Kardeşlik için elimizde sadece bayramlar kaldı
Tarih: 2.7.2017 14:03:31 / 359okunma / 0yorum
Mahmut Erol Kılıç

Bizler Ramazan ayını ne kadar değerlendirebildiniz bilmiyorum. Ben kendi adıma yine gönlümden geçenleri yapamadım. “N´oldu bu gönlüm?”. Büyüklerden dinlediğim, okuduğum ve de başkalarına aktardığım o Ramazan ruhunu yine yakalayamadım. Yine tam açmadı bana kendini. Büyümem lazım, farkındayım… Ben de “Elbet bir gün…!” diyerek vedalaştım kendisi ile… Bu sebepten o “Bayram ederler yâr ile şimdi” olanlardan olamadım. Ancak yine de giderken elime bir akide şekeri verdi. Adı Bayram neşesi, sevinci. Şimdi çocuklar gibi onu tadıyorum.
Kardeşlik için elimizde sadece bayramlar kaldı
İç alemimde bunlar olurken dış âlemde ne var ne yok diye baktığımda mananın yitirilmesi, ruhsuzlaşma ve profanlaşma yönelimlerine bağlı olarak genel olarak hayatın özel olarak da Ramazan´ın kutsallığının azalmakta olduğunu gözlemledim. Aslında dışta ne oluyorsa içte olanın yansımasıdır. Hani ne demişler; “Sirke küpünden dışarıya sirke sızar”. Sirke küpünden dışarıya süt sızdığı görülmemiştir. O zaman dıştaki bu kutsaldan kopma içte maneviyattan uzaklaşmanın doğal bir sonucu olsa gerek. Ramazan´ın gerçek manasının yozlaşması günümüzde kemiyetini keyfiyetinin önüne geçirdi. Görselliği arttı belki ama içselliği azaldı.
Geçen haftaki yazımda Ramazan ayı içerisinde memleketimizde işlenen bazı suçların yapısı üzerinde durmuş ve “kutsal ay” mefhumunun caydırıcılığının kalıp kalmadığını sorgulamıştım. Eskiden hırsızların, fahişelerin, katillerin bu ayda çalışmadıklarını duyardık. Nasıl yorumlarsanız yorumlayın kendi içerisinde bir nebze Kutsal´a hürmet hissi barındırmakta. Hem kişiler arası kavga hem devletler arası kavga bu ayda tatile çıkardı. “Size birisi sataşırsa ‘Ben oruçluyum´ deyin, geçip gidin” tavsiye edilirdi. Allah´ın “el-Afüvv” isminin yani “Affedici” olma vasfının en çok bu ayda tecelli etmesinden dolayı bu ay affetme ayı olarak görülür ve insanlar birbirlerini affettikleri gibi krallar da pek çok suçluyu bu ayda affederlerdi. Hapishaneler boşalırdı.
Arifler Recep ayı fiiller tecellisi ayı, Şaban ayı sıfatlar tecellisi ayı iken müteakiben gelen Ramazan ayının Zât tecellisi ayı olduğunu söylerler. Yani Zât´ta ne varsa o bu ayda tezahür eder. Malum olduğu üzere fiillerde ve sıfatlarda farklılıklar var iken Zât´ta mutlak vahdet, kesin birlik vardır. Ayrılık gayrılık yoktur. Peki bu ayın böylesi ruhu bizde tezahür etti mi acaba?
Maalesef yine onun orucuna bunun teravihine takıldık. TV vaazlarından kafamız karıştı. Hangisine inanacağımızı bilemez olduk. Pakistan´da, Somali´de camilere intihar saldırıları düzenledik. Washington, Tel Aviv, Londra ile olan dostluğumuz İstanbul, Tahran, Doha ile olan dostluğumuzun önüne yine bu ayda geçti. Her fırsatta “Birbirlerini rabler edindiler” ayetini sufilere karşı okuyup duranlar kimleri rab ve veli edindiklerini görmediğimizi mi sanıyorlar.
Bu yazı yazılırken TV´ler alt yazı olarak 5 canlı bombanın ülkemize giriş yaparlarken yakalandığı haberini vermekteler. Giriş yapanlar Müslüman. Girdikleri ülke Müslüman. Aylardan Ramazan. Bayram arifesi.. Yakalanmasalardı bu Bayramımızı kana bulayacaklardı.
Dostlar kardeşlik, birlik, beraberlik kültürümüz için elimizde sadece Bayramlarımız kaldı. Hiç olmazsa ve inatla bunu koruyun. Dindar olsun olmasın, hatta gayr-i Müslim bile olsa komşularımızla Bayramlaşalım. Allah´ın Selam ismini yani Barışı yayalım. Bu sadece tekrarlanacak bir söz değildir. Güçlü bir enerjidir. Selamı aranızda yayın demek sadece o sözü sayıp durun demek değildir. Barış ve kardeşlik enerjisini yayın demektir.
Deylemî´de geçen bir hadiste şöyle buyrulur: “Allah´ın yeryüzünde muhtelif kapları vardır. Bunlar içerisinde yumuşak, arınmış ve kavi olanlarını sever. Onların yumuşaklıkları kardeşlerinedir. Arınmaları günahlarınadır. Kavilikleri ise hiçbir eleştiri endişesi taşımadan hak sözü söylemeleridir.”
Keşke İslam dünyası denilen o devasa kütle Şiisiyle Sünnisiyle Bayram günlerini beraber kutlasalar. Takvimi doğru tespit edip birbirlerinin içtihatlarına uysalar da hiç olmazsa aynı gün Bayram yapsalar. Din adamları el ele, kol kola verip birbirlerinin camilerini ziyarete gitseler, kardeş kavgalarına son verseler. Sünbül Efendi dergahına uğrayıp ondan çiçek alsalar (!) birbirlerine çiçek götürseler. Bütün dünyaya kardeşlik mesajları verseler.
Bu bir ütopya veyahut fantezi değil dostlar. Kendi içinde Tevhid sırrına ermiş erenler, ârifler, bilgeler ancak bu birliği sağlayabilirler. Arifler ve Bilgeler geçmişte olduğu gibi günümüzde de ümmetin rehberleri olursalar bu huzur sağlanır. Sünbül Efendi´den çiçek alırsan Hacı Bayram´da Bayram edersin. Ama Abdülvahhab´tan fetva alırsan Bayram namazına gelenleri bombalarsın. Tercihini yap Türkiye.. Bayramınızı bu duygularla tebrik ederim. Bayramınız mübarek olsun. Kendinize, ailenize, ülkenize ve bütün insanlığa huzur, barış ve mutluluk getirsin...

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Sabır ve oruç (21 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Sanman taleb-i devlet u câh etmeye geldik… (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Anadolu erenlerini bir bir kaybederken… (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Geleneksel tıp üzerinden ideolojik okumalar (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
Tasavvufun içini boşaltan şeyhler (27 Mart 2018 - Salı)
İslâm´ın içini boşaltan Müslümanlar (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Gençleri doğru yöneltmek (25 Şubat 2018 - Pazar)
Şîrâz… (06 Şubat 2018 - Salı)
Sofra sırları (29 Ocak 2018 - Pazartesi)
Bana göre İran´da ne oluyor? 2 (23 Ocak 2018 - Salı)
Bana göre İran´da ne oluyor? 1 (17 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bir ilmin nefsi müdâfaâsı (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Müslüman Biblicalistler (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
Mevlânâ endeksi (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Mevlânâ endeksi (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Dış politikada büyük oynamak (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Arap dünyası nereye gidecek (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Çevre ve biz (16 Kasım 2017 - Perşembe)
Mimari eserler de bir ruha bağlıdır (06 Kasım 2017 - Pazartesi)
Hüseyin misiniz, Yezid mi? (26 Eylül 2017 - Salı)
Elmalı´da Vehhâbîler (?) (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Hacc´ın ardından bazı tespitlerim (12 Eylül 2017 - Salı)
Aydınlanmış Medine´den selam (06 Eylül 2017 - Çarşamba)
Aydınlanmış Medine´den selam (29 Ağustos 2017 - Salı)
Din adamı vardır (22 Ağustos 2017 - Salı)
Benim İslâm üniversitem (14 Ağustos 2017 - Pazartesi)
İslam siyaset felsefesi tek midir? (07 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (01 Ağustos 2017 - Salı)
15 Temmuz analizlerine devam (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Yaz üzerine metafizik değinmeler (08 Temmuz 2017 - Cumartesi)
Aylar var ki… (06 Haziran 2017 - Salı)
Çocuklar kadar saf olmadıkça (13 Nisan 2017 - Perşembe)
Köy gençliği üzerine (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dünyada bir garip veya bir yolcuymuş gibi yaşa

Hz. Muhammed