Yusuf Kaplan


Koronavirüs darbesi: Medyatik gladyatörler ve küresel soykırım!

Koronavirüs darbesi: Medyatik gladyatörler ve küresel soykırım!


Büyük bir virüs salgını var ve herkes, bütün dünya, dünyanın bütün belli başlı güçleri, güç odakları, sadece paçalarını kurtarmaya bakıyor!

Resmin sadece küçük bir bölümü, görünen yüzü, bu.

Resmin görünmeyen yüzü ise, korkunç!

Herkes birbirinin altını oymakla meşgul!

Böylesine büyük bir küresel felâkete karşı ortak mücadele ruhu geliştiremedi insanlık. Bu durum, dünyaya çeki düzen veren bütün Batılı küresel kurumların da, bizzat küresel sistemin de insanlık adına iflasının bir göstergesidir!

Ama parsayı kapanlar da yine onlar! “Malı götürüyorlar”, el ân!

Bu felâketi hazırlayanlar da onlar zaten!

Batılıların kurdukları bütün uluslararası kurumlar çöktü! Birleşmiş Milletler, Dünya Sağlık Örgütü ve geride ellerini ovuşturan, salgın sonrasını iple çeken para babaları, Uluslararası Para Fonu IMF, Dünya Bankası gibi sistemin lordları, sadece seyrediyorlar, kaosun büyümesini bekliyorlar!

Dünyayı büyük bir savaşın eşiğine sürüklüyorlar adım adım...

Önce büyük ekonomik krizler, çöküşler gelecek, ardından paylaşım savaşları, gücü gücü yetene Darwinci doğal seleksiyon yasaları devreye girdirilecek...

Darwinci doğal seçim yasaları zaten fenâ hâlde işliyor: Dünyanın en mazlumları, en sahipsizleri, en âcizleri “temizleniyor”! Nüfus kırım operasyonu bütün hızıyla sürüyor, anlayacağınız!

Salgın sonrası çok tehlikeli bir süreç yaşanacak. O yüzden çok iyi hazırlanmamız gerekiyor. Siyasî kaygıları bir tarafa bırakarak kenetlenmemiz şart! Yoksa belimizi doğrulatmayız Allah muhafaza!

GLADYATÖRLERE DÖNÜŞEN MEDYATÖRLER VE EFENDİLERİ!

Muhbirle muhabirin kolları arasında nefes alıp veriyor ağdaş insan. Çağdaş değil, ağdaş bu insan.

Muhbir’in gizlice yaptığı işi muhabir yani medya açıktan yapıyor; sözümona açıktan ama çaktırmadan, ayartarak, ürettiği görüntüleri “gerçek bu!” diye satarak...

Adına haberci deniyor muhabir’in. Haber veren, insanları bilgilendiren biri muhabir, değil mi? Gerçekten öyle mi, peki?

Hayır! İmaj oluşturan, sahada çekilen ham görüntüleri masada, kurgu masasında bir dolu işlemden geçirerek, üstelik de ayartıcı ve zihinlerimizi kolonize edici bir işleme tâbi tutarak, bin bir şekil vererek tüketime sunan, izleyiciyi kapitalistlere satan “ucuz biri”!

Genellemek istemem ama tanık olduklarımız bu tabloyu doğruluyor.

Medyacılar yok, medyatörler var artık; Roma’nın insan katleden gladyatörlerinin yerini, gerçekleri katleden medyatik gladyatörler aldı!

Trump’ı şeytanlaştırdılar! Matah bir adam değildi Trump ama adamı öyle bir şamar oğlanına çevirdiler ki, medyatör silahşörlerin imaj bombardımanıyla galeyana gelen, beyinleri yıkanan kitlelerin yönlendirilmesiyle, güdülmediyse seçimleri kaybetti -sayıldı- Trump!

DEMOKRASİ’NİN BİTİŞİ, DROMOKRASİ’NİN ZAFERİ!

Amerikan seçimleri, demokrasinin bitişi, dromokrasi’nin (hız, haz ve ayartı düzeninin) zaferidir. Kazanan Biden değil, medyanın gerisindeki küresel baronlar, medyayı kukla gibi parmağında oynatan gladyatör lordları küresel kapitalist sistemin!

Yeni bir dünya kurmak istiyorlar...

Bu dünyanın böyle gitmeyeceğini çok iyi biliyorlar. O yüzden felâketlerle insanlığı terbiye etmeye, sürüleştirerek diz çöktürmeye çalışıyorlar rakiplerine, rakip gladyatörlere!

Küresel bir darbe yiyor bütün insanlık!

Üç beş kartelin sahibi, küresel sisteme yön veren baron, insanlığı fenâ hâlde aşağılıyor!

Amerikan imparatorluğu filan yok. Baronların kontrolündeki medya imparatorlukları var! Amerika’yı parmaklarında oynatıyorlar! İnsanlığın aklıyla oynuyorlar! Sonra da, önlerine çıkan herkesi silindir gibi ezip geçiyor bu ruhsuz, aşağılık adamlar!

MARLON BRANDO’YU KAHRINDAN ÖLDÜRMÜŞERDİ!

Marlon Brando’yu hatırlayın...

Actor’s Studio’nun metodist oyunculuğunun en parlak, en yetenekli isimlerinden Marlon Brando’yu.

Adamcağız bir laf etti, sadece Amerika’yı değil dünyayı dar ettiler adama! “Hollywood’a Yahudiler hâkim” dediği için bütün dünyada öyle bir linç ettiler ki, devâsâ medyatik güçleriyle saldırdılar ve Brando, kahrından öldü gitti bu dünyadan!

Çok net söylüyorum: Hepimizi, özellikle de küresel sistemin insanlığı aptallaştırmasına, sürüleştirmesine isyan eden, hatta sadece dikkat çeken herkesi bu dünyada yaşadığına pişman ediyor bu küresel kapitalizmin ağababaları!

SALGIN MI, KÜRESEL DARBE Mİ?

Burada artık sorulması gereken tek soru kalıyor geriye: Koronavirüs, bir salgın mı yoksa askerî, stratejik bir operasyon mu, küresel bir darbe mi?

Yaşadıklarımız, aşıyla ilgili yapılan iğrenç spekülasyonlar, üretilen yanlış-gerçek ürpertici haberler, koronavirüs’ün gerçekten bir salgın olmayabileceği gerçeğini güçlendiriyor.

Şunu söyleyebiliriz: Aşıyı bulan ülke veya o ülkedeki bir güç, virüsü de üretmiş olabilir.

Bütün dünya zor bir süreçten geçiyor... Tarihte benzerine pek az rastlanan bir operasyonla, küresel bir soykırımla karşı karşıya olduğu söylenince bütün dünyanın, çok geç kalmış olabilir insanlık, yarın...

O yüzden sorun’un ne olduğu, nereden kaynaklandığı sorusunun cevabı verilebilirse, bu virüsle mücadele etmemiz daha kolaylaşabilir.

Yeni Şafak Gazetesi 30 Kasım 2020 tarihli yazısının iktibasıdır