‘Koyun kaval dinler gibi Kur´an dinlemek´
Tarih: 6.6.2017 13:54:01 / 472okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

Yeni Şafak´tayım. CD´lerin mazisi çok eski değil o sıralar. Biz, Hatm-i Şerif CD´si veriyoruz okuyucularımıza. İlanlara başladık.
Bir okuyucumuz aradı. Bursa´dan.
İçtenlikle soruyor.
“Niye Kur´an-ı Kerim CD´si veriyorsunuz?”
Böyle durumlarda enteresan itirazlar gelebiliyor.
Şöyle bir itiraz mümkün mesela, “O CD´lerin içinde Kur´an-ı Kerim var. Postaya veriyorsunuz. Gerekli hürmet gösterilemiyor.”
Veya, “Kur´an-ı Kerim´i dijital ortamlara koymak ‘bereket´i ortadan kaldırır. İnsan, Kur´an-ı Kerim´i mekanik aracılar olmadan okumalı, dinlemeli.”
Eğer bu olsaydı sorusunun ardındaki gerekçe “Doğru söylüyorsun ama şimdiki zamanda insanlara ulaşmanın yollarından biri bu, idare et bizi” derdim.
Bursa´dan arayan okuyucumuzun ‘niye Kur´an CD´si veriyorsunuz´ demesinin sebebi başkaydı.
Diyordu ki...
“İnsanlar CD´yi dinliyor... Koyun kaval dinler gibi. Bir şey anlamıyor.”
Bir açıdan haklı.
(Burada koyunların tarafını tutarım. Bazı insanlar koyunun kaval dinlemesini fazla küçümsüyor. Biliyor muyuz, koyunun kavalı nasıl dinlediğini?)
Yine de izaha çalıştım.
İsmiyle hitap ettim, fakat şu anda maalesef, o arkadaşın ismini hatırlamıyorum.
“Hiçbir Müslüman, Kur´an-ı Kerim´i koyun kaval dinler gibi dinlemez. Ayetleri anlamasalar bile, güzel hislerle dinlerler.”
Biraz sohbet ettik o arkadaşla.
Hurafelerden müştekiydi.
Dedim ki “Hurafesiz Müslümanlık olmaz.”
“Fakat inanmayacaksın.”
İnanmayınca, hurafenin zararı olmaz.
Hatta Metin Abi´ye (Önal Mengüşoğlu) selam gönderdim.
Geçen hafta, “Şov´a yaklaştıkça Kur´an´dan uzaklaşıyoruz” başlığı altında bir yazı yazmıştım.
Komünist rejimin tasallutundan yeni kurtulmuş iki ihtiyar Arnavut´un Kur´an-ı Kerim´i büyük bir mücadele ile, heceleye heceleye, düşe kalka okumalarını gıpta ile anlatmıştım.
Tabii, o iki Arnavut, okudukları ayetleri anlamıyordu.
O zaman, uğraştıkları şey, bomboş, anlamsız, lüzumsuz bir şey midir?
Abesle iştigal midir?
Hiç de değil.
O okumaların güzel olduğu fikrinden beni hiç kimse geri çeviremez.
Bin tane kurra hafızın ettiği hatime değişmem o iki ihtiyarın Allah´tan ecir umarak Kur´an ayetlerini hecelemesini.

Fakat hiç kimse beni şu fikirden de geri çeviremez.
Biz, kullarız.
Mes´ulüz.
Allah´ın kullarına hitabını anlamamız gerekir. Anlamaya uğraşmamız gerekir.
Yazının gazetede çıktığı gün, çok seyrek görüştüğümüz, kendisi ve fikirleri benim için daima kıymetli olan arkadaşım Osman Ağırman bana iki tane mesaj gönderdi.
Biri Aliya İzetbegoviç´in sözü.
Aliya, benim gözümde, -bütün diğer güzel vasıflarına ilaveten- Dakar´a İslam Konferansı´na giderken pantolonunun altına çizgili pijama giyen ve pijamasının paçalarını çoraplarının içine sokan adamdır.
Allah´ın ümmete armağanıdır. Bizim 20. yüzyılımızın yüz akıdır.
Ne dese eyvallah.
Diyor ki Aliya:
“Müslümanlar, Kur´an hayata nasıl uygulanacak sorusundan kaçmak için Kur´an´ın nasıl okunması gerektiği hususunda geniş bir ilim ürettiler.”
İkinci mesajda, bir başka ‘öğretmenimiz´in, Merhum Ali Şeriati´nin imzası var.
(Ali Şeriati´den öğrendiklerim arasında insanların türlü hallerini anlamamızı kolaylaştıran ‘İnsanın dört zindanı´ özel bir yere sahiptir.)
“Okuyan okuduğunu anlamıyor. Dinleyen dinlediğini anlamıyor. Geriye ne kalıyor? Hafızın sesi güzel mi?”
Yazımda Kur´an´ın anlaşılmasına mani bir şey yoktu, hatta, verdiğim misallerden bir iki tanesinde olayın kahramanları dinledikleri ayetleri anlıyordu.
Ben de, Osman´ın, Kur´an tilavetinin tamamen lüzumsuz bir eylem olduğunu düşündüğünü zannetmiyorum.
Ancak, bu mesajları vesile edip bir bahis açabiliriz.
Evet, Kur´an´ın anlaşılması çok önemli, vazgeçilemez ve asla ikame edilemez. (Yani yerine bir şey konulamaz.)
Hepimizin, Kur´an-ı Kerim´i anlamakla ilgili bir fikri hatta bir öyküsü vardır.
Ben kendiminkileri dökeyim ortaya.
Şimdi yerim bitti. İnşallah başka zaman.

Anahtar Kelimeler: Koyun, kaval, dinler, gibi, dinlemek
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bulabilirsen, ver mehteri (07 Eylül 2018 - Cuma)
‘Hedef küçültme´ zamanı (04 Eylül 2018 - Salı)
‘İdlib kapanı´ (30 Ağustos 2018 - Perşembe)
Siyasetsiz Bayram (24 Ağustos 2018 - Cuma)
41 dereceden 39,5´a (17 Ağustos 2018 - Cuma)
Üzülmek (03 Ağustos 2018 - Cuma)
Gitmez sanıyorduk, gitti (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Yeni sistemin ilk günü (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
‘Yetiş hocam minareyi kesiyorlar!´ (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Seçimden önceki son ‘dip dalga´ (28 Haziran 2018 - Perşembe)
Tartışmasız, Erdoğan zaferi (25 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz (05 Temmuz 2017 - Çarşamba)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dağlar nice yüksek ise,yol onun üstünden geçer.

Yunus Emre