Yusuf Kaplan


Malazgirt ruhu: Nizamülmülk’ün “gece orduları”

Malazgirt ruhu: Nizamülmülk’ün “gece orduları”


Malazgirt ruhu’ndan sözediyoruz ve bu ruhun ne yaptığını da biliyoruz ama bu ruhun ne olduğunu bilmiyoruz. Malazgirt ruhu, bize bu toprakları vatan yaptı diyoruz; iyi de o ruh ne, peki?

MALAZGİRT RUHUNUN MİMARI NİZAMÜLMÜLK VE İMARI NİZAMİYE DEVRİMİ

Özetle söyleyeyim: Bir toplumu hem her hâl ve şartta ayakta tutan hem her hâl ve şartta yok olmaktan koruyan hem de her hâl ve şartta tarih yapan, insanlığa insanca bir tarih armağan eden ruh, Malazgirt ruhu.

Nizamülmülk, büyük bir maarif devrimi yapmıştı; binyılı inşa eden, Batı üniversitelerine de kaynaklık eden muazzam bir medrese devrimi.

Bazı kişiler, Nizamülmülk’ü, Melikşah’a şikayet ederler. Şöyle derler: “Sultanım! Nizamülmülk’ün eğitime yaptığı bu devâsâ yatırımla, İstanbul’u en az iki kez fethedebilirdiniz!”

Ne kadar ayartıcı, değil mi!

İstanbul’u iki kez fethedecek bir gücün başka bir yere harcanması, tek kelimeyle harcanması yani!

İstanbul’un Hz. Peygamber (sav) tarafından müjdelenmiş, İstanbul’u fetheden kumandan ve askerlerinin de takdis edilmiş olduğunu göz önüne getirince hakikaten kışkırtıcı, fenâ hâlde ayartıcı bir gammazlama fırsatı ve aracı!

Melikşah, vezirini çağırır, hesap sormaya kalkışır.

NİZAMÜLMÜLK’ÜN “GECE ORDULARI” BİZİM BİN YILIMIZI KURDU!

Nizamülmülk’ün Melikşah’a verdiği cevap, bizi de silkeleyip kendimize getirmeye yetecek niteliktedir:

“Sultanım! Ben, gece orduları yetiştiriyorum. İlim, fikir, zikir ve ruh orduları. Maddî ordularının ulaşamayacağı yerlere onlarla ulaşabilirsin. İnançlarımızı, ruhköklerimizi her dâim diri tutacak, biz yok olsak bile inançlarımızın yaşamasını sağlayacak tohumları ekiyorum.”

Sözün özü: Maddî ordularınız ne kadar güçlü olursa olsun, gece ordularınız, manevî ordularınız, ilim, fikir, zikir, sanat ve ahlâk ordularınız yoksa, çürümekten ve yok olmaktan kurtulamazsınız.

Malazgirt ruhu bu işte!

Herkesin, her farklı inanç sahibinin altında kendince serinleyebileceği, nefes alıp verebileceği muazzam bir gökkubbe inşa etmek...

Biz yok olsak da, tarihten silinsek de insanlığı yaşatacak, inanç ilkellerimizle insanca bir dünya kurulmasını sağlayacak hakikat medeniyetinin tohumlarını önce insana sonra da hayatını her alanına ekmek...

İnsan yeşertmek...

Melekût âleminden süt emerek, mülk âlemini meleksi meleklerle donatan insan yüzlü şehirler, dünyalar, medeniyetler armağan etmek insanlığa...

Vesselâm.

Yeni Şafak Gazetesi 28 Ağustos 2020 tarihli yasının iktibasıdır.