Kaderimizin merkezi
Tarih: 11.7.2018 12:16:54 / 244okunma / 2yorum
İBRAHİM TENEKECİ

Şu sıralar Osmanlı coğrafyasıyla ilgili okumalar yapıyorum. On dokuzuncu yüzyılın sonlarından Birinci Cihan Harbi´nin bitimine kadar olan dönem. Balkan toprakları özel bir ilgiyi hak ediyor. İbret dâhil, birçok açıdan. Siyasi olaylar, etnik yapılar, iktisadi hayat, yatırımlar vs.
Osmanlı, ayrılıkçı düşünceyi hoşnut etmek için neredeyse bütün imkânlarını sahaya sürüyor. Verilen her taviz, bir yenisine zemin hazırlıyor. Yapılan her hizmet, daha büyük beklentilere kapı aralıyor. Müslim veya gayrimüslim fark etmiyor, şımarıklık ve nankörlük geliyor.
Necdet Sakaoğlu´nun 20. Yüzyıl Başında Osmanlı Coğrafyası kitabından iki küçük bölüm alalım:
Sayfa 96: Bosna´da 1850´lerde bağımsızlık hareketleri başlamıştır. İlk Maarif Müdürlüğü´nün burada kurulması, İstanbul Muallim Mektebi´nden sonra ikinci muallim mektebinin Saraybosna´da açılması gibi yenilikler, yarım yüzyıl sürecek Bosna Hersek sorununun başlamasını önlemeye yetmemiştir.
Sayfa 100: Midhat Paşa´nın önerisiyle Tuna vilayeti kurulmuştur. Bulgaristan bölgesini kapsayan bu yeni vilayette köylere kadar meclisler oluşturulmuş, yol ve okul yapımına öncelik verilmiş, Osmanlı ülkesindeki ilk demiryolu burada işletmeye açılmış, Ziraat Bankası´nın temelini oluşturan ve köylüye kredi veren Menafi Sandığı yine ilk burada kurulmuştur.
Ayrılıkla ve kanla sonuçlanan süreçlerin neredeyse tamamı böyle başlıyor. Bütün bunlar bize neyi çağrıştırıyor?
Sona doğru yaklaşırken, Sultan Abdülhamid Han´ın Anadolu´yu tahkim etme çabasına şahitlik ediyoruz. Belli ki gidişat görüldü. Milli Mücadele yıllarında yaşlı bir köylünün askerlere söylediği gibi: “Elde bir Anadolu kaldı. Onu sıkı tutun.” Devlet aklı, daha Balkan Savaşları başlamadan, bu hakikatin farkına varmış olabilir.
Bir İslâm beldesi olan Selânik, iki büyük şehrimizden biriydi. Onu bile elimizde tutamadık. Edirne vilayetinin küçük bir kısmını son anda kurtarabildik.
Milli Mücadele, Anadolu´yu elde tutma çabasının adıdır. Sonuçlarını ve sonrasında yapılanları elbette tartışabiliriz.
Artık hep birlikte Anadolu´dayız. Rus işgali altında yaşamaya razı olmayan Tatar, Çerkes, Gürcülerle beraber. Anavatan olarak Anadolu´yu seçen Arnavut, Boşnak ve Pomaklarla birlikte. Böyle uzayıp gider bu.
Biz farklı isimler kullansak da batı dünyası hepimizi Türk olarak görüyor. “Türk kavramı, geniş anlamıyla İslâm demektir.”
Devlet Başkanı Sayın Erdoğan, teşekkür konuşmasında, bütün bu yaşananları, yani bir buçuk asırlık serüvenimizi, neredeyse bir cümleyle özetledi: “Kaderimizin merkezine Anadolu´yu yerleştirdik.” Evet, Anadolu ortak kaderimiz, müşterek derdimizdir.
«««
Yirmi beş yıl boyunca, Anadolu´nun birçok yerini gezdim. Sadece şehir merkezlerini, tanınmış beldelerini değil; dağlarını, ormanlarını, ırmak boylarını, yaylalarını, insansız bölgelerini. En çok da turizmin uğramadığı ve daha temiz kalmış topraklarını. Yoksul ve yorgun köylerini. Geriye düşmüş kasabalarını. Sadık, fedakâr ve kanaatkâr insanların evlerine, sofralarına misafir olduk. Onların hayatlarına dokunduk.
Bir örnek verelim: Mustafa Amca´nın derme çatma kulübesindeyiz. Yetmiş yaşından fazla ve hâlâ çobanlık yapıyor. Dağda bir başına yaşıyor. Gençlik yıllarından kalma bir olayı anlatıyor heyecanla. Vadide bir mağara bulmuş. Mağaranın girişinde büyük bir kaya parçası varmış. Şunu diyor: “Kaya o kadar büyüktü ki ancak devlet gücüyle kaldırılabilirdi.” Bu cümlede iki şey birden var: Sâfiyet ve devlete olan itimat. “Anadolu insanı” derken kastettiğimiz tam olarak budur.
Modern yollar, mühendislik harikası tünel ve köprüler belli başlı şehirleri birbirine bağlıyor. Peki, hızla ve görmeden geçtiğimiz diğer yerlerde neler oluyor, yaşanıyor? İhmal edilen, işte bu sorunun cevabıdır. İnşa ile inşaat aynı şey değildir ve olamazlar.
İstanbul nerede başlıyor ve nasıl bitiyor, bilemiyoruz. Devasa projeler, toplu konutlar her yerde. İnanılmaz bir yığılma var. Bazı sahil bölgeleri de benzer durumda. İnşaat sektörü ve turizm. Yatırımların önemli bir kısmı tüketim ve eğlenceye gidiyor. Buna karşılık Aksaray, Bayburt, Çankırı, Gümüşhane, Karaman, Kastamonu, Kırşehir, Niğde gibi illerimiz ne durumda? Hep doğuyu konuşuyor, yazıyoruz.
Babam yıllar evvel köye kesin dönüş yaptı. Bir dağ köyü. Aslında “divan” diye geçiyor. Çünkü sekiz köy buraya bağlı. Hastalanıyor ve doktora gitmesi için ikna edemiyorlar. Gitmez. Bir doktor arkadaştan rica ettim. Allah ondan razı olsun, beni kırmadı. Kendi arabasıyla köyümüze gitmek için yola çıktı. Eylül ayının ortası. Gece biraz yağmur yağmış. Toprak yol hemen balçığa dönüşmüş. Velhasıl köye çıkamadı, yarı yoldan dönmek zorunda kaldı. Üstelik arabası hayli kuvvetli idi. Buna rağmen şikâyet değil, dua ederler: “Allah devletimizi başımızdan eksik etmesin.” Vefalı olmayı cezalandıramayız.
Anadolu toprakları yeteri kadar dinlenmiştir. Artık nadas sona ermelidir. Yeni dönemle birlikte Anadolu´nun iç kesimlerinin ihya edilