Karga muhabbeti
Tarih: 3.4.2017 13:36:55 / 546okunma / 0yorum
Beşir Ayvazoğlu

İstanbul Valiliği, 1928 yılı ortalarında her nedense kargalara savaş açar. Mücadeleye katılmayanlardan birer lira ceza alınacağı ilan edilince İstanbul´da amansız bir karga avının başladığını, fakat bu zeki kuşların azalmak şöyle dursun, hepten gemi azıya aldıklarını Ahmet Hâşim´in İkdam gazetesinde yayımlanan “Kargalar” başlıklı yazısından anlıyoruz.
Hâşim, bu kısa ve çarpıcı yazısında silahlara meydan okuyan bu zeki kuşların savaştan tartışmasız bir şekilde galip çıktıklarını söyledikten sonra şöyle devam eder: “Vapura gitmek için geçtiğim tarlaya konan kargalar, şimdi gelip geçenden zerrece korkmuyor, bilâkis, bu tank gibi madeni bir zırhla her tarafı kaplı kuşların yuvarlak kanlı gözü ve çelikten gagası garip bir tehditle insana doğru çevriliyor! Öyle ya! Galip mağlûba başka türlü mü bakacaktı?”
***
Karga, rengi, sesinin çirkinliği, aynı zamanda etçil olduğu için hayvan leşleri dâhil her şeyi yiyebilmesi, en çok da ekinlere zarar vermesi yüzünden sevilmeyen, hatta pek çok kültürde uğursuz sayılan bir kuştur. Bu sebeple karga kelimesi Türkçede lanetlemek, beddua etmek anlamına gelen “kargamak” fiiliyle ilişkili olabilir.
İnsanlar tarafından uğursuz kuşlar olarak görülmek kargaların umurunda mıdır, bilmiyorum. Bildiğim, onların en zeki kuşlar olduğudur. Ornitologlar, kargaların kendi aralarında bir sosyal yapı kurup statüler belirlediklerini ve birbirleriyle rahatça anlaşabildikleri bir dil geliştirdiklerini, hatta insan sesini taklit edebildiklerini söylüyorlar. Bu özellikleri bilinince “karga derneği” tabirinin kargalara hakaret anlamı taşıdığı söylenebilir.
Halit Fahri Ozansoy, çocukluğunda, aileden sayılan bir Arap Bacı´nın kendisini eğlendirmek için Afrikalı zencilere mahsus bir hünerle dilini büküp kafese koyduğu bir kargaya birkaç söz öğrettiğini anlatır. Bacı yaz aylarında kafesi açık pencerenin önüne asarmış ve karga keyiflenince başlarmış ezberlediği sözleri haykırmaya; özellikle “Bakkalll” sözünü o kadar tabiî bir insan sesiyle yaparmış ki, sokağın başındaki Rum bakkal, “Efendim” diye dükkânından fırlar, fakat muzip karganın sokağı çınlatan kahkahasıyla karşılaşarak fena hâlde bozulurmuş. Bu sebeple sahiden çağrıldığı zaman da kargadır diye dükkânından çıkmazmış. 1894 depreminde korkudan evlerine giremeyip birkaç gün bahçeye kurdukları çadırda yaşayan aile fertleri, o telâşta kargayı unutmuşlar. Arap Bacı´nın konuşan kargacığı iki gün sonra açlık ve susuzluktan ölüvermiş.
***
Kargaların iki yüz yıl kadar yaşadığına dair şehir efsanesi vardır. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik isimli romanında, zayıf vücutların semizlerden fazla yaşadığını söylettiği bir kahramanının ağzından “Beden bir defa fazla etlerden kurtulup böyle sinirleşir ise artık ölüm nedir bilmez. Kargalar niçin yüz iki yüz sene yaşarlar? Kuru, sade sinirlerdir de onun için. Bu hâl sağ iken mumyalaşmak demektir. Hiç mumya ölür mü?” diyor. Orhan Pamuk, Kara Kitap´ta bu tasavvurla “Biliyorsun, Türk kargaları iki yüz yıldan fazla yaşar,” diye alay etmiştir, ama kargaların çok uzun yaşadıklarına dair inancın antik Yunan ve Roma´dan kaynaklandığı biliniyor. Boria Sax, Karga isimli kitabında, “Karga, Yunanlılar ve Romalılar için uzun hayatın simgesi olarak da kabul ediliyordu. Hesiodos´un kayıp eseri Khironos Hypothekai´den Plutarkhos tarafından alıntılanan bir pasajda karganın insanoğlunun dokuz kuşağı süresince yaşayabileceği söylenir,” diyor.
