Kimin borusu ötüyor?
Tarih: 5.10.2017 10:43:44 / 425okunma / 0yorum
MUSTAFA KUTLU

Üzerime vazife olmayan işlere burnumu sokmak yerinde değil, biliyorum ama şair ne demiş:
Sevmek derdi beni boğar, Sevdiğimi demez isem.
İlgili olanlar bilir, bilmeyenler için söyleyeyim. Serbest piyasanın, serbest iktisadın; liberalizmin dünyayı getirdiği nokta şurası: Dünya gelirinin yüzde doksanına dünya nüfusunun yüzde onu el koyuyor. Bu makas gittikçe daralıyor. Şöyle: Mesela bundan beş altı yıl önce dünya nüfusunun yarısı, yani üç buçuk milyar kişinin toplam serveti dünyada üç yüz elli kişinin gelirine denk iken, bu rakam günümüze doğru gelirken düşe düşe seksen kişiye düştü. (Bazıları sekiz aile diyor ya, o bahsi diğer.) Her gün açlık sınırının altında yaşayan ailelerin otuzdört bin çocuğu açlıktan ölüyor.
Avrupa´nın bir yılda sadece kozmetiğe ayırdığı para ile tüm Afrika´nın içme suyu ihtiyacı giderilebilir deniyor. (Neden insanlar hemen her gün şişme botlarla Avrupa´ya gitmek üzere yola çıkıp Akdeniz´de boğuluyor, işte bu yüzden.)
Yazılanlara, konuşulanlara bakıyorum (Ramazan´da çok oldu bu) geçmiş güzel günlerden dem vuruluyor. Meselâ: Şehir denilince önce cami yanında çarşı, öte yanda medrese, şifahane. Bütün yollar camiye çıkıyor (Diyanet galiba camilerimizi yeniden hayatın merkezine koymak için bir proje geliştiriyordu, sonuç nedir bilmiyorum ve bu ne kadar mümkündür onu da bilmiyorum.)
Bildiğim şudur: Meselâ İstanbul. Kubbeler minareler şehri. Suriçi İstanbul´un bir “müze şehre” dönüştürüleceği (Herhalde Turizm için) veya zaten dönüştüğü söyleniyor, Suriçi İstanbul´da ceddimizden ne kaldı acaba? Birkaç adacık belki, müze zaten ölü sayılır. Kelebek koleksiyonu gibi. Orada hayat yoktur. Fotoğraf veya film çekilir ancak. Kısa keselim.
Yaşayan, gelişen, görünen İstanbul neresi? Maslak-Mecidiyeköy´den Mahmutbey´e kadar. Oralar artık bir ABD şehri gibidir. Dubai de öyledir, Katar da, Zemzem Towers benzeri Kâbe´nin etrafını çeviren gökdelenler de öyledir. Ne Çin ne Japonya bu yürüyüşün dışındadır. İktisadî hayatımızın bugün için motoru olan konut sektörü hangi konutları üretiyor? Siteler ve rezidanslar. Bunların cami merkezli olduğu söylenebilir mi? Siteler çocuklarımıza hangi hayat tarzını teklif ediyor?
“Görünmeyen el” bizi yönetiyor.
Otomobil, bilgisayar, internet bizi yönetiyor. Yönetimin başında, tahtında “para” oturuyor. Bilhassa ne olduğu pek bilinmeyen “kâğıt para”. O paranın hatta altının değerini kim belirliyor?
Kimin borusu ötüyor?
Cevap: Sermayenin.
“Sermaye devleti” dünyaya hâkim oldu olalı bu katlanarak büyüyor. Ne işçi kaldı, ne köle. Ne imparatorluk kaldı, ne ulus devlet. Bütün dünya ne olduğu pek açık edilmeyen “Küresel sermaye”nin pençesi altındadır.
Hayatımızı etkileyen unsurlara bir bakın.
Kredi kartları.
Cep telefonu.
Modern iletişim ağları.
Sosyal medya.
Evlerimiz, sokaklarımız, okullarımız, marketlerimiz, AVM´lerimiz, videolarımız, zevklerimiz, giyim-kuşamlarımız, dilimiz, kültürümüz (Yerel kültürler de artık turizme çalışıyor. Düşünün Mevlevî semai bir “gösteri” oluyor), eğlencemiz, mutfağımız (en azından mutfak biçimi ve gereçleri) hemen herşeyimiz “endüstri”nin emrindedir. Ahşap ve bahçeli evlerimizi kat karşılığı müteahhitlere verdikten sonra ne yaptık? O daracık dairelere tıkılıp kaldık. Ve tabi nefes almak için biz de hemen bir “yazlık” edinmek için kolları sıvadık. Bütün sahillerimiz, kıyılardaki tarım arazilerimiz, senede bir ay yaşadığımız kooperatifler, yazlıklar ile doldu.
Şehirlerimiz dönüşüyor.
Bunu alkışlıyor muyuz, kınıyor muyuz?
Yoksa, “değişim zaruridir” diye bir muğlak cümle mi kuruyoruz?
Kurulan “Yeni şehir”ler bizim yeni hayatımızdır. Bu hayatın hangi unsuru için fetva alınmış, içtihat yapılmıştır.
Seküler bir dünyaya mahkumuz ve bu dünya içinde İslâm´ın şu emri veya bu emri üzerinde hâlâ tartışıyor; yorum yapıyoruz.
Bir “yolcu namazı” hakkında dahi kesin hükmümüz yok. Biz “hangi para” ile zekât veriyor, hacca gidiyoruz? Şunu hatırlatmak isterim:
Bu ülkede bir yıl içinde trafik kazalarında ölenlerin sayısı İstiklal Harbi´nde verdiğimiz şehit sayısının belki beş katıdır. Otolarınızı yenileyin. Sıktın be Mustafa Kutlu ne yapalım yani; su değirmenine, deve kervanlarına mı dönelim diyorsun?
Haklısınız bu sorular can sıkıcı. Yine de ben bir hikâyeci olarak (işte burun sokmak bu) sermaye hakimiyetine karşı isyanı (kanaat ekonomisi) başlatacak bir yol sunuyorum: Nasıl olacak derseniz elbette bir formülüm yok. Ancak büyük fotoğrafta şu görülebilir: Paranın ve tüketimin dünyayı tutan borazanına karşı ruhlara üflenecek bir ney sesi işe yarayabilir. Bu misal hafif geldi size. O zaman şöyle diyeyim: Tanka karşı tank, bombaya karşı bomba, kurşuna karşı kurşun kullanmadan; çıplak el ve iman dolu bir göğüs ile darbeyi durduranlara ne dersiniz?

Anahtar Kelimeler: Kimin, borusu, ötüyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ne yapmalı? (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Âlet işler el övünür (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-II (08 Kasım 2018 - Perşembe)
YALNIZLIK (01 Kasım 2018 - Perşembe)
Hududullah-I (26 Ekim 2018 - Cuma)
Yakışıklı ceset (18 Ekim 2018 - Perşembe)
MADALYA (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Mânalı hayat (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Kalbin akletmesi (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Hayat zor (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
‘Söz´ün gücü (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Çorbada tuzum olsun (29 Ağustos 2018 - Çarşamba)
İnsan nereye koşuyor? (18 Ağustos 2018 - Cumartesi)
Yalnız ölüm (01 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Roman diliyle iktisat (25 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Eskiler alıyorum… (18 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Aidiyet (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Çıkmaz sokak-geçer akçe (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Ceviz ile sincap (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Tatil programı (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Elveda zamanı (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Haddini bilmek (30 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Kıssadan hisse (24 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (17 Mayıs 2018 - Perşembe)
“Öteki” diye biri yok (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Piyasa (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Tanrı misafiri (25 Nisan 2018 - Çarşamba)
İnsanı tanımak (12 Nisan 2018 - Perşembe)
İnsanı tanımak (29 Mart 2018 - Perşembe)
Tarihi yapanlar ve yazanlar (15 Mart 2018 - Perşembe)
Yara (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Mesele (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
BEYAZ (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Sarışın (09 Şubat 2018 - Cuma)
Mus­ta­fa KUT­LU (02 Şubat 2018 - Cuma)
Ahlâk ağacı (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (2) (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şehir, kültür ve sanat (1) (11 Ocak 2018 - Perşembe)
Sanat nedir? (05 Ocak 2018 - Cuma)
Korku zamanı (22 Aralık 2017 - Cuma)
Bizim mahalle (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Şiir öldü mü? (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Hayatın nabzı (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Hayat zor (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Aramıza kim girdi (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Başka format yok mu? (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Günler gelip geçerken (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Kurban ile bayram (20 Ekim 2017 - Cuma)
Eğitimin olmazsa olmazı: Disiplin (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Tükenmeyen hazine (22 Eylül 2017 - Cuma)
Aidiyet (14 Eylül 2017 - Perşembe)
Gergin miyiz? (07 Eylül 2017 - Perşembe)
İnsan nereye koşuyor? (04 Eylül 2017 - Pazartesi)
Atla, atla (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Eğlence (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
Çöpten gıda (11 Ağustos 2017 - Cuma)
Tek tip (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Kirlenme (04 Temmuz 2017 - Salı)
Takva nerede? (08 Haziran 2017 - Perşembe)
Domatesin tadı (26 Mayıs 2017 - Cuma)
Hikâye ve romanda kişiler (19 Mayıs 2017 - Cuma)
“İkinci Yeni” üzerine (11 Mayıs 2017 - Perşembe)
Eğitim şart (28 Nisan 2017 - Cuma)
Devamsızlık bilgisi (16 Nisan 2017 - Pazar)
Evvelbahar (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Nurettin Albayrak (23 Mart 2017 - Perşembe)
Heidegger´in Kulübesi (17 Mart 2017 - Cuma)
Fotoğrafın anlattığı (03 Mart 2017 - Cuma)
SİZ VE BİZ (23 Şubat 2017 - Perşembe)
Büyük filim (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Anne (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Kar yazısı (27 Ocak 2017 - Cuma)
Devlet ve şahsiyet (19 Ocak 2017 - Perşembe)
Televizyonda evlilik (13 Ocak 2017 - Cuma)
“Hemşehrilikten feragat” (06 Ocak 2017 - Cuma)
Nihayet tarım (04 Aralık 2016 - Pazar)
İstanbullu kim? (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
Ruh (06 Ekim 2016 - Perşembe)
Mazmun (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
ŞÜKÜR (09 Temmuz 2016 - Cumartesi)
Eski eserler ve Taksim´e cami (30 Haziran 2016 - Perşembe)
DUA (09 Haziran 2016 - Perşembe)
FARKINDALIK (05 Mayıs 2016 - Perşembe)
Çağla (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Güle dair (21 Mayıs 2015 - Perşembe)
Huzur (26 Nisan 2015 - Pazar)
Cinayetler (19 Mart 2015 - Perşembe)
İş insanı güzelleştirir (05 Mart 2015 - Perşembe)
Çakma bunalım veya II. Yeni (27 Şubat 2015 - Cuma)
Köprü ve göç (18 Şubat 2015 - Çarşamba)
Fena (04 Şubat 2015 - Çarşamba)
Izdırabın boyutu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hayat tarzı (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Kar yazısı (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Taşra çıkarması (31 Aralık 2014 - Çarşamba)
Kırk milyon fidan (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Hangi muhafazakarlık (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Dört kişiden biri (04 Aralık 2014 - Perşembe)
Birlik-beraberlik (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Müzik bitti mi? (19 Kasım 2014 - Çarşamba)
Bir avuç toprak (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Kafayı çizen adam (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Cumhurbaşkanlığı Sarayı (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bana ne yapacağımı söyle (23 Ekim 2014 - Perşembe)
M. Seyfettin Özege (15 Ekim 2014 - Çarşamba)
Üniversite ve kütüphane (09 Ekim 2014 - Perşembe)
Halime Toros merhaba (07 Ekim 2014 - Salı)
Huşû (21 Eylül 2014 - Pazar)
Yeni Türkiye ama nasıl? (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Sarnıçlara dönmek (04 Eylül 2014 - Perşembe)
Eski ve yeni (28 Ağustos 2014 - Perşembe)
Af adaletten üstündür (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Hep aynı hikâye (14 Ağustos 2014 - Perşembe)
Zenginlik (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Açlık (05 Ağustos 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Hakkın dile getirilmesi gereken yerde susan, dilsiz şeytandır.

Hz. Muhammed
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Unutulan asker düğünleri
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Müslüm Baba
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Çakmak Taşındaki Ümit
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Eski dünyanın çöküşü, yeni bir dünyanın habercisidir...
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Yatırımsız kredi büyümesi
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
LEGO VE DİJİTAL RUHLAR DÜNYASI
İsmail Dursun
İsmail Dursun
"Büyük Başkan Tezahüratı"
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Başına şapka geçirip astılar
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Medeniyet diline şapka çıkarmak!
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
´´Kişisel gelişim ´´
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Ne yapmalı?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Devlet aklı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere?
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
EV ÖDEVİ Mİ!...
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Aday belirlemek artık kolay değil
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Son güzel kelimeler
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
İstanbul´u düşünüyorlar, gözleri açık
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