Kimlik Müslümanlığı yahut Atma Recep Din Kardeşiyiz!
Tarih: 30.9.2015 10:16:33 / 690okunma / 0yorum
İbrahim KAYA

 

Hani nüfus cüzdanlarımız vardır. Mavi ve turuncu renklerde… On beş yaşından sonra fotoğraf yapıştırılan, zaman zaman bilgilerin güncellendiği… Nam-ı diğer kafa kâğıdı… Pek çok bilgiyi ihtiva eder bünyesinde… Yani ki bakılınca kim olduğunuz tescillenir… Bakılamayınca hakkınızda şüpheler uyanır… İcabında karakolu çekilirsiniz…

Malum belgenin arka yüzündeki din hanesi daima dikkatimi celp etmiştir… Türkiye ortalamasına bakılınca her yüz kişiden doksan dokuzunda İslam yazar… Bu durum ne mânâ ifade eder pek de anlayabilmiş değilim… Zira din olgusu öyle gösterilip ispatlanacak bir mevzu değildir… Yani ki ortada İslam´ın usul ve esaslarına tabi olma adına bir hakikat yoksa Allah katında hiçbir şey ifade etmez… Allah katında hiçbir değeri yoksa varın gerisini siz hesaplayın… Fasa fiso…

Belki duymuşsunuzdur. Avrupa´da yaşayan bir Müslüman kardeşimiz Hristiyan birini İslam´a davet eder. Müslüman Recep, Hristiyan George… Hadise gerçek… İsimler başlığa uysun diye çakma…

Recep bir gün, “George, gel seni Müslüman yapalım.” der. George, şartların zorluğundan şikâyetçidir ve “Dostum Recep, siz de namaz ibadeti var, ben bunu asla yapamam.” diye karşılık verir. Recep´in cevabı dünden hazırdır. “Tamam, öyle bir hadise var ama bak ben de namaz kılmıyorum.” der sırıtarak...

George, mevzuyu derinleştirme niyetindedir. Belki de İslam adına karşısına çıkacak sağlam bir irade beklemektedir. Bu sefer de “İslam´da oruç tutmak Allah´ın emri, ben aç kalmaya hiç dayanamam.” der. Recep´in buna da bir cevabı vardır. “Tamam, öyle ama bak ben de oruç falan tutmam.” diye karşılık verir. İçinden de “Köydeyken tutardık ya hadi neyse.” diye söylenir.

Hac, zekât, kurban gibi pek çok İslam ve iman esasları hakkında sorular soran George aldığı cevaplar karşısında büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Zira Recep´te İslam´ın hiçbir alametini göremez. Hoş beş derken sıra içki meselesine gelir. “Dostum Recep, sizde içki yasak. Ben içmeden yapamam. Buna da bir çaren var mı?” der gülerek. Recep elindeki içki bardağını kafasına diktikten sonra, “George, gördüğün üzere ben içki de içiyorum. Her akşam beraber içki masasında değil miyiz.” der ve bardağı tekrar kaldırır.

Recep bir ara faiz parasıyla yaptığı yardımları, geçmişteki ibadetlerini, kalbinin temiz olduğunu falan filan anlatır. Meydanı boş bulmuşken biraz da sallar… Bunlar George´a hiç mi hiç inandırıcı gelmez ama… George, aldığı cevapları ve anlatılanları zihninde canlandırdıktan sonra söyler söyleyeceğini, “Dostum Recep, görüyorsun ki yaşam tarzı olarak birbirimizden hiçbir farkımız yok. Müslümanlık böyleyse o zaman ben zaten Müslüman´ım!  Ne diye beni Müslüman yapmaya uğraşıyorsun!”

Evet… Makam, mevki, iş, kadın, para, yiyecek, giyecek, menfaat… Dünyalıklar uğruna Müslümanlığı bırak insanlıktan bile çıkan Recep ve Recep gibiler… Anadolu´nun bilmem neresinden kalkıp Avrupa´ya gitmişler… İlkin pencereden kafalarını uzatıp dışarı bakamayacak kadar utangaçlar… Sonra… Sonrası karışık işte… Ne buldum delisi olmuşlar… İnandığı gibi yaşamayınca yaşadıkları gibi inanmaya başlamışlar… Manzara ortada…

Avrupa´dakiler öyle de Türkiye ve İslam coğrafyası çok mu farklı… Sahillerde adım atacak yer yok… Barlar, gece kulüpleri tıklım tıklım… Camiler bayramdan bayrama, cumadan cumaya ancak… Oruç tutan hak getire… Faiz batağına düşmüş Müslümanlar… Başörtülü anneler yanında mini etekli, pantolonlu kızları… Yalanla dolanla ticaret yapan esnaflar… Vatanına, milletine ihanet eden hainler… Dünya başımıza yıkılsa yeridir… Samimi Müslümanların duası olmasa, inanın o da olur…

Ne yazık ki İslam coğrafyasında üç aşağı beş yukarı manzara böyle... Eğri oturalım ama doğru konuşalım… Elimizi vicdanımıza koymayı da ihmal etmeyelim… İslam´ı hakkıyla yaşamıyorsak kimliğimizin din hanesinde ‘İslam´ yazıyor olmasının, ‘geçmişte şunları, bunları yaptım´ diye söylenmenin mahşer günü bize ne faydası var.  Her şey apaçık ortadayken bize, “Atma Recep, din gardaşıyız!” demezler mi? Artık buna da siz karar verin.