***
Kötü niyetlilerin esmer ve kara kuru insanları kargaya benzettiklerini bilirsiniz. Kanuni devrinin büyük şairi Bâkî de öyle bir adammış. Bu yüzden düşmanları tarafından Zağ (Karga) lâkabına lâyık görülmüş. Babasının sesi çirkin olduğu için Kargazâde diye anıldığı da söylenir. Nef´î, yaklaşık bir asır sonra, aslında şair olarak çok beğendiği, hatta şiirini “âb-ı hayat”a benzetip gazel vadisinde kendisinden üstün bulduğu Bâkî´yi, onun Zâğ lâkabını da zikrederek hicvetmiştir. Niçin yazıldığını bilmediğim bu hiciv kıt´ası bugünkü dile şöyle çevrilebilir: “Birkaç gammaz, şair Zâtî´ye dediler ki: Karga Bâkî senin şiirlerini çalıyor. O söz bahçesinin bülbülü de dedi ki: Besle kargayı oysun gözünü.” (Zâtî, Bâkî´nin şiirde üstadıdır).
***
Kargalardan söz edip de, Hüseyin Siret Özsever´in çağdaşı bazı şair ve yazarları hicvettiği Kargalar isimli manzumesini hatırlamamak olmaz. Siret, 1939 yılında on dört sayfalık bir kitapçık olarak yayımlanan Kargalar´da hicvettiği kişilerle şahsî problemler yaşamış olabilir. Mesela bir gün de “Rehgüzârımda bir garib horoz/ Eyliyordu benimle istihza” mısralarıyla biten yeni şiirini okuduktan sonra “Nasıl buldunuz?” diye sorunca Yahya Kemal´den “Horozun hakkı var!” cevabını alması ve bu esprinin dilden dile dolaşması yüzünden çok incinmiş olabilir. Bu sebeple Yahya Kemal´in az ve zor yazmasına işaret edilen şu mısralar, Siret´in intikamı olarak okunabilir:
Dokuz ay on gün oldu hâmiledir,
Gebelik hâli onda bir çiledir.
Ikın ey kutlu, şaheser doğacak,
Şebçırağ adlı bir güher doğacak.
“Kargalar”da sadece Yahya Kemal değil, manzumenin yazıldığı devirde hemen herkesin kolayca kimin kastedildiğini anlayabileceği imalarla Ruşen Eşref Ünaydın, Falih Rıfkı Atay, Hüseyin Cahit Yalçın, Fuat Köprülü gibi tanınmış şair ve yazarlar ağır bir biçimde hicvedilmiştir. Siret´e göre, “Karga Derneği”nin bu üyeleri, “vatan millet edebiyatı yaparak ceplerini doldurup namuslarını nakde tahvil eden” adamlardır.
***
Kargalar hakkında yazacağım daha neler neler var, ama yine sınırı aşmışım. Bu yazıyı, izninizle, penceremin hemen karşısındaki ağaca sık sık konan kargayla aramdaki samimi ilişki ve Alim Kahraman´ın kısa bir süre önce okuduğum hoş bir hikâye kitabı vesilesiyle yazdığımı belirterek noktalamak istiyorum. Kitabın ismi mi? Yazmak Bana Göre Değil / Kar-a-GA-k-GA-k (Büyüyen Ay Yayınları)

Anahtar Kelimeler: Karga, muhabbeti
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Sevda bölüğünde kıdemli bir asker´ (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı (16 Ekim 2018 - Salı)
Yunan mitolojisi ve biz (13 Ekim 2018 - Cumartesi)
Yunan mitolojisi ve biz (10 Ekim 2018 - Çarşamba)
Tatlı aşurenin acı hatırası (05 Ekim 2018 - Cuma)
‘Aylar bize hep Muharrem oldu´ (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
‘Muhteşem ve feyizli bir başlangıç´ (26 Ağustos 2018 - Pazar)
Rahip Brunson, Reverend Frew ve Halûk (14 Ağustos 2018 - Salı)
Mütebahhir bir dost: Metin Kayahan Özgül (07 Ağustos 2018 - Salı)
Şerefiye Sarnıcı ve sanat (29 Temmuz 2018 - Pazar)
Futbol, milliyetçilik ve ırkçılık (23 Temmuz 2018 - Pazartesi)
Eşsiz bir dost: Mustafa Çalık (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Dergâh dergisi okurken... (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Münevver, aydın, entelektüel (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Semavi Eyice ve Sultan Abdülmecid´in tuğrası (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
‘Yâr bana bir eğlence meded´ (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Kudüs, Mescid-i Aksa ve edebiyatımız (22 Mayıs 2018 - Salı)
