Kırsalda neler oluyor?
Tarih: 15.9.2017 14:04:57 / 259okunma / 0yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Allah nasip etti ve ülkemizin birçok yerini gezdik. Yeni hayatlar tanıdık. Beni heyecanlandıran varmak, ulaşmak, kavuşmak değil, yolda olmak duygusudur. Yolda olmak güzeldir. Akıp giden tarlalar, ağaçlar, insanlar, evler. “Her şey akar.” Bu size fâniliği, gelip geçiciliği hatırlatır.
Bazen planlı, bazen de plansız yolculuklar yaptık. Mesela Osmanlı´nın doğduğu ve ilk adımlarını attığı toprakları sistemli bir şekilde gezdik. Tarihî güzergâhları, eski yolları ve yerleşimleri takip ettik. Söğüt ve Domaniç´ten başlayan yolculuğumuz ilk fetihlerin izlerini sürdü. Yenişehir´den Samsa Çavuş köyüne kadar. Kaleler ve kurucu babalar. Belikoma kalesi ve Dursun Fâkih, Şeyh Edebali türbesi. Askerî ile dinî. Türklerin kurduğu ilk köylere gittik: Akdoğan, Umurbey, Kınık. Kimi dağda, kimi yamaçta.
Bu coğrafyayı gezerken, Yunan işgalinin izlerini de görmeniz mümkün.
Bazı yerleri birden ve ondan fazla ziyaret ettik. Oralarda yeni dostlar edindik. Zorlu ve dokunaklı hayatlara şahitlik ettik. Anadolu insanın fedakârlığını, vefasını bildik. Hiç ummadığımız ve bayındır bildiğimiz yerlerde inanılmaz bir yokluk ve yoksullukla karşılaştık. ‘İhmal edilmişlerdi´ demiyorum, adeta bir ihmalin içine doğmuşlardı. Buna rağmen devletten şikâyetçi olmuyor, hürmet ve sadakat gösteriyorlardı.
UNUTULMUŞ KÖYLER, BELDELER
Karadeniz bölgesinden Anadolu´nun içlerine kadar geniş bir sahayı da gezme, tanıma imkânım oldu.
Dağların içinde, vadilerin arasında, bozkırın bir köşesinde unutulmuş köyler, beldeler gördüm.
Tamamen kurumuş köylere ulaştık. Mezarlıkları inceledik. En son defin hangi tarihte yapılmış, ona baktık. Hiçbir iz bırakmadan gitmiş hayatlar, hatıralar. Bir kuşun dala konduktan hemen sonra uçması gibi. O dalda ne kalır?
Bazı yerlerin kaderi yüzlerce yıldır neredeyse hiç değişmemiş. Basit ifadeyle söylersek; sadece asker ve vergi için hatırlanıyorlar. Tek yenilik bu: Bir de oy zamanı akıllara geliyorlar. Yatırım sıfır. Hizmet yok.
Hep batı illerinden doğu illerine düzenlenen yardım kampanyalarına şahitlik ediyoruz. Sürekli iyilik ve yardım köprüsü kuruluyor. Elbette güzel. Fakat bir ayaklı köprü olmaz, en az iki ayaklı olur. Fedakârlık karşılıklı yapılırsa iyidir, güzeldir, kıymetlidir. Tek taraflı ve sürekli tekrarlanan fedakârlık, yorucu hale gelir. Bu yorgunluğu yerinde gördüğümüzü söyleyebilirim.
Aklımda kalan son kampanya: “Kütahya´dan Van´a Kitap Yolculuğu.” Eyvallah. Keşke Vanlılar da Kütahyalılar için bir kampanya düzenlese. O vakit, köprü hakikaten kurulmuş olur. Anlam yerini bulur. Her iki vilayeti de bilen biri olarak söylüyorum bunları.
TURİZMİN GETİRDİĞİ VE GÖTÜRDÜĞÜ
Aynı beldeye / bölgeye birkaç yıl arayla çok gittik. Her seferinde daha zayıflamış bulduk orayı. En son Dokurcun beldesini yazmıştım. Dikkatli okuyucular hatırlayacaktır.
Bazı yerler de turistik hale geliyor. Ekonomik olarak biraz toparlıyor belki. Oralarda da başka bir şey oluyor. Öz kaybolup gidiyor. Tabiat tahribatı yaşanıyor. Günübirlik gelenler, keyifli bir hafta sonu yaşamak isteyenler, sahiplenme duygusunun oldukça uzağındalar. Bu durumun sonuçlarına Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan da geçenlerde itiraz etmişti.
Turizmin getirdiklerini hesap ediyoruz çoğunlukla. Biraz da götürdüklerine odaklanmalıyız.
KIRSAL NÜFUS HIZLA AZALIYOR
Önümüze yeni rakamlar geldi. Bir araştırmanın, raporun sonuçları. Ciddi bir uyarı. Ülkemizin kırsal nüfusu hızlı ve tehlikeli bir şekilde düşüyor, azalıyor. Gidişata müdahale edilmezse daha da azalacak.
Önceden “köyler boşalıyor” diyorduk. Şimdi kasabalar, ilçeler boşalıyor. Anadolu´nun derinliği kayboluyor. Modern yollar yapıp ulaşımı süratli ve güvenli hale getirmek, nüfusu yerinde tutmak için yetmiyor demek ki.
Yirmi yıllık şahitliğimdir: Tarım arazilerinin bir kısmı ziyan edildi. Hatta moloz döküm sahasına dönüştürülenler bile oldu. Önlem alma noktasında yavaş davranıldı. Millî tohum politikası ihmale uğradı. Bir çiftçinin bana söylediği budur: “Ektiğimiz tohumu her yıl yeniden alıyoruz.”
Meyve ve sebzecilik yapanlardan biliyorum. Kazanç, emek sahibinin olmuyor. Konuştuğum köylülerden duyuyorum: Buğday ve arpa ekince zarar ediyorlar. Hazır almak daha kârlı hale geldi. Hayvancılık ise ayrı bir mesele. Bunlar konunun bir kısmı sadece. Reklâmlardan dizilere kadar neredeyse her şey insanları modern ve rahat hayata özendiriyor.
Yazıyı rakamlarla, teknik bilgilerle boğmak istemedim. O yüzden böyle sade yazdım.
Devletin birinci önceliği, Anadolu´yu yeniden ihya etmek, ayağa kaldırmak olmalıdır. Masadan bakmak yerine sahaya inmeyi tercih etmeliyiz. Nüfusun ve yatırımların belli şehirlere yoğunlaşması, Anadolu´nun birçok yerini ‘insansız bölge´ haline getirmiştir.

Anahtar Kelimeler: Kırsalda, neler, oluyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İlim irfan mürşittir karanlıkları boğar. İnsanları cehalet, gaflet bunaltıp boğar?

Hacı Bektaşı Veli