Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar!
Tarih: 2.8.2017 13:28:47 / 229okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

İmam-Hatip Okulları´nın başlangıçta, o zamanki müfredatı sebebiyle değil, okula gelen öğrencilerin okul dışında, eski müderrislerden, eski mollalardan aldıkları eğitim sayesinde cami cemaatini tatmin edecek evsafta mezunlar verdiğini, önceki iki yazımda anlatmış oldum zannediyorum.
Bizim okuduğumuz dönemde, mezunların bu vasıflarında gerileme oldu.
Mesela, bizim sınıfımızda, Kur´an-ı Kerim´i yüzüne okumakta zorluk çeken arkadaşlarımız vardı. (Yüzüne okumak: Sayfaya baka baka okumak. Sayfadan okumak.)
Benim gibi, ezberi zayıf olanlar da vardı.
Mesela ben, Yasin-i Şerif´in birinci sayfasını ezberlemiştim ama, öteki sayfalarım haşlak bile sayılmazdı.
Haşlak ne demek?
Bir yeri ezberlemek için çalışırsın çalışırsın. Öyle bir noktaya gelirsin ki, biraz daha çalışınca kafana yerleşecek.
İşte, tam ezberlemediğin ama yüzüne okurken çok rahat okuyabildiğin sayfa, ‘haşlak´tır.
Yani, henüz pişmemiş. Sadece haşlanmış.
Ben, Yasin-i Şerif´i, mezun olduktan çok sonra ezberledim.
Dedem vefat ettiğinde, dedemin naaşının başucunda Yasin´i yüzüne okudum. Benden sonra, köyden bir komşumuz, kasketini ters çevirip, euzü besmele çekip ezbere Yasin okuyunca utandım.
Bunun üzerine birkaç gün çalışıp ezberledim.
Fakat hafızlar da vardı sınıfımızda. En iyisi İsmail Kaya´ydı. En yakın arkadaşım Yusuf Er de hafızdı. Dahil Çıkıkçı´yı da hatırlıyorum. Bir de Nurettin vardı. Soyadı şimdi aklıma gelmiyor.
Yani, aralarında cemaati tatmin edecek arkadaşlar vardı ama, çoğumuz –aynı kelimeyi yine kullanayım- ‘haşlak´ mezunlardık.
Biraz da ‘politize´ olmuştuk.
Biraz mı?
‘Biraz´dan çok fazla.
Geceleri afişe yazıya çıkmak, mitinglere gitmek, akşamları dernek lokallerine, MTTB´ye gitmek, Milli Selamet´in seçim çalışmalarına katılmak...
Ülkücü arkadaşlarımız da Ülkü Ocakları´na veya MHP´nin seçim çalışmalarına katılıyordu.
Bizden önce, abilerimiz, lise fark derslerini vererek değişik fakültelere gidebiliyordu.
Bizim dönemimizde üniversiteyle aramızda bir engel kalmadı. Puanı alınca istediğimiz üniversiteye girer hale geldik.
Ben o sene İstanbul Eczacılık´ı kazandım.
Eczacılık´ı, girmek istediğim okulları yazarken, rahmetli Anneciğim, “Oğlum, eczacılık güzel meslek, eczacılığı da yaz” dedi diye yazdım. Puanım yüksek geldi. Mecburen, girdim Eczacılığa.
Siyasetle çok içli dışlı olmamız şöyle bir bakışı da beraberinde getirdi.
‘Ben İmam-Hatip´e imamlık yapmak için gelmedim. Üniversite okuyacağım. Artık kısmetimiz nereden açılırsa, öyle bir hayatımız olacak.´
İyi bir okul. Hadisten, tefsirden, Kur´an´dan, Siyer´den birazcık Arapça´dan haberdar olabileceğin bir orta öğrenim kurumu.
Hiçbir şeyi tam öğrenemezsin.
Ama, şu andığım dersler ve bunlara dair kavramlar hakkında bir fikir edinirsin.
Kendi kültürüne yabancı olmazsın.
İstersen, İlahiyat´a, Yüksek İslam Enstitüsü´ne veya İslami İlimler Akademisi´ne giderek İmam-Hatip´te aldığın bilgilerin üzerine daha esaslı şeyler inşa edebilirsin.
Ya da gider tıp okursun, fizik okursun, mühendislik okursun, siyaset, hukuk okursun.
Çokları için buydu İmam-Hatip.
Yani, okulun ilk kuruluşundaki beklentiler, hedefler, değişmişti artık.
İşin gerçeği, İmam-Hatip okulları, önceliği ‘imam ve müezzin´ yetiştirmek olan tipik bir ‘meslek okulu´ olmaktan çıkmıştı.
‘İmam-Hatip mezunları imam olmayacaksa bu kadar İmam-Hatip okuluna ne lüzum var´ veya ‘Kızlar imam olamadığına göre, niye kızlar İmam-Hatip´e gidiyor?´ şeklindeki ilk bakışta tutarlı görünen ama bize çok saçma gelen sorular bu dönemde tedavüle girdi.
Halbuki biz, arkadaşlarımız, velilerimiz, imamlığı bir hedef olarak seçmemekle birlikte, okulun müfredatından memnunduk.
Oğlum, kızım doktor olsun, avukat olsun ama, Allah´ını, Peygamber´ini, Kitab´ını da bilsin.
Ben memnunsam, anam babam memnunsa, sana ne benim okuduğum okuldan?
Eni konu, bu iki yaklaşımın boy ölçüştüğü bir noktaya geldik.
28 Şubat, ana-baba gözetmeden, hatır matır dinlemeden, geldi, çöktü İmam-Hatiplerin üstüne.
Ama nasıl bir çökme!
Devam edeceğiz.
Biraz yavaş ilerliyoruz ama, ilerliyoruz.

Anahtar Kelimeler: Maddiyat, maneviyat, kanatla, uçan, kuşlar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Güleryüzlü olmayan bir kişi, dükkan açmamalıdır.

Konfüçyus
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
BEYAZ
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Varlığımıza musallat olanlar
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
CEMRE KİTABEVİMİZ VE KİTAP KULÜBÜMÜZ
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
AÇIK KONUŞUN, SEÇİK DÜŞSÜN
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Bir Robinho Vardı Keyif Veren
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
SİVAS İLİ VE İLÇELERİNDEKİ TÜRK DEVRİ HAMAMLARI
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
AZERBAYCAN TÜRKÜ, AZERBAYCAN TÜRKÇESİ 2
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru – Bir Çöküş!
Ergün Diler
Ergün Diler
Anlayacaklar!
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
´Yıldız´ parladı
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
YATAY SOYAĞACI
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Soyumuzu Bulduk mu?
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Nasıl bir çağda yaşıyoruz?
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
KAR YAĞMIYOR YAĞMIYOR
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MEB YÖNETİCİ ATAMA YÖNETMELİĞİ TASLAĞI 2018(2)
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Şîrâz…
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
ŞEHİRDE İMECE
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Kürtler, PKK ve Afrin
Salih Tuna
Salih Tuna
Mustafa Kemal´in şu yoldaşına bak sen
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
YETENEK HARİTASI
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
Türkülerimizi Unutulmaktan Kurtaran Kahraman Muzaffer Sarısözen (1899- 1963)
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
İbrahim KAYA
İbrahim KAYA
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Bir zata mektup
Tarık Sezai Karatepe
Tarık Sezai Karatepe
Roboski: Acının Tarifi Yok!
AKİF EMRE
AKİF EMRE
İran toplumunun gelecek tahayyülatı
İlhan Yüksel
İlhan Yüksel
SİZ HANGİSİNİ İSTİYORSUNUZ.?
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Her gün KARA!..