Ramazan düşünceleri (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Edebiyat tarihimiz yeniden yazılmalı (08 Mayıs 2018 - Salı)
‘Geceleyin bir ses böler uykumu´ (03 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zulmiyye´den Adliyye´ye Yenicami (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Nurullah Ataç ve Tevfik Fikret (27 Nisan 2018 - Cuma)
Hayat Ağacı´ndan Bursa´da Zaman´a (19 Nisan 2018 - Perşembe)
Hekimbaşı´nın karanfilleri (18 Nisan 2018 - Çarşamba)
‘Miraciye Saklı Miras´ (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
‘Utandım bu âciz şairliğimden´ (10 Nisan 2018 - Salı)
Leyleklerin Müslümanlığı (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Bir sahafın dağarcığından (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Tophane-i Âmire´de muhteşem bir sergi (08 Mart 2018 - Perşembe)
Soyadı hikâyeleri (04 Mart 2018 - Pazar)
Shaykh Tosun Bayrak Al-Jerrahi Al-Halveti (22 Şubat 2018 - Perşembe)
Sultan Abdülhamid biyografisi yazmak (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Cinuçen Bey´in hatıraları (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Bir milyon kitap meselesi (11 Şubat 2018 - Pazar)
Müslümanlar, kitaplar ve kütüphaneler (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Haydarpaşa Garı ve tarih (25 Ocak 2018 - Perşembe)
‘Annemin Kütüphanesi´ (21 Ocak 2018 - Pazar)
Gözyaşı çeşmesi kurumasın (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Haydarpaşa Garı ve tarih (13 Ocak 2018 - Cumartesi)
Vampirizm ve Batı medeniyeti (09 Ocak 2018 - Salı)
İstanbul´un delifişek takvimi (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Âkif´e, dostlarına ve dostluğa dair (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Annemarie Schimmel ve Mevlânâ (22 Aralık 2017 - Cuma)
Karacaahmet, Ali Fuad Başgil ve Atsız (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Osmanlı barışı ve Filistin (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mehmet Âkif ve Nâzım Hikmet (05 Aralık 2017 - Salı)
Türkler ve Ruslar (27 Kasım 2017 - Pazartesi)
Türkler ve Ruslar (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Büyük Kedi Katliamı´ (19 Kasım 2017 - Pazar)
Milli Saraylar Resim Müzesi (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Nobel Edebiyat Ödülü´ne dair güftügû (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
TOKİ´nin yeni vizyonu (05 Kasım 2017 - Pazar)
TOKİ´nin yeni vizyonu (23 Ekim 2017 - Pazartesi)
Türk tarihçiliğinin iki İsmail´i (17 Ekim 2017 - Salı)
Osmanlı bilim mirası (06 Ekim 2017 - Cuma)
Bartók, Sarısözen ve türkülerimiz (30 Eylül 2017 - Cumartesi)
Kerkük üzerine düşünceler (27 Eylül 2017 - Çarşamba)
Bienaller ve güncel sanat (21 Eylül 2017 - Perşembe)
Mardinîzadeler Şerif Mardin (17 Eylül 2017 - Pazar)
‘Hayal Şehir´in ince ressamı (13 Eylül 2017 - Çarşamba)
Malazgirt´ten İstanbul´un fethine (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İstifanın üç devirdeki anlamları (25 Ağustos 2017 - Cuma)
Körleşme (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
“Vay benim köse sakalım” (11 Ağustos 2017 - Cuma)
‘İhtiyar´ın imparatorluğu (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Şehir, kent ve ‘kent kültürü´ (01 Ağustos 2017 - Salı)
‘Bir nev-civansın şûh-ı cihansın´ (20 Haziran 2017 - Salı)
‘Hezarfen´ (17 Haziran 2017 - Cumartesi)
Sahibinin aynası: Hususi kütüphane (14 Haziran 2017 - Çarşamba)
Davul muhabbeti (06 Haziran 2017 - Salı)
Fâtih´in biyografisini yazmak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
Kızılelma muhabbeti (25 Mayıs 2017 - Perşembe)
Bir Darülelhan vardı (19 Mayıs 2017 - Cuma)
‘Ben sulh adamıyım´ (15 Mayıs 2017 - Pazartesi)
