Kırk milyon fidan
Kırk milyon fidan
Tarih: 25.12.2014 10:31:12 / 699okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

 

Fidan yetiştirmek, bebek büyütmeye benzer.

 

İğne ile kuyu kazmak gibidir.

 

Bebektir ağlar, niçin ağladığını bilemezsin. Ağzı var dili yok derdini diyemez. Gazı mı var, bir yeri mi ağrıyor, acıktı mı? Bunlar hep deneme-yanılma ile anlaşılır, tecrübe burada çok işe yarar. Anaların, ninelerin nasihatleri genç annelere çözüm olur.

 

Gece kaldırır seni, terlemiştir, ya fanila değiştirirsin, ya sırtına bez koyarsın. Acaba ateşlendi mi diye endişelenirsin. Eğer ateş varsa, kusma falan telaşlanırsınız, gecenin bir vakti doktor doktor dolaşırsınız.

 

Bir gün değil, beş gün değil bu bakım bu ihtimam yıllarca sürer. Giyiminden, yemesine, yatmasına kadar hep sizin ilginize muhtaçtır.

 

Büyür okula gider, okul bitirir, işe girer, evlenir çocuk sahibi olur yine sizin omuzunuzda gezer. Analık-babalık böyle bir şeydir. Çocuklar da büyüyüp çocuk sahibi olduklarında ana-babalığın ne menem birşey olduğunu anlarlar.

 

Lise ve üniversite yıllarında tatillerde devletin ağaçlandırma birimlerinde çalıştım.

 

Çok fidan diktik. Erozyonu azaltmak için hendekler kazdık, küçük dereleri ıslah yolunda akıntıyı kesmek için duvarlar ördük.

 

Eğer o ilde bu ağaç işine bakan dairenin âmiri mesleğini seviyor, tabiatla içli-dışlı ise, hele ki fidanlara bebek gibi bakıyorsa, o fidanlar şanslıdır. Umulur ki o amir o şehirde uzun süre hizmet eder, fidanlar kök tutar, boy atar. Yok adamın tayini çıkıp gidince fidanlar yetim kalır. Yerine gelen âmir ağaçları, suları, çiçekleri değil de; kulüpte briç oynamayı, okey taşı saymayı seviyorsa bu yetimlik çekilmez olur. Fidanlar yetersiz beslenmeden, susuzluk ve bakımsızlıktan daha yaprak açmaya fırsat bulamadan kurur.

 

Yurdumuzun büyük bölümü kara iklimi altındadır. Yazın sıcak, kışın soğuk. Pek çok bölge dağlarında, tepelerinde ağaç yoktur. Çıplak tepeler. Bozkır da otsuz, ağaçsız uzayıp gider. Buraları ağaçlandırmak emek ister, devamlılık ister.

 

Fidanı dikseniz de, bebek gibi eliniz sürekli üzerinde olacak.

 

Kar, yağmur, fırtına toprağı sıyırıp götürür. Güneş yakar, kar yağar, don olur, toprak bir dondu mu baharda ancak çözülür. Susuzluk büyük derttir. İcabında o kel tepelere araçla su taşımak gerekir. Gübre şarttır. Koruma da lazımdır; keçiden, domuzdan öteki otçul hayvanlardan.

 

Fidancık biraz canlanıp boy atınca, rüzgâr, fırtına onu sallamaya başlar, kökünü oynatır. Onu bir sağlam sopa ile desteklemelisiniz.

 

Velhasıl fidan yetiştirmek de çocuk gibi seneler alır. Ben bu yolda çok dikilip kuruyan ağaçlandırma alanları gördüm.

 

Bazı şehirlerin girişindeki tepelerde bazı tabelalar görürsünüz. Falan devlet dairesi ormanı, falan lise ormanı, falan âmirin adını taşıyan orman vb.

 

Orman yok olmuş, yani fidanlar kurumuş, tabela hatıra kalmıştır. Çok melodramatik bir şey ama tabelalarda “Hatıra Ormanı” ibaresi yer alır. Âmir bir heves personeli harekete geçirerek fidanları bulmuş, kanallar kazdırmış, dikime bizzat katılmıştır. Adını taşıyan tabela oraya çakıldığında gözleri yaşarır. Belki her bahar oraya pikniğe giderler.

 

Tâ ki âmirin tayini çıkıp gidinceye kadar. Daha önce söyledik yetim kalan fidanlar kurur, tabela öylece durur.

 

Türkiye Diyanet Vakfı “KAGEM Orman Projesi” kapsamında 81 ilde 40 milyon 500 bin fidan dikmeye karar vermiş. Nasıl sevindim bilemezsiniz. Rakam büyük. Çevre ile ilgili Bakanlık bu teşebbüsü daha da büyütebilir.

 

Şöyle ki: Türkiye’de binlerce vakıf var. Bunların büyük kısmı biraraya gelse, fidan dikim mevsiminin bir ayını “Ağaç Bayramı” (Belki böyle bir bayram vardır. Bilmiyorum. Gönül ister ki “Sevgililer Günü” kadar ilgi uyandırsın) ilan etse. Devlet ricali, bölgenin mülkî âmirleri, öğrenciler, askerler, halk iştirak etse davul-zurna ile bir şölen verilse ve bir ay süre ile fidan dikimine devam edilse. Bu rakam 40 milyondan 140 milyona çıksa.

 

Olamaz mı?

 

Olur.

 

Ama yukarıdan beri şunu anlatmak istiyorum. Fidan dikmekle iş bitmiyor. Asıl önemlisi onu büyütmek, kendine yeter hale getirmek.

 

Yani bir sevda, bir tutku, bir ideal. Diktiği ağaçların yıllar sonra genç bir orman olduğunu gören kişinin gözleri yaşarmaz mı? Şu gökkubbenin altından ne diye geçip gidiyoruz? Geride ne bırakıyoruz?

Anahtar Kelimeler: Kırk, milyon, fidan
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Kimin borusu ötüyor? (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
"Bir mum diğer bir mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez."

İsmail Dursun
İsmail Dursun
Olmadı Sivasspor Olmadı
Aydın Ünal
Aydın Ünal
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Küçük hesapla büyük projeleri kaçırmak
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
İnsan nereye koşuyor?
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Hacı Bektaş
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Hayırlı Bayramlar!..
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Dinamik dindarlık
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
İki asırdır kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz, farkında mısınız?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
41 dereceden 39,5´a
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
İKTASADÎ MESELLER
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
MTTB CAMİASI DERNEĞİ BASIN BİLDİRİSİ YAYINLANDI
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Bana gülmeyi-doğayı anlat...
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
ABD´ye çok güçlü cevap nasıl verilir?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Onur meselesi
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Düşünce sentezi yapabilmek
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
BİZE BİZİ UNUTTURMA ALLAH´IM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
MAARİFE, MAARİFTEN BİR “BAKAN” VAR(3)
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
SAĞLIKTA TATLI BALLI İŞLER GÜÇLER
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
BAYRAM KOKUSU
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Salih Tuna
Salih Tuna
Sen ne sandın zibidi?
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
BU ŞEHİRDE YIKMAK MODA OLDU
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