 Ne diyordu Mehmet Âkif´:

 

“Müslümanlık nerde bizden geçmiş insanlık bile

Âlem aldatmaksa maksat aldanan yok nafile

Kaç hakiki Müslüman gördümse hep makberdedir

Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir.”

 

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kutlu Yolun Yolcusu: Mehmed Âkif (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Kudüs İslam´ındır! (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Dilde Birlik (31 Ekim 2017 - Salı)
Okumuyoruz! (07 Eylül 2017 - Perşembe)
15 Temmuz Ruhu (10 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Ramazan Yazıları-VI (27 Haziran 2017 - Salı)
Ramazan Yazıları-V (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-IV (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Ramazan Yazıları-III (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan Yazıları-II (31 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Ramazan Yazıları-I (29 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Dün, Bugün ve Yarın… (12 Nisan 2017 - Çarşamba)
Öyle mi? (20 Şubat 2017 - Pazartesi)
Ne Mutlu (14 Şubat 2017 - Salı)
Ey Halep! (03 Ocak 2017 - Salı)
Ah Halep! (29 Aralık 2016 - Perşembe)
Başaramayacaksınız! (20 Aralık 2016 - Salı)
Köy Okulları (11 Kasım 2016 - Cuma)
Eğitimde Okul-Aile İşbirliği (28 Eylül 2016 - Çarşamba)
Vatan Evladı yahut Vatan Haini Olmak! (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
Kahraman Millet (23 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Sivas´a Doğru (15 Temmuz 2016 - Cuma)
Hesap Günü (22 Haziran 2016 - Çarşamba)
Gazze´nin Kınalı Kuzuları (11 Mayıs 2016 - Çarşamba)
Hz. Peygamber (sav) ve Gençlik (22 Nisan 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-IV (17 Şubat 2016 - Çarşamba)
Edebiyat Notları-III (12 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-II (05 Şubat 2016 - Cuma)
Edebiyat Notları-I (29 Ocak 2016 - Cuma)
Başka Türkiye Yok (30 Ekim 2015 - Cuma)
Kurban Nedir? (22 Eylül 2015 - Salı)
Lanet Olsun Hainlere… (15 Eylül 2015 - Salı)
Muhsin Kaya ve Sivaslılar Vakfı (02 Eylül 2015 - Çarşamba)
Boş Dünya… (13 Ağustos 2015 - Perşembe)
Birlik Olmak (06 Ağustos 2015 - Perşembe)
Memleketimiz Özümüzdür (29 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Bayram O Bayram Ola (20 Temmuz 2015 - Pazartesi)
Zulüm Asla Payidar Olamaz (14 Temmuz 2015 - Salı)
Herkes İçin Ramazan (07 Temmuz 2015 - Salı)
Ramazan Oyun ve Eğlence Ayı Değildir (03 Temmuz 2015 - Cuma)
Köy ve Şehir Ramazanları (01 Temmuz 2015 - Çarşamba)
Ramazan-ı Şerif ve Oruç Üzerine (23 Haziran 2015 - Salı)
Köyümüze Ramazan Gelince (17 Haziran 2015 - Çarşamba)
İnanarak Yaşamak (09 Haziran 2015 - Salı)
Köylerimiz (03 Haziran 2015 - Çarşamba)
Sivas Kitapları (26 Mayıs 2015 - Salı)
Sivas Benim Memleketim (19 Mayıs 2015 - Salı)
Okumuyoruz (12 Mayıs 2015 - Salı)
Şehirlerin Sultanı Sivas (05 Mayıs 2015 - Salı)
Şu Talebelik Zor İş! (28 Nisan 2015 - Salı)
Birlikte Yaşama Ahlakı (21 Nisan 2015 - Salı)
Kutlu Peygamber (14 Nisan 2015 - Salı)
Hayatı Ertelemeden Yaşamak (31 Mart 2015 - Salı)
Baharla Birlikte Gelen (25 Mart 2015 - Çarşamba)
Çanakkale... Çanakkale... (17 Mart 2015 - Salı)
Eğitim Üzerine (03 Mart 2015 - Salı)
Baharı Beklerken (23 Şubat 2015 - Pazartesi)
Bismillah! (17 Şubat 2015 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dağlar nice yüksek ise,yol onun üstünden geçer.

Yunus Emre