Körleşme
Tarih: 21.8.2017 18:01:38 / 304okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

Hayır, Elias Canetti´nin kütüphanesine kapanıp kimseyle iletişim kurmayan Sinoloji uzmanı Prof. Kien´in dış dünyaya karşı nasıl körleştiğini anlattığı o müthiş romanından, Körleşme´den bahsedecek değilim. İnsanın gerçeklerden kopup körleşmesine yol açan başka problemler de var. Mesela aşırı sevgi ve hayranlık yahut aşırı öfke ve nefret...
Aşırı sevgi, eskilerin tabiriyle fart-ı muhabbet, münferit olarak yaşandığı ve karşılık bulduğu takdirde edebiyata ve efsanelere konu olan büyük aşklar doğabilir; ama mesela Hitler gibi bir lidere kütlevi bir hayranlık ve tapınma histerisine dönüşürse, insanlık için felaket olur. Bunun tersi de doğrudur. Beğenmediğiniz bir lidere veya düşünce adamına sizden farklı düşündüğü için eleştirici bir tavırla muhalefet etmek yerine nefret kusarak yaptığı iyi şeyleri bile yok sayıyorsanız, bu da bir körleşme, hatta bir çeşit esarettir.
Şu gerçeği unutmamak gerekir: Çok sevdiklerimizin hatalarını görmez veya görmezden gelir, nefret ettiklerimizde ise hatadan, kusurdan başka bir şey görmeyiz. Nefret, insanı bazan “Düşmanımın düşmanı dostumdur” dedirterek ihanete bile sürükleyebilir. Uzak ve yakın tarihimizde böyle ihanetler çoktur.
***
Yakın tarihimizle ilgilenenlerin çok iyi bildikleri bir örnek: İngiltere´nin sömürge siyaseti hakkında hiçbir fikre sahip olmayan Jön Türkler, 19. yüzyılın sonlarında, Güney Afrika´da bağımsızlık savaşı veren Boerlere karşı İngilizlerin galibiyetini temenni ettiklerini bildiren bir belge hazırlayıp imzalamış, İngiltere sefiri Sir Nicholas O´Connor´a takdim etmişlerdi. Niyetleri, bu yolla Sultan II. Abdülhamid´in İngiltere´ye karşı yürüttüğü “hasmâne” politikayı aslında halkın ve aydınların benimsemediğini isbat etmekti.
Mehmed Rauf, hatıralarında bu teşebbüsün arka planını bütün açıklığıyla anlatıyor. Ona anlatan da olayın baş aktörlerinden Tevfik Fikret´tir.
Hikâye şöyle: Arnavut İsmail Kemal Bey, bir gün İngiliz sefiriyle konuşurken söz dönüp dolaşıp Türklerin Meşrutiyet idaresine lâyık bir millet olup olmadığına gelir. İsmail Kemal Bey bu hususta bin dereden su getirirse de “Türkler daldıkları bu uyku içinde Meşrutiyet´i ne yapacaklar?” diyen elçiyi ikna etmekte zorlanır ve gerekirse canlarını seve seve verecek Meşrutiyet taraftarları bulunduğu, ancak bu hususta İngiltere gibi “terakki ve temeddün taraftarı” bir devletin kendilerine yardım etmesi gerektiği yolunda heyecanlı bir nutuk söyler.
Elçinin verdiği karşılık düşündürücüdür: “İngiltere bu vazifeyi belki kabul eder, fakat önce Türklerin kendisine bu liyakati ispat etmeleri lâzımdır.”
Yakın tarihimiz, biraz da Batı´ya liyakatimizi ispat etme tarihi değil mi?
***
Sir Nicholas O´Connor´ın sözün-deki aşağılamayı ya anlamayan yahut anlayıp da sineye çeken İsmail Kemal Bey, münevver Türk gençlerinin liyakatlerini ispat için bir heyet kurarak Transval savaşında kendilerine galibiyet temennilerini bildirebileceklerini söyler. O´Connor da bu cesareti gösterecek Türk gençlerini büyük bir memnuniyetle kabul edeceğine dair söz verir. Bunun üzerine İsmail Kemal Bey, başta Tevfik Fikret olmak üzere birçok Servetifünuncuyla temasa geçer.
Müsveddesini İsmail Safa´nın hazırladığı metin, Hüseyin Siret tarafından temize çekilmiş ve aralarında eskilerden Sami Paşazâde Sezâî ile Tevfik Fikret, Mehmed Rauf gibi meşhur Servetifünuncuların da bulunduğu çok sayıda aydın tarafından imzalanmıştır. 20 Kasım 1899 günü, Hüseyin Siret, İsmail Safa, Ubeydullah, Zehavizâde Cemil Sıdkı, Abdülhamid Zehravî ve gençlerden sekiz on kişi toplanarak İngiliz Sefareti´ne gider, İngiltere´nin galibiyetinin temenni edildiği metni O´Connor´a takdim eder, hatta gerekirse Güney Afrika´ya gidip İngiltere saflarında savaşabileceklerini söylerler.
Tuhaf olan, bu grupta fikrin asıl sahibinin, yani İsmail Kemal Bey´in bulunmamasıdır.
***
Sultan II. Abdülhamid´in İngiltere´ye hiç güvenmemesini İngiliz taraftarı olmak için yeterli gören ve padişaha duydukları düşmanlık yüzünden İngilizlerin dümen suyuna giren Jön Türkler, İngiltere´yi dünyanın en medeni ülkesi, İngiliz yönetimini de en insanî yönetim zannediyorlardı. Bu körlük, akıl almaz aptallıklar yapmalarına sebep olmuştu. Mesela bir grup Jön Türk, İkinci Meşrutiyet´in ilânından hemen sonra İstanbul´a dönen daha sonraki İngiliz elçisi Malet´i Sirkeci İstasyonu´nda coşkun bir tezahüratla karşıladılar, hatta arabasını, atları çözüp kendileri çektiler.
Daha şaşırtıcı bir misal mi istiyorsunuz? Askerî Tıbbiyeli bazı öğrenciler de, bir ayaklanma sırasında, ne kadar hürriyetçi olduklarını göstermek için okullarına İngiliz bayrağı çekmeye kal kışmışlardı.
Büyük bir hükümdar olduğu şüphesiz olan Sultan Abdülhamid´in hatadan münezzeh olduğunu zannetmek, her kararında ve uygulamasında hikmet ve keramet vehmetmek de bir çeşit körleşmedir.
***
Son zamanlarda da bu anlattıklarıma benzer tuhaflıklar yaşıyoruz. Sür´atle akl-ı selime avdetten başka çaremiz yok. Aşırı sevginin veya nefretin körleştirdiği insanlara değil, doğruya doğru, yanlışa yanlış diyebilenlere ihtiyacımız var.
ÖZÜR
Perşembe günkü yazımın son cümlesindeki “Malazgirt Zaferi´nin 900. yıldönümünde…” ibaresinin doğrusu şöyledir: “Malazgirt Zaferi´nin 950. yıldönümünde…” Düzeltir, özür dilerim.

Anahtar Kelimeler: Körleşme
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
Karga muhabbeti (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Kıyamet günü herkes birbirinden davacı olur. Hatta tokuşan koyunlar bile..

Hz. Muhammed