Biyografi muhabbeti (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
‘Tebessüm İnkılâbı´ (28 Nisan 2017 - Cuma)
Renkler muhabbeti (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Bir ağaç gibi tek ve hür...´ (16 Nisan 2017 - Pazar)
İnci Enginün´e saygı (29 Mart 2017 - Çarşamba)
İnci Enginün´e saygı (25 Mart 2017 - Cumartesi)
‘Hezarfen Çizgen´den ‘Anbean´ (14 Mart 2017 - Salı)
Ezana ve ezan şiirlerine dair (28 Şubat 2017 - Salı)
Sanat, edebiyat ve ahlâk (15 Şubat 2017 - Çarşamba)
‘Feyhaman Duran: İki Dünya Arasında´ (08 Şubat 2017 - Çarşamba)
Gazi, Serbest Fırka ve Ağaoğlu Ahmet Bey (04 Şubat 2017 - Cumartesi)
‘Zamanı Aşan Taşlar´ (29 Ocak 2017 - Pazar)
Satranç muhabbeti (23 Ocak 2017 - Pazartesi)
Refik Erduran ve Türk aydınları (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
‘Bembeyaz bir dünyada yaşamak´ (10 Ocak 2017 - Salı)
Elveda Galata Köprüsü (05 Ocak 2017 - Perşembe)
Köprüler ve tüneller (30 Aralık 2016 - Cuma)
Yüz yıl önce neler oldu? (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
‘Âlemde ziyâ kalmasa halk etmelisin, halk!´ (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Tanburî Cemil Bey ve oğlu (04 Aralık 2016 - Pazar)
‘Yangın vaaar!´ (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Tarihim, şerefim, her şeyim...´ (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Maymuncuk kelimeler (18 Ekim 2016 - Salı)
Sivas´ta Selçuklu´yu düşünmek (07 Eylül 2016 - Çarşamba)
Tarikatlar ve siyaset (19 Ağustos 2016 - Cuma)
Yazmak ve yazarlık hakkında düşünceler (27 Haziran 2016 - Pazartesi)
Masalları bile dönüştürmek istediler (21 Haziran 2016 - Salı)
‘Kul olayım kalem tutan ellere´ (14 Haziran 2016 - Salı)
NECİP FAZIL VE AĞAÇLAR (07 Haziran 2016 - Salı)
Aydos´un ikinci fethi (04 Haziran 2016 - Cumartesi)
HARİKA BİR FOTO-BİYOGRAFİ (28 Mayıs 2016 - Cumartesi)
OSMAN HAMDİ BEY VE YEŞİL CAMİ (24 Mayıs 2016 - Salı)
Üç sofra (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Bıyık hikayeleri (17 Mayıs 2016 - Salı)
MECAZ, KİNAYE,ALEGORİ, İRONİ. V.B. (03 Mayıs 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
En büyük ibadet topluma hizmet etmetir?

Hacı Bektaşı Veli
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Dikkat! Türkiye´nin sosyolojisi metamorfoz geçiriyor!
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
BUNLAR HEP BASİT MANTIK KURALLARIDIR
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Sorun sadece döviz ve faiz olsa keşke
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ehl-i Sünnet tek tip midir?
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Para görününce vicdan sıvışır
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
İslam´ın ölçütleri
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Son günlerin dünyası
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Âlet işler el övünür
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Nasılsın dediklerinde
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Sivasspor´dan Beşiktaş´a Futbol Dersi
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Yatay talimatlar, dikey uygulamalar!
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Sessiz karşı devrim
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
TÜYAP Kitap Fuarı´na ve Selim İleri´ye dair
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Avucunuzdaki Kelebek
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Dikkat, PKK dönüşüyor
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Ey ana toprağı, ey Anadolu
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
“YAZIN ÜÇ AY YATAN ÖĞRETMEN” HA!
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