KELEKLİK ETME ULAN!
Tarih: 18.4.2018 17:56:21 / 1654okunma / 0yorum
Muzaffer Gücer

Karpuzun yetişmemiş ufak kalmışına şalak, kavunun da ufağına kelek derler. İkisi de atılmaz turşusu yapılırmış. Gurbet elde pezük turşusu bulamayınca her ikisinin de tadına baktık, amma bulgur pilavının yanına kelek turşusu daha güzel yakıştı. Eskiden sonbaharda evlerde turşu vurulur, kışında bol bol yenirdi. Pezük turşusunun gavurmasına doyum olmazdı. Şimdi apartmanın daracık mutfağında turşu vurulmaz. Ayrıca nohut oda bakla sofa dairelere değil turşu küpü, kavanozlar bile sığmaz. Zaten yeni yetişenler aman çarşı bazar turşu dolu ne lüzum var kalabalığa, onunla uğraşmaya, dizileri kaçırmaya değer mi diyorlar. Bir kavanoz turşu alsam ne kadar gider, zaten çocuklar da hem acı hem kokuyor deyip ellerini vurmuyorlar, biz yerken de burunlarını tutuyorlar, amma biz alışmışız ara sıra da olsa canımız istiyor mecburen alıyoruz diyorlar. Hey gidi günler hey. Bir zamanlar bizim evde iki sofra kurulur, yemek yenirdi; işte o zamanlarda küplerle turşu vurulurdu. Şimdi belki de turşu vuracak pek az kadın kalmış, belki de küpler sokağa atılmıştır.
Bu işin sonu nereye varacak bilmem. Geçen de bir markete pirinç almaya gittim o´da ne (adlarını yazmıyorum, belki getiren firmalar tazminat davası açarlar, durduk yere başım belaya girmesin) Türk malı yok, vay anam vay bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde ağırlıklı olarak bulgur pilavı yerdik, ayda bir pirinç pilavı (o da misafir gelince) pişerdi. Bir de yumurta eriştesi pilavı ile güzel yenirdi. O zamanlar çarşıya giderken aman ha başkası olmasın Tosya pirinci olsun denirdi.
Bilmem neden kayboldu Tosya´yı da fabrikalar mı istila etti. Geçenlerde bir reklam da gözüme ilişti o markete gittim yok. Yöneticiyi bulup sordum, burası küçük şube olduğu için bizde yok dedi. Kentsel dönüşüm için geldiğimiz Taşdelenden 1,5 saat gidiş 1,5 saat dönüş otobüs yolculuğunu göze alarak Kadıköy´e gidip o pirinçten birkaç kilo aldım. Fazlasına gücüm de param da yetmezdi zaten.
Erenköy de otururken gara kaş, gara göz bir erkek çocuk gördüm, güldüm o da bana güldü. Saçlarını okşadım, gidip gelirken bastonla arkasından hafif vuruyordum. O da dönüp bastonu yakalıyor böylece şakalaşıyorduk, bu sayede babasıyla tanıştık, ve hemşeri (hemşehri) çıktık. Ne yazık ki bir zamanlar göç alan Sivas şimdi göç verir oldu.
Zenginimiz beğenmedi, yoksulumuz işsiz kaldı göçtü. Bugün istanbul´da en büyük nüfus topluluğu Sivaslı. Bir ara çocuğun hemşerimiz olan babasını göremedim, daha sonra görüştüğümüzde “hayrola nerelerdeydin” dedim. Amca köye kadastro gelmiş birkaç parça yer vardı, elden çıkmasın diye onun için gittim. Az da olsa ata dede toprağı sahip olmak lazım değil mi dedi. Köyün durumunu sordum derin bir ah çekti ve ağlayacak bir halde, hiç sorma bir zamanlar yüz , yüz elli hanelik köyde 3-5 ihtiyar kalmış çocukları birkaç ayda bir eksik gedik görüp geliyorlar, onlar da eh işte; ölümü bekleyip geçinip gidiyorlar.
Şaşırdım kaldım kertenkeleler bile kocaman olmuş, bir görsen timsah yavrusu sanırsın, daha başka hiç görmediğim haşaratlar türemiş dedi. Tabi dedim insan kalmadı ekin yok, bu yüzden kuşlar ya açlıktan öldü ya göç etti tarlada ekin çıkıp harmana gelene kadar kuşlar bunları avlayıp geçiniyordu. Onlar gitti, bunlar bitti, sanki kene gökten mi indi, eskiden de vardı amma kuşlar onları,da avlıyordu.
Yazın köye gittiğimde görürdüm, doğan ve şahin dağdan sağalıp aşağıya inerken karaltısını gören gurk(kuluçka) anaç tavuk, çırpınıp bağırmaya başlar, yavrular eve doğru kaçışır, amma arkada kalanı bu alıcı kuşlar kapıp kaçardı. Şimdi cücük de yok doğan ve şahin de yok.
Yakında koyun kuzu kalmayan yerlerdeki kurtlarda onların olduğu yere göçecek, yoksa açlarından ölecekler. Geçende otobüsle geçerken bir yerde Sivas Altınyayla tereyağı ve peyniri reklamı gördüm. Ertesi gün çok yakın olduğu için merak edip gittim. Bir de ne göreyim Sivas´tan başka heryerin peyniri var. Nerde dedim bizim peynir tereyağı, dertleştik goyun guzu kalmamış, “niye dedim” ot yok saman yok nerden olsun dedi. Bak delikanlı ben 1952 yılında o zaman nahiye olan, Delilyasa gittim, oradan bakınca sizin köy görünürdü ve hertaraf tarla idi ve ekiliydi ve o ekinler nere gitti dedim, bir yere gitmedi de o tarlalar ev yapıldı şimdi neredeyse bizim ilçenin evleri ile delilyasın evleri birleşecek. Tarla mı kaldı ki ekin olsun hayvan olsun dedi.

Anahtar Kelimeler: KELEKLİK, ETME, ULAN
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
BUNA DA ŞÜKÜR (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
RÜŞTÜ EMMİNİN VERDİĞİ DERS (12 Mart 2018 - Pazartesi)
ŞEHİRDE İMECE (28 Ocak 2018 - Pazar)
GARA GARA GUŞLARI (19 Aralık 2017 - Salı)
AL AT (24 Ekim 2017 - Salı)
Vah anam, vah! Günlerde nasıl gısalmış… (17 Ağustos 2017 - Perşembe)
EVVEL ZAMAN İÇİNDE ÇOCUKLUĞUM (21 Nisan 2017 - Cuma)
ODUN PAZARI (01 Mart 2017 - Çarşamba)
SİVASIN ÜÇ GÜZELİ (29 Ocak 2017 - Pazar)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (08 Ocak 2017 - Pazar)
SİVAS´TA GIZ İSTEME (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
BİLMEM HALA SÖYLENİR Mİ? (09 Kasım 2016 - Çarşamba)
GARİPLER MEZARI (12 Ekim 2016 - Çarşamba)
SÜREKÇİLER (21 Eylül 2016 - Çarşamba)
MONTEIGNE´nin Denemeleri Üzerine (24 Haziran 2016 - Cuma)
Zavallı Mundar (pis) Irmak‏ (26 Mayıs 2016 - Perşembe)
KÜRÜN ( HAMAM KURNASI ) GAPMA‏ (08 Mart 2016 - Salı)
Sivas´ın Parkları ve Paşa Fabrikası (02 Şubat 2016 - Salı)
DATLI SU (12 Ocak 2016 - Salı)
YANDAN ÇARKLI‏ (28 Aralık 2015 - Pazartesi)
CİCİ ANNENİN TALİBİ‏ (30 Kasım 2015 - Pazartesi)
SİVASIN DEĞİRMENLERİ (12 Kasım 2015 - Perşembe)
BACA PİLAVI (19 Ekim 2015 - Pazartesi)
Yün Çıbığı ( çubuğu) (10 Eylül 2015 - Perşembe)
FESHANE GÜNLERİ (22 Temmuz 2015 - Çarşamba)
MİSAFİRİN KISMETİ (04 Temmuz 2015 - Cumartesi)
SİVAS´IN CAMBAZLARI (29 Haziran 2015 - Pazartesi)
Paşam Uyanık Diye (27 Mayıs 2015 - Çarşamba)
EĞRİLCE (SİVAS DEYİŞİYLE ARİLCE) (05 Mayıs 2015 - Salı)
ERMENİ KOMŞULARIMIZ (21 Nisan 2015 - Salı)
GARLI DAĞLAR (17 Şubat 2015 - Salı)
Attarlar (Sivaslı deyişiyle Ettarlar) (26 Ocak 2015 - Pazartesi)
Bizim Gapgaçcılar (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Tel Helvası (18 Kasım 2014 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Musibetin sevabına talip olmaklığın, musibeti çekmekte iken de varsa, zahidsin.

Hz. Muhammed