Köy ve Şehir Ramazanları
Tarih: 1.7.2015 10:37:48 / 807okunma / 1yorum
İbrahim KAYA

Anadolu köylerinde çocukluk heyecanı içinde gelmesini dört gözle beklediğimiz, vasıl olduğumuzda tarifsiz mutluluklar yaşadığımız, gitmesini ise hiç mi hiç istemediğimiz Ramazanlarımız vardı bizim...  Her ne kadar sahurdan, iftardan, teravihten ibaretmiş gibi görünse de Ramazanlarımız vardı bizim bin bir güzelliği bir arada yaşadığımız ve aklımızdan hiç çıkmayan... 

       Sahurda gaz lambasının sihirli ışığıyla niyetlendiğimiz, gündüz güneşin sıcaklığıyla susadığımız, iftarda bayram ettiğimiz Ramazanlarımız vardı…  Çoğu zaman düğülcek çorbası, herle, bulgur pilavı, bulama aşı, patates mıhlaması, hamur sıkması, ufacıklı gibi yemeklerden bir tanesinin yanında taze peynir ve sıcak kömbenin olduğu sahur ve iftar yemeklerimiz vardı bizim… Tadı damağımızda kalan...

       Teravih namazlarımız vardı bizim, cümbür cemaat hazır bulunduğumuz… Ayrılık düşüncesiyle üzgün, çocukluk hevesiyle neşeli, ihtiyarlarımızın geçmişe özlem dolu bakışıyla da biraz buruk kutladığımız bayramlarımız vardı bizim…

       Ve ileriki zamanlarda tekrar tekrar hatırlanmak üzere akıllarda yer edinerek, farklı güzellikleriyle bir Ramazan daha böyle nihayete ererdi… Ve giderdi harikalar diyarına...

       Bütün bu güzelliklerin üzerine bir de şehir Ramazanları vardı,  köy Ramazanlarından farkını büyüyünce daha iyi anladığımız… 

        Anlatılanlardan öğrendiğimiz kadarıyla şehir Ramazanlarında zengin sahur ve iftar sofraları oluyormuş... Adını bilmediğimiz, tadını hayal bile edemediğimiz yemeklerle donatılıyormuş masalar... Çeşit çeşit salatalar,  kolalar, meyve suları, tatlılar yerlerini alıyorlarmış...

        Onlar çeşit çeşit nimetleri iştahla yemeye başlıyorlardı… Biz de besmeleyle bir yudum su içtikten sonra elimize kömbeyi alıp kaşıklıyorduk düğülcek çorbasını doyana kadar...

       Şehir Ramazanlarında iftardan sonra yeni bir hayat başlıyor ve bu hayat bazen sahura kadar devam ediyormuş...  İnsanlar dalıyorlarmış şehrin ışıklı dünyasına... Çadırlar, panayırlar kuruluyor ve akşamları eğlenceler düzenleniyormuş şehir merkezlerinde... Gezmeleri, eğlenceleri, oyunlarıyla sanki bir başka âlem olduğu hissine kapılıyorduk şehir Ramazanlarının…       

       Büyüdük şehir Ramazanlarının içinde bulduk kendimizi… Aslında o kadar da büyüleyici olmadığını gördük… Ve fark ettik ki şehir Ramazanlarının yanında köy Ramazanları daha sıcak, daha samimiydi galiba…

       Ama yine de bütün zaman, mekân ve insanlarıyla ne güzeldir şu bizim memleketimiz... 

Anahtar Kelimeler: Şehir, Ramazanları
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
aliye muhassiloğlu
1.7.2015 15:06:43
mükemmel diline sağlık.Hayırlı ramazanlar.
Yazarın Diğer Yazıları
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Kudüs İslam´ındır! (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Dilde Birlik (31 Ekim 2017 - Salı)
Okumuyoruz! (07 Eylül 2017 - Perşembe)
15 Temmuz Ruhu (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Ramazan Yazıları-VI (27 Haziran 2017 - Salı)
Ramazan Yazıları-V (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-IV (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Ramazan Yazıları-III (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-II (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Ramazan Yazıları-I (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Dün, Bugün ve Yarın… (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
Öyle mi? (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
Ne Mutlu (14 Şubat 2017 - Salı)
Ey Halep! (03 Ocak 2017 - Salı)
Ah Halep! (29 Aralık 2016 - Perşembe)
Başaramayacaksınız! (20 Aralık 2016 - Salı)
Köy Okulları (11 Kasım 2016 - Cuma)
Eğitimde Okul-Aile İşbirliği (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Vatan Evladı yahut Vatan Haini Olmak! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Kahraman Millet (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sivas´a Doğru (15 Temmuz 2016 - Cuma)
Hesap Günü (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Gazze´nin Kınalı Kuzuları (11 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Hz. Peygamber (sav) ve Gençlik (22 Nisan 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-IV (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
Edebiyat Notları-III (12 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-II (05 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-I (29 Ocak 2016 - Cuma)
Başka Türkiye Yok (30 Ekim 2015 - Cuma)
Kurban Nedir? (22 Eylül 2015 - Salı)
Lanet Olsun Hainlere… (15 Eylül 2015 - Salı)
Muhsin Kaya ve Sivaslılar Vakfı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Boş Dünya… (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
Birlik Olmak (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Memleketimiz Özümüzdür (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Bayram O Bayram Ola (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Zulüm Asla Payidar Olamaz (14 Temmuz 2015 - Salı)
Herkes İçin Ramazan (07 Temmuz 2015 - Salı)
Ramazan Oyun ve Eğlence Ayı Değildir (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Ramazan-ı Şerif ve Oruç Üzerine (23 Haziran 2015 - Salı)
Köyümüze Ramazan Gelince (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
İnanarak Yaşamak (09 Haziran 2015 - Salı)
Köylerimiz (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Sivas Kitapları (26 Mayıs 2015 - Salı)
Sivas Benim Memleketim (19 Mayıs 2015 - Salı)
Okumuyoruz (12 Mayıs 2015 - Salı)
Şehirlerin Sultanı Sivas (05 Mayıs 2015 - Salı)
Şu Talebelik Zor İş! (28 Nisan 2015 - Salı)
Birlikte Yaşama Ahlakı (21 Nisan 2015 - Salı)
Kutlu Peygamber (14 Nisan 2015 - Salı)
Hayatı Ertelemeden Yaşamak (31 Mart 2015 - Salı)
Baharla Birlikte Gelen (25 Mart 2015 - Çarşamba)
Çanakkale... Çanakkale... (17 Mart 2015 - Salı)
Eğitim Üzerine (03 Mart 2015 - Salı)
Baharı Beklerken (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bismillah! (17 Şubat 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İki düşman arasında öyle konuş ki, barıştıklarında utanmayasın.

SADİ