğan:

`Bugün, Cumhur ile başkan arasına giren mesafenin kalktığı, halkın seçtiği Cumhurbaşkanı olarak devlet ile milletin kucaklaştığı, milletin özüne döndüğü, Türkiye`nin küllerinden doğduğu bir gündür.`

28 Ağustos, duran tarihin başladığı gün olarak kayıtlara geçti.

Bugün, medeniyetimizin dirilişinin başlangıç noktası olsun!

Kısa, orta, uzun vadeli hazırlıklar yapılsın!

Zorlu yolculuk yeni başlıyor!

Hayırlı olsun!

Özetle: Maskeli balo bitti artık. İki asırdır, Su`yun önce önünü kesmeye, sonra yatağını kurutmaya, ardından bulandırmaya çalıştılar.

Ne yapsalar nafile!

Su akacak, yatağını bulacak, vesselâm...

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
İngilizlere dikkat! (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7690
EURO
6.4202
booked.net
Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar..

Mevlana
Çok fazla yerseniz, duyma kaliteniz düşer.

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59