Kitabımsın kitap
Tarih: 28.4.2018 11:34:29 / 162okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Kütüphanelerimizde bulunan çok sayıda yazma kitaplar bilim dünyasının ilgisini çekiyor. Yazımızın başında da değindiğimiz gibi, yazma kitap denilince akla Türklerin geleneksel sanatlarından olan hat, ebru ve tezhip sanatları geliyor.

İşte bunlardan da bir kaç cümle söz etmek istiyorum. Hat sanatı. güzel yazı ve yazı kompozisyonlarında süslemelerin kullanılması diye tanımlanabilir. Köşeli harflerde çivi yazısını hatırlatan “Kufi” yazı türlü geometrik süslemeye uygun olduğundan çokça kullanılmış. Daha seri yazılması gereken kitaplarda akıcı bir yazı karakteri olan “nesih” doğmuş. Önemli yazı türleri arasında, kufi, sülüs, muhakkak, reyhani, nesih, celli, rit´a, nestaalik, divani ve siyakat sayılabilir. Kağıt süsleme sanatı olan ebrunun Türkistan´dan İpek Yoluyla İran´a oradan da Anadolu´ya geçtiği sanılmakta. Kitap ve yazıları süslemekte kullanılan ebru sanatı Osmanlılarda çok gelişmiş. Topkapı Sarayı´nda çok eski ebru örneklerini bulmak mümkün. Eski ustalar dalgalı ebru yanında süslü şekiller ve çiçekler de yapardı. Bu şekillerden ebruları kimin yaptığı anlaşılmaktaydı. Osmanlılarda kitap süsleme sanatlarından olan tezhip, nakkaşlar elinde hat sanatı ile birlikte gelişti. Fatih devrinden itibaren tezhip sanatında zengin motif düzenlemeleri yapılmaya başlandı. Nilüfer, ıtır, yaprak, lale, karanfil, bulut gibi motifler değerli eserleri süsledi.

Kitap. Kağıt, kalem konulu yüzlerce manimiz var. Anadolu´muzun çeşitli yörelerinde söylenen manilerden birkaçını anımsıyorum. Mani kitabını açtım / Manileri hep saçtm / Ben utangaç bir kızdım  / Yüzümü sana açtım. Ağaçlar kalem olsa, / Yapraklar kâğıt olsa  / Sığmaz kitaba derdim  / Denizler mürekkep olsa. Pencereden bakıyor. / Kitap almış okuyor,  / Elinde bir deste gül / Yel vurdukça kokuyor. Gergefi dokuyalım /  Kitabı okuyalım  / Çalışan kazanıyor  / Aklımıza koyalım. Çağlar ötesinden matbaa ile tanışan Türk ulusu, talihsiz bir tutuculuk sebebiyle bu konuda batının üç yüz yıl gerisinde kalınca özellikle Anadolu´da kitaplar, kıraathanelerin sınırlı imkânlarının ötesinde evlerimizin raflarını dolduramadı. Acıdır ama analarımız, bacılarımız kitabı belki uzaktan bir tabu gibi gördüler, ancak ellerine alıp, onunla haşır haşır neşir olamadılar. Bu açığı nasıl kapattık sorusu akla gelebilir ve önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, bu ulusun bir ölüm kalım kavgası olan bir mücadelede bir fazla insanın çok önemli olduğu, sakatların bile yardımına ihtiyaç duyulduğu, köyde beşik sallayan elin mermi sandıklarına yapıştığı bir dönemde askerlik çağına girmiş okuyanları tecil, okutanları terhis ettirmişti. Bu en sıkışık anlarda bile okuyan ve okutanlara milli savunmaya eşdeğer önem veren görüş ve anlayışın, üç yüz yıllık açığı kapamamızda en büyük etken olduğunu söyleyebiliriz. Arif Nihat Asya bir yazısında kitabın ağaçla çiçekle akrabalığını vurgular. Bir başka yazısını da şöyle sürdürür: . “...Gösterişsiz kabına bürünmüş, uyuyorsun şimdi. Uyu, ey kitap, uyu..  Günü gelecek, uyanacaksın. Bir gülün, bir şark lalesinin açılışıyla açılacaksın. Rengin olacak, kokun olacak; altın kanatlı arıların, altın kanatlı kelebeklerin olacak. Bayrak tanıyacak seni... Toprak tanıyacak seni, gözler, yıldızlar, dudaklar tanıyacak; okuyacak seni! Yapraklarını kanat yapıp uçabilenler neslinin geleceğine ben inandım... Sen de inan, ey kutlu kitap! Ben unutmadım seni: gecelerin bile okuyabileceği bir aydınlık yazın vardı... Kendini küçük görme, ey kitap, kitabımsın! Sayfaların, bir güzel yüz olup gülümseyecek.. uyanacaksın iki kabını iki yanına açıp gerineceksin .. yaprakların, kanat olduklarını hatırlayacaklar.. Kızlarımız aynanda tarayacak saçlarını.. Senden uzaklaşanlar, sana dönecekler... Senden af dileyenler olacak! Çevremizde ateş böcekleri gibi pırıl pırıl uçuşan noktalarınla gökleri yeniden yıldızlayabileceğiz. Kitaplardan kovulmuş destanımızı kitaplara çağırabileceğiz! Törensiz, nutuksuz ve sessiz,  fakat sevinç yaşlan ile açacağız seni! Ben elimde kesilmemiş yapraklarını kesecek kudreti görüyor. Lakin seni açmak zevkini oğlum tatsın diye bu işi ona bırakıyorum. Sen çiçekler gibisin; baharı beklemeyi bilirsin ey çiçeğim kitap, destanım kitap. Kitabım kitap.” (+) (+) Arif Nihat Asya, Çekirdek I s. 69 Ötüken Yayınları İst. 1975

Anahtar Kelimeler: Kitabımsın, kitap
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Vehip Sinan (16 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Asker ocağı ana kucağı (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Bayrak (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Nurettin Özdemir ve vatan tanımı (12 Temmuz 2018 - Perşembe)
Ayran mı şerbet mi? (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Bektaşilerden kulak küpesi (09 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Şakşakçılar goygoycular (05 Temmuz 2018 - Perşembe)
Toprakdan dışarı olmak (02 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Ah Yemen ! (29 Haziran 2018 - Cuma)
Gönül dostluğu (24 Haziran 2018 - Pazar)
Erdoğan Alkan (22 Haziran 2018 - Cuma)
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Öldükten sonra yaşamak isterseniz, kalıcı bir eser bırakınız.

HZ.ALİ (R.A)