Berat Demirci


KORKAKLARIN KORKU İMPARATORLUĞU

KORKAKLARIN KORKU İMPARATORLUĞU


Amerika’nın nadir dehalarından Orson Welles’in sinema yönü, televizyonculuğu hiç olmasa bile bir radyo tiyatrosu ile unutulmazlar arasına girerdi. Mevzu artık internete düşmüş ve herkese açık hale gelmiştir. Mesleğimin ilk yıllarında fiyakalı fiyakalı anlatırdım oysa. ABD’nin ne kadar korkak insanlardan oluştuğunu söyleyerek bitirir; “Bu namussuzlar…” diye mevzuyu toparlardım. Yine öyleyim. Amerika’yı, Amerikanlıları, Amerikancıyı sevmem; bu dünyanın en büyük terör unsuru olarak görürüm. Bütün terör örgütleri Anglo-Amerikan yapımıdır. ABD ve İngiltere başroldedir, diğerleri figürandır. Bir ülke için Amerika ile iş yapmak demek, bağımsızlığını tehlikeye atmak demektir. Biz de attık maalesef ama Yunanistan gibisi dünyada yoktur. Yunanıstan ABD’nin 51. Eyaletidir artık.

Welles. bir radyo tiyatrosu canlandırır, yeni nesiller bilmez bizim için adeta dizi filmdi. Tiyatroda, Marslılar dünyaya inmiş ve işgale başlamışlar; Newyork’a yaklaşmışlar. Kopyala yapıştır yapıp zamandan tasarruf edelim:

“Tüm Amerika bir kaosa sürüklendi.

Polis, itfaiye ve ambulansların telefonları, radyoların, gazetelerin telefon santralleri kilitlenmişti.

Çoğu yerde hayat felç oldu. Sokaklarda delice kaçışan on binlerce insan görüldü. İnsanlar telefonlarla sevdiklerine veda ediyordu.  Kimisi de yanına birkaç parça bir şey alıp arabalarına atladı, şehirlerden kırsal kesimlere kaçmaya çabaladı. Şehirle taşra arasındaki bağlantı yolları kilitlendi. Sokaklarda ellerinde av tüfekleri ile uzaylı avlamaya çıkanlar oldu.

Kimisi de çareyi Tanrı’da aradı. Onlarca kilisede kurtuluş için ayinler düzenlendi. Ağlayarak Tanrıya dua edildi.

Bu arada stüdyodakiler, dışarıda yaşananlardan habersiz bir şekilde yayına devam ettiler. Hala evlerinde yayını dinlemeye devam edenler, pencerelerini, kapı pervazlarını zehirli gazdan korunmak için ıslak havlularla kapattı.

Bu arada New York emniyeti radyo binasını bastı. Hemen bir duyuru yapılması istendi.H. G. Wells’e ait Dünyalar Savaşı adlı eserin, Orson Welles ile Merkür Tiyatrosu tarafından sahnelenişini dinlemektesiniz.’ duyurusu yapıldı.

15 dakikada bir bu duyuru tekrarlansa da insanları sakinleştirmeye yetmedi.”

Hikâye bu ve bence Amerika halkı kendisinden güçlü gördüğü biriyle asla savaşmaz. Kendileri korkak olduğu için rahat içinde yaşamak için tüm dünyayı korkutmaktadırlar. Atom bombası atan ABD, Japonya’yı basan marslılar gibidir ama Japonlar, Amerikan halkıyla mukayese edilmeyecek düzeyde cesur ve onurludur.

Bu radyo tiyatrosu değil gerçek. PKK İsveç’i basar ve oraya yerleşmek istediklerini belirtir. Bazı batı hayranı öküzlere göre, demokrasileri çok ileri olduğu için PKK’lılara oturma izni verdiklerini söylemektedir. Hayır, öyle değil! Korkularından. Apo bunların başbakanlarını öldürttü ve ödleri koptu. Çünkü lüks içinde yaşıyorlar, para bol; yiyorlar, içiyorlar, geziyorlar. Savunmalarını ele bırakmışlar, bol bol da silah üretip Türkiye’ye karşı terörist besliyorlar. Şimdi Amerika’nın 52. Eyaleti olmaya adaylar. Nüfusları beş milyon, tam Platonun hayalî adası kadar yani… Platon, ütopyasında nüfusu beş milyonla sınırlar. Finlandiya(5,531 milyon), Norveç(5,379 milyon) beş milyonluk nüfuslarla bir hayal ülkesi, demokrasinin zaferi vs. gibi bilinirdi. İsveç (10,35 milyon) biraz fazla ama şehirleri itibariyle bakıldığında düzmece bir bütünlük olduğu görülür. İşin garibi İsveç, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en büyük üçüncü ülkedir.

Fiyakaları acayip bozuldu. Kalleş, korkak ve sahtekâr olduklarını bütün dünya öğrendi. Sarışınlık, mavi gözlülük dışında özelliği olmayan bu ülkelerin ne kadar zavallı ve bağımlı olduğunu umarım şımarık halkları da anlar. Rus tehdidi, PKK gibi de değil; savaşmayı bilmeyen ama ABD’ye vekâleten Türkiye’ye çemkiren bu ülkeler üç günde Rus tebaası olur. Çırpınsınlar bakalım.

Ukrayna savaşı çabuk bitmezse, korkunun ne ittifaklara yol açacağını hep birlikte görürüz. Görmeyelim elbette… Savaşın sevilecek hiçbir yanı yok.