KASTAMONU HAKKINDA
Tarih: 4.10.2019 00:00:00
İbrahim Tenekeci

1890 tarihli idarî taksimata göre Kastamonu vilayetinin sınırları Gerze kazasından başlıyor, Göynük ve Gerede´ye kadar uzanıyor. Bolu, Çankırı ve Sinop vilayetin sancakları. Çorum´da kalan İskilip ve Kargı, Kastamonu merkeze bağlı. Bugün il olan Bartın, Düzce, Karabük ve Zonguldak da kazalar arasında. Yani Kastamonu vilayeti, Batı Karadeniz denilen bölgenin tamamını kapsıyor. Öte yandan, çoğu zaman, hava durumlarında Batı Karadeniz verilirken bile Kastamonu yok sayılıyor. Kastamonu´nun yakın tarihi, aynı zamanda bir ihmalin tarihidir.
Ninem Tosya, annem Akkaya, eşim Devrekâni, babam Taşköprülü. Ailemiz İstanbul´a 1953 yılında göç etmiş. Fakat ‘memleket´ ile münasebet hiç akamete uğramamış.
Babam, evlatlarının ata topraklarında doğmasını istemiş. Doğuma birkaç ay kala annemi memlekete, dedemin yanına bırakmış. Mevsimine göre, kimini kırkı çıkınca, kimini de üç aylıkken gidip almış. Böylece ilk beş kardeşin doğum yeri Taşköprü olmuş. Garip bir şekilde, İstanbullu olmamıza rağmen, hepimiz topraktan ve tabiattan yanayız. Demek ki babamın tercihinin hikmeti buymuş.
Kastamonu il sınırında olan Araç ilçesine girer girmez şive kendiliğinden değişmeye başlıyor. Sebebini anlamasam da bu durumdan hayli memnunum.
İl merkezindeki tarihi eserleri uzun uzadıya yazacak yerimiz yok. Kısaca: Kastamonu´nun iki kalbi vardır. Birincisi Nasrullah Kadı Camii. Millî Mücadele yıllarında Mehmet Akif bu caminin kürsüsünden ahaliyi gayrete getiren vaazlar veriyor. Kastamonu´nun İstiklal Harbi´ne katkısı Ankara´dan az değildir.
Kastamonu´da padişahların yaptırdığı herhangi bir camii yok. En büyük caminin bânisi bir kadı efendidir. Demek ki ihmal daha eskilere uzanıyor.
Şehrin ikinci kalbi ise Şeyh Şaban-ı Veli hazretlerinin makamıdır. Şaban isminin Kastamonu ve civarında yaygın kullanıldığını da hatırlatmış olalım. Mesela bizim sülalemize Şabanoğulları deniliyor. ‘Kimlerdensin´ sorusuna bu cevabı veriyoruz. Bilinen en eski aile büyüğümüzün ismi Şaban Koca. Kastamonu´yu “evliyalar şehri” kılan sayısız mübarek zat var. Küçük bir araştırma sonucu birçoğuna ulaşabilirsiniz.
Kastamonu sadece evliyalar şehri değil, aynı zamanda şehitler diyarıdır. Kastamonu, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal mücadelesinde yüksek sayıda şehit vermiştir. Bu coğrafyanın insanına “devlet düşkünü” denilmesinin nedenlerinden biri de budur. Özellikle Boyabat, Taşköprü, Tosya hattı dikkate değerdir. Belki bir gün, hakkaniyetli bir şekilde bu konu işlenir. Kendi adıma, Gökhan Gökçek kardeşimizden çok umutluyum.
Kastamonu´da beni en çok etkileyen ise son Candar hükümdarı İsmail Bey´in kederli hikâyesidir. Şahinşah Kayası da denilen tepe üzerinde İsmail Bey Külliyesi var. Camii, imarethane ve türbeden oluşan bir toplam. İnşa tarihi 1454 olarak kayıtlı. İsmail Bey, bu külliyeyi, türbe dâhil, sağlığında yaptırıyor. Aynı zamanda âlim bir zat olan İsmail Bey, beyliği Fatih Sultan Mehmet´e savaşmadan teslim ediyor. Kardeş kanı dökülmesin diye.
Türbede İsmail Bey´in yakınlarının sandukaları bulunuyor. Eşi, çocukları. Fakat kendisi yok. Çünkü 1479 yılında ‘oturmakla görevlendirildiği´ Filibe şehrinde hayata gözlerini yumuyor. Bulgar Krallığı, yol genişletme bahanesiyle kabrini yok ediyor. Bugün bir mezar taşına bile malik değil. Yeri de tam mânasıyla bilinmiyor. Elbette üzücü. Türbeyi ziyarete gittiğimde, mutlaka İsmail Bey için de dua ediyorum.
Candar beylerinin ikamet ettiği sarayların bir kısmı Devrekâni ilçesinde imiş. Fakat bu yapılardan günümüze bir taş parçası bile ulaşmamış.
Kastamonu hakkında sayfalar dolusu yazabilirim. Türk boylarının aziz hatıraları, ismi değiştirilen yerleşim yerleri, dağlı - ovalı farkı, sükût etmiş köyler ve onların hazin durumu, dağılan bey sülaleleri… Son beylerden biriyle bizzat tanışma imkânım olmuştu. Aldığım habere göre, bir gölete bekçi durmuş.
Nahid Sırrı Örik, 1941 yılında gazeteci kimliğiyle Kastamonu´ya gidiyor ve şehirde birkaç gün kalıyor. İzlenimlerinden iki cümle: “Kastamonu pek fakirleşmiş bir yer, fakat fakru zaruretini teşhire tenezzül etmeyecek bir vakar içinde yaşadığı muhakkak. Kastamonu´da hayat ölgün.” İşte bu yüzden en çok göç veren şehirlerden biridir. Seksen yılın sonunda fazla bir şeyin değiştiğini de söyleyemeyiz.
Kastamonu´da sık kullanılan bazı yer isimleri de dikkate değerdir. Ören tamlamasıyla biten köy isimleri onlarcadır. Kızılcaören, Karacaören gibi. En sevdiğim ise Bük ismidir. Kastamonu - Taşköprü yolunda Bük köyü var mesela. Bük, akarsu kenarındaki ağaçlık, çalılık yer anlamına geliyor. Bük köyünün hemen kıyısından Akkaya çayı geçiyor. Böylece anlam tamamlanmış oluyor. Karabük şehri de böyledir.
Dedem babamı bir kere Taşköprü Panayırı´na götürmüş. Kırklı yılların ortaları. Çocukmuş daha. Hayal meyal hatırlıyor ama “çok güzeldi” diyor. Uzun zamandır Kastamonu vilayetiyle ilgili ne bulursam topluyorum. Örneğin Taşköprü Panayırı´na ait iki eski fotokart buldum. Yine, iyi sayılabilecek bir posta tarihi koleksiyonu oluşturdum. Osmanlı´dan başlıyor, erken cumhuriyette sona eriyor. Kalan ömrümde, bir vefa numunesi olarak, bütün bunları iki kapak arasına toplamak isterim.

Anahtar Kelimeler: KASTAMONU, HAKKINDA
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Ölümle ilgili (26 Eylül 2019 - Perşembe)
Son zamanlar (23 Eylül 2019 - Pazartesi)
Takip mesafesini korumak gerekiyor (16 Eylül 2019 - Pazartesi)
Dün ve bugün (12 Eylül 2019 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (11 Eylül 2019 - Çarşamba)
Kanaat gibi devlet olmaz (04 Eylül 2019 - Çarşamba)
Millî muhalefet ihtiyacı (27 Ağustos 2019 - Salı)
Lekenin rengi olmaz (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Kayıtsızlık bizden değildir (09 Ağustos 2019 - Cuma)
Günümüze ve gönlümüze tutulan ışık (05 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Ülkemizdeki Suriyeliler (02 Ağustos 2019 - Cuma)
YAZI ZENGİNLİKTİR (26 Temmuz 2019 - Cuma)
İnsanın içinde olacak (22 Temmuz 2019 - Pazartesi)
Üç yıl sonra (18 Temmuz 2019 - Perşembe)
Dur Yolcu (12 Temmuz 2019 - Cuma)
Son yılların dünyası (08 Temmuz 2019 - Pazartesi)
Dünden bugüne muhacir olmak… (05 Temmuz 2019 - Cuma)
Zamanın ruhunu kavramak gerekiyor (01 Temmuz 2019 - Pazartesi)
Yeni başlangıçlar için (28 Haziran 2019 - Cuma)
Bir seçim daha (24 Haziran 2019 - Pazartesi)
İyiliğin yurdundayız (21 Haziran 2019 - Cuma)
Gecikmiş bir hamle (13 Haziran 2019 - Perşembe)
Müminlerin baharı (08 Haziran 2019 - Cumartesi)
İnsanlar ve Ağaçlar (29 Nisan 2019 - Pazartesi)
Türkiye evindeyiz (25 Nisan 2019 - Perşembe)
Kayıplar, kazançlar ve kalanlar (22 Nisan 2019 - Pazartesi)
İyiliğin ve iyilerin yanında olmalıyız (18 Nisan 2019 - Perşembe)
Son notlar (11 Nisan 2019 - Perşembe)
Seçimden sonra (08 Nisan 2019 - Pazartesi)
Seçim notları (04 Nisan 2019 - Perşembe)
Durduğumuz yer (28 Mart 2019 - Perşembe)
Türkiye nedir? (25 Mart 2019 - Pazartesi)
Çanakkale nedir? (22 Mart 2019 - Cuma)
Aklıma ilk gelenler (18 Mart 2019 - Pazartesi)
Bahar (04 Mart 2019 - Pazartesi)
Günün sonunda (28 Şubat 2019 - Perşembe)
Yine dertli dertli (21 Şubat 2019 - Perşembe)
Ne durumdayız? (14 Şubat 2019 - Perşembe)
Bir kütüphane kurmak (10 Şubat 2019 - Pazar)
Dünden bugüne (07 Şubat 2019 - Perşembe)
Otuz yıl ve bugün (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Zararın neresindeyiz? (31 Ocak 2019 - Perşembe)
Maalesef (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Reklam ile hakikat arasında (24 Ocak 2019 - Perşembe)
Siyaset ile samimiyet arasında (21 Ocak 2019 - Pazartesi)
İyi işler, güzel eserler (14 Ocak 2019 - Pazartesi)
İyi işler, güzel eserler (12 Ocak 2019 - Cumartesi)
Gönül seferberliği (07 Ocak 2019 - Pazartesi)
Sağlam yürümek için (03 Ocak 2019 - Perşembe)
Yeni Türkiye´nin iki çehresi (31 Aralık 2018 - Pazartesi)
Hakkına razı olmak (27 Aralık 2018 - Perşembe)
Kendini her şeyin sahibi sananlar (24 Aralık 2018 - Pazartesi)
İyilik yolunda olmak (20 Aralık 2018 - Perşembe)
Kendini büyük görmek (17 Aralık 2018 - Pazartesi)
İyilik yolunda olmak (13 Aralık 2018 - Perşembe)
Devlet aklı (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Her eleştiren (03 Aralık 2018 - Pazartesi)
MENFAAT (29 Kasım 2018 - Perşembe)
Hayat ile ölüm arasında (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
Yerel seçimler yaklaşırken (22 Kasım 2018 - Perşembe)
Son günlerin dünyası (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Barbar Modern Medenî (13 Kasım 2018 - Salı)
Hafızamızı tazeleyelim (05 Kasım 2018 - Pazartesi)
Yeni havalimanı ve civarı (02 Kasım 2018 - Cuma)
Şu ittifak meselesi (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Kitaplar arasında (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kitaplar arasında (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Siyaset ile insaniyet arasında (18 Ekim 2018 - Perşembe)
Mecburi istikamet (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
Hayret duygumuzu kaybediyoruz (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Yıllar geçer, ihtimaller azalır (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
Allah sabredenlerle beraberdir (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Ne anladın, anlat? (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Böyle mi olacaktı? (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Kaderimizin merkezi (11 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7875
EURO
6.4434
booked.net
Mürşitlik alıcılık değil, vericiliktir?

Hacı Bektaşı Veli
Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar!

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59