Yusuf Kaplan


Kapitalizm dini, laik ikonolojisi ve faiz ahtapotu

Kapitalizm dini, laik ikonolojisi ve faiz ahtapotu


Kapitalizm bir dindir. Dünyanın ve hayatın düzenini, işleyişini, gidişâtını, insanlığın mukadderâtını belirleyen seküler / pagan bir din. Kapitalizmin bir din olduğunu en iyi ilk kez Frankfurt Okulu’nun en cins düşünürü Walter Benjamin telaffuz ve tarif etmiştir. KAPİTALİZM DİNİ VE İKİ ÂMENTÜSÜ Kendine özgü ikonolojisi, âyinleri, tapınma biçimleri olan laik bir din kapitalizm. Bir neo-paganizm biçimi. Din-dışı din. Din-dışı kutsallıklar üreterek varlığını ve hegemonyasını idame ettiren laik bir din. Kapitalizm dininin iki sütun üzerinde yükselen laik ikonolojisi veya laik âmentüsü var: Para ve libido.

Ve iki büyük tapınakla ayakta duruyor kapitalizm dini: Bankalar ve bilumum kültür endüstrisi mekânını bünyesinde toplayan AVM’ler! Küresel kapitalist sistem işte bu iki laik âmentü üzerinden işler ve bu iki büyük tapınakla kendini meşrûlaştırır ve yeniden üretir. Para, emeğin sömürüsüdür; libido, duyguların. Paraya hâkim olarak dünya kontrol altına alınır ve ayartıcı mekanizmalarla sömürülür; libido’ya hâkim olarak kitleler kontrol altına alınır ve ayartıcı bir dille sömürülür! Başka bir ifadeyle, seküler Batı uygarlığının ekonomik düzeni, emeği sömüren ve insanı da emeği de aşağılayan faiz düzeniyle inşa edilen para makinası’na; kültürel düzeni ise duyguları ayartıcı bir şekilde taşırarak kitleleri sömüren, insanların düşünme ve duyma meleklerini iptal ederek köleleştiren libido mekanizmasına dayanır. FAİZ AHTAPOTU Kapitalist sistem, öncelikle ve özellikle faiz üzerine kurulmuştur. Faiz, paradan para kazanmaktır. Emeği de, alınterini de, dolayısıyla insanı da aşağılamak ve kapitalizm dini’ne kul köle yapmaktır. Faiz düzeni, soygunculuk düzenidir, sömürü düzenidir.

Faiz düzeni, paraya, güce, güç üreten paraya, para üreten güce tapma âyinleri ve tapınakları inşa ederek varlığını sürdürür. Kapitalist, emperyalist Batı uygarlığının en büyük yapıları, faiz sisteminin tapınakları, birincisi, bankalardır; ikincisi de, sömürülen kitleleri uyutan, uyuşturan, uyumlulaştıran, hazlarının peşinde koşuşturarak dünyaya ve kendine yabancılaştıran AVM’ler ve bilumum diğer kaçış mekânları. Faiz, insanın, insanlık onurunun, haysiyetinin, emeğinin, alınterinin düşmanıdır. İnsanı paranın kölesi yapmaktır. Paradan para kazanan, güç devşiren putlar ve tapınaklar inşa ederek varlığını sürdürür kapitalist sistem. Faiz düzeni, kıskacına aldığı insanı da, toplumu da, dünyayı da canavarlaştıran, dünyanın cehenneme çevrilmesinin birinci derecede sorumlu aktörlerimden biri olan bir ahtapottur. O yüzden faiz lanetlenmiştir. Kapitalizmin sömürü çarkının ve insanı insanlıktan çıkarışının adı ve adresidir faiz.

Küresel sistem faizle sömürüyor dünyayı; faizle söndürüyor, yok ediyor insanı, vicdansız ve ruhsuz bir canavara dönüştürüyor! Faizi sadece şimdi değil, her zaman lanetledim bir Müslüman olarak. Ve faizin örtülüsüne de, örtüsüzüne de şiddetle karşıyım. FAİZ DÜZENİ VE LAİKLİK PRANGASI Faize ateş etmek, insanı sömüren, insanı sömürerek semiren ruhsuz kapitalist sistemin tam kalbine ateş etmektir, on ikiden vurmaktır azman ve azmanlaştırıcı zulüm sistemini. Faize ateş etmek, faizin nasıl iğrenç bir sömürü çarkı olduğunu gözler önüne sermek, kapitalist sistemin surlarında gedik açmak, insanın onurunu, haysiyetini ve emeğini kurtaracak kapıları açmaktır. Faize ateş etmek, kapitalist zulüm sistemine meydan okumaktır.

Biri zorba kapitalist sistemin putu faize ateş etme cesareti gösteriyor! Bütün kapitalist lordlara meydan okuyor! Bazı zavallılar da siyaset meselesi yapıyor bunu! Faize ve faiz üzerinde ayakta duran kapitalist sisteme meydan okuyabilirsek hem ülkenin hem de insanlığın önünü açacak, hepimizi, bütün dünyayı uyandıracak, kendine getirecek, tutup ayağa kaldıracak zorlu, çileli ve asil yolculuğu başlatmış oluruz. “Seküler bir ülkede, faizsiz İslâmî bir ekonomik modeli savunamazsınız,” diyor!

Kim, diyor? Laikliği din katına yükselten bilim kilisenin papazları profesör kılıklı, celladına âşık tasmalı çekirgeler! Siz kimin çocuğusunuz? Bu ülkenin mi?! Allah’ın âyetini hatırlatan insanlara, yöneticilere, “burası laik ülke!” diyen kişiler, laikliğin bu ülkenin boynuna geçirilmiş bir pranga olduğunu örtük olarak itiraf ediyorlar demektir! Batı’da başkan, başbakan seçilen, kral, kraliçe olarak atanan insanlar İncil üzerine yemin ediyorlar. Ama bu ülkede bir konuda âyet okuyan insanlara “burası laik ülke!” diyerek tehditler savuranlar, çok tehlikeli bir oyun oynadıklarını bilmeliler! YENİ ŞAFAK GAZETESİ 24 ARALIK 2021 TARİHLİ YAZISININ İKTİBASIDIR.



YAZARLAR