Malazgirt´ten İstanbul´un fethine
Tarih: 30.8.2017 11:19:52 / 306okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Geçen Pazar günü Yahya Kemal´in Malazgirt zaferini nasıl yorumladığından ve nasıl bir abide hayal ettiğinden söz etmiştim. Bu yazımda da Alpaslan ve Malazgirt zaferiyle ilgili diğer tasavvurlara değinmek istiyorum.
Yahya Kemal, Paris´ten İstanbul´a döndüğü gün Cağaloğlu´nda tesadüfen karşılaştığı Ziya Gökalp´a ayaküzeri sohbet ederken kendi vatanımızın o günkü siyasî sınırları içinde bir Türklüğe razı olduğunu, Malazgirt öncesini “Türklüğün kablettarihi” sayarak Anadolu ve Rumeli topraklarında daha küçük ölçüde bir Türklüğü savunduğunu, kısacası bir Osmanlı Türklüğü arzu ettiğini söyler.
O gün bu düşünceleri “dar ve tatsız” bulan Gökalp da zamanla Alparslan ve Malazgirt üzerinde kafa yormaya başlayacaktır. Nitekim 1922 yılında “Malazgirt Muharebesi” isimli iki perdelik kısa bir piyes yazıp Küçük Mecmua´da neşreder. Ancak Gökalp, bu büyük zafere Anadolucu milliyetçilerinki gibi bir anlam yüklemez, daha ziyade manevi güç sayesinde kat kat büyük ve donanımlı ordulara karşı büyük zaferler kazanılabileceği fikrini işleyerek Milli Mücadele ile Malazgirt zaferi arasında ilişki kurar ve Sultan Alparslan´ın kahramanlığına, üstün ahlâkî vasıflarına işaret eder.
Büyük Taarruz´un 26 Ağustos´ta başlatılmasının o günlerde adeta yeniden keşfedilerek çok konuşulan Malazgirt zaferinin 26 Ağustos´ta kazanılmış olmasıyla bir ilgisi var mıdır, bilmiyorum. Gökalp´ın piyesinin Küçük Mecmua´da 19 Haziran 1922 tarihli üçüncü sayıda neşredildiğini unutmamak gerekir.
***
Malazgirt Zaferi´nin yeni bir başlangıç olarak önemi üzerinde Anadolucu milliyetçilerin 1924 yılında çıkardıkları Anadolu Mecmuası´nda özellikle Mükrimin Halil Yınanç´ın yazdıkları çok önemlidir. “Millî Tarihimizin İsmi” başlıklı meşhur yazısı, Anadolucu tarih anlayışının teorik çerçevesini verir. D. Mehmet Doğan´ın Türkiye Yazarlar Birliği Bülteni´ndeki “Zihin Tarihimizde 26 Ağustos Malazgirt Zaferi” başlıklı yazısında da hatırlattığı gibi, bu mecmuada Necip Asım Bey (Yazıksız) tarafından 26 Ağustos´un millî bayram olarak ilan edilmesi teklif edilmişti. Aynı mecmuanın önemli yazarlarından olan Hilmi Ziya Ülken´in desteklediği Haluk Nihat Pepeyi de daha sonraki yıllarda Malazgirt zaferini destanlaştırmayı deneyecektir.
Bu çabalara rağmen Tek Parti devrinin iki döneminde de Malazgirt Zaferi pek önemsenmiş görünmüyor. Ancak 900. yıldönümü yaklaşırken -önceki yazımda kısaca söz etmiştim- Yahya Kemal ve Tanpınar gibi Anadolucu diyebileceğimiz bazı aydınlar bu konuda konuşmaya, yazıp çizmeye başlarlar.
Osman Turan, İbrahim Kafesoğlu, Mehmet Altay Köymen gibi Selçuklu Tarihi uzmanlarının eserleri de yavaş yavaş Alparslan´ın ve kazandığı zaferin önemi üzerinde aydınları yeniden düşünmeye zorlamış ve nihayet Ankara´da Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi profesörlerinden Prof. Dr. Emin Bilgiç´in teşebbüsüyle bir Selçuklu Tarih ve Medeniyeti Enstitüsü kurulmuştu. Bu enstitüyü kuranlar DPT´deki idealist arkadaşlarını ikna ederek 900. yıldönümüyle ilgili tekliflerinin 1969 İcra Planı´na girmesini sağladılar: Malazgirt Zaferi, 1971 yılında “milli ölçüde bir olay” olarak kutlanacak, Selçuklu eserleri restore edilecek ve Malazgirt´te bir zafer abidesi yapılacaktı. Ama doğrusu pek vakit kalmamıştı. İstanbul´un fethinin 500. yıldönümü kutlamaları gibi pek sönük geçen 900. yıl kutlamalarından geriye kalan, Malazgirt´te iki abide, adı geçen enstitünün yayımladığı Selçuklu Araştırmaları Dergisi´nin 1971 tarihli özel sayısı ve açtığı yarışmada dereceye giren şiirler...
***
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu´nun “Malazgirt Marşı” isimli şiiriyle birinci olduğu yarışmada dereceye giren ve yayımlanmaya değer bulunan şiirler, Selçuklu Tarih ve Medeniyeti Enstitüsü tarafından bir antoloji olarak kitaplaştırılmıştır. Pek azında Malazgirt zaferinin ruhuna nüfuz edilebilen bu şiirlerin çoğu amatörce denemelerdir. Bu arada Arif Nihat Asya ve Fazıl Hüsnü Dağlarca gibi önemli şairlerin de Malazgirt ve Alparslan şiirleri yazdıklarını hatırlatmalıyım. Dağlarca´nın bir destan denemesi olan ve 1971 yılında TDK tarafından neşredilen eseri Malazgirt Ululaması ismini taşır.
Malazgirt zaferinin 900. yılını önemli bir romanla karşılayan Mustafa Necati Sepetçioğlu´nu unutmamak gerekir. Bir nehir romanın ilk kitabı olan Kilit´te, Alpaslan´ın şahsiyeti ve Malazgirt´te paslı kilidin açılıp Anadolu´nun vatan yapılmasını sağlayan ruh iyi anlatılmıştır. Kilit, Bizans´ı temsil eden bir metafordur. Malazgirt Meydanı´ndaki büyük savaşı, serinin Anahtar (1972) isimli ikinci romanında anlatan Sepetçioğlu, Malazgirt´le Ergenekon arasında ilişki kuracak, Alparslan´ın zaferiyle ardına kadar açılan kapıdan Anadolu´ya girişi, Ergenekon´dan çıkış olarak yorumlayacaktır.

Malazgirt şiirlerinde de Anadolucu tarih anlayışına pek itibar edilmemiştir. Mesela Gültekin Samanoğlu´nun “Malazgirt” isimli şiirinde Alparslan “Asya´dan ak toprağa düşen cemrenin ilki”dir ve Bilge Kağan kitabesinde gösterilen hedefe ulaşmıştır. Ayrıca bütün yorumlarda İstanbul´un fethi, Malazgirt´te başlayan büyük yürüyüşün kaçınılmaz sonucu olarak ele alınır. Behçet Kemal Çağlar´ın 1971 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından neşredilen eseri Malazgirt´ten İstanbul´un Fethine ismi bu bakımdan dikkat çekicidir.
Unutmadan kaydetmeliyim: Türk resminde Malazgirt yok!
***
Bu yazıyı dün Malazgirt´te yapılan kutlama törenlerini televizyonda seyrederek yazdım. Önemli olan 950. yıldır. Daha dört senemiz var; umarım, kutlamalar 900. yıldönümünde olduğu gibi sönük geçmez. Bu vesileyle Anadolu´nun Selçuklu dönemine dikkatlerin yeniden teksif edilmesinde fayda gördüğümü ifade etmek isterim

Anahtar Kelimeler: Malazgirt, İstanbul, fethine
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Nice alimler vardır ki, hakiki bilgiden, hakiki irfandan nasipleri yoktur. Bunla bilgi hafızıdır, bilgi sevgilisi değil.

Mevlana