Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar!
Tarih: 31.7.2017 13:44:32 / 390okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

‘Kuşlar, tek kanatla uçamaz. İki kanadını da çırpması lazım. İnsan da öyle. Hem maddiyat, hem maneviyat olması lazım.´
Kim itiraz edebilir böyle bir ‘önerme´ye?
Karşında ‘maddiyyun´dan bir kimse varsa, sür masaya bu önermeyi. Uçabiliyorsa uçsun bakalım tek kanatla!
Uçuyor herifçioğulları!
Fakat galiba biz iki kanatla daha iyi uçuyoruz.
Genellikle iki kanat aynı kişide olmuyor.
‘Maddiyat´ birinde, ‘maneviyat´ ötekinde.
Uçuş bitince yollar ayrılıyor. Birinin elinde ‘maddiyat´ ötekinin elinde ‘maneviyat,´ hadi güle güle.
Kazvin´de kuşların neden tek kanatla uçtuğu ayrı mesele!
Hayatın cilvelerini bir tarafa bırakalım da konumuza dönelim.
Konumuz İmam-Hatip Okullarıydı. ‘Bizi kurtaracak olan İmam-Hatip nesli´ydi.
İlk kuşak İmam-Hatipliler imtihanla alınıyordu. Yöneticiler, hıfzını, Arapçasını ikmal etmiş adaylardan iyilerini seçip okula kaydediyordu.
Talebeler, kendi ilmi seviyelerinin epeyce aşağısında kalan dini eğitim müfredatında hiç zorluk çekmiyordu.
‘Meslek dersleri´nin yanı sıra, uçmak için gerekli olan ‘maddiyat´ı karşılayacak şekilde, ‘pozitif ilim´ öğreniyorlardı. Biraz da Fransızca, resim, müzik...
Babam, cebir çalışmaya Gülhane Parkı´na gidermiş. Orada mühendislikte falan okuyan gençlere denklem çözdürürmüş. Cebirden ikmal imtihanını öyle geçmiş.
Evde de anlatılıyordu ‘cebir´ sıkıntısı.
Babamın cebir kitabını elime almışım. Babam, “Oğlum, bırak o kitabı onda cebir var” deyince, hemen bırakmışım.
Sade cebir olsa iyi...
Düşünsenize babam, sulu boya ile resim yapacak, resimden not alacak.
İlkokulu dışarıdan bitirmiş bir molla için zor mesele...
Fakat bu gençlerde, cami cemaatini tatmin etmeye rahatlıkla yetecek bir dini ilim müktesebatı var.
Vaaz verebilirler, Kur´an´ı güzel okurlar, kitabı açıp kelime tercümesi yapabilirler, mevlit, kaside okuyabilirler, ne lazımsa hepsini karada havada hallederler.
Böylece ilk maksada ulaşılıyor.
Gidip bir yerden vazife alıp yani bir camiye imam ya da müezzin olup devletin verdiği maaşla hayatını idame ettiriyorsun.
Öyle de yaptılar.
Bunlar, siyasette de ‘iki kanadı olan´ tarafı tutuyorlar.
O tarihte Menderes´i, yani Demokrat Parti´yi.
Sonra, ağırlıklı olarak Milli Selamet´i.
Bir ‘dava´ları var. CHP zihniyetinin merdiven altlarına, bodrum katlarına sıkıştırdığı, vapurlarda üçüncü mevkideki tahta seccadelerin üstünde karşılaşılan ‘müslümanlık´ın zahir olmasını, faik olmasını istiyorlar.
Hakim olmasını da istiyorlar ama, henüz bunu umabilecek kadar özgüvene sahip değiller.
Mehmet Niyazi´nin ‘Varolmak Kavgası´ romanını (Ötüken) gözyaşlarını romanın sayfalarına damlatarak okuyan çok İmam-Hatipli vardır.
Galiba ‘varolmak kavgası´ydı, o zamanki kavgamız.
‘Varolmak kavgası´nın yavaş yavaş bir siyasi mücadeleye dönüştüğü yıllar benim çocukluk yıllarıma denk gelir.
Babam beni bir iki defa Milli Türk Talebe Federasyonu´nun toplantılarına götürmüştür.
Daha sonra ailece sık sık gittiğimiz Üsküdar Din Görevlileri Lokali´nde sahnelenen piyesleri hatırlarım.
Demek ki artık bir çekirdek oluşuyor. Bir ‘ideal´ şekilleniyor. ‘İdeal´ şekilleniyorsa, ‘ideoloji´ de şekillenir.
Bunun İmam-Hatiplerle ne alakası var?
Var. Hareketin ilk ‘insan kaynağı´ köyden şehre gelmiş, İmam-Hatip okullarında hocalarından idealizmle, ‘dava´yla ilgili bir şeyler işitmiş genç adamlar.
Kim hocaları?
Celalettin Öktem ilklerden. Göle mayayı çalan odur. Mahir İz Bey´i hatırlarım. Mehmet Sofuoğlu´nu Mahmut Bayram´ı işitirim. Zekai Konrapa babamlara Siyer dersine geliyormuş. Allah hepsine rahmet etsin.
Babam Düzce´de Hafız Hasan Efendi´nin kursunda hafızlığı ve Arapça´yı tamam ettiği günlerde Zekai Konrapa ile Düzce´de bir cemiyette karşılaşmış.
O sıralar büyük sıkıntı. İmam-Hatip´e gidilir mi, gidilmez mi?
‘İmam-Hatip´e gidersen gavur olursun´ diyen bile var.
Konrapa´ya danışmış. Biraz da tereddütlü.
“Git oğlum” demiş Zekai Bey, “Kimseyi dinleme, git.”
Şimdi zannediyorum, İmam-Hatiplerin ilk kuruluşundaki ‘ruh´un, ‘kalite´nin nasıl bir şey olduğuna dair bir fikir vermişimdir.
İleriki yazılarımda ‘bugünler´e geliriz inşallah.

Anahtar Kelimeler: Maddiyat, maneviyat, kanatla, uçan, kuşlar
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sistemin öteki ‘uzman´ı Bahçeli (25 Eylül 2018 - Salı)
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Herkesin bakmadığı yönden bak dünyaya?

Mevlana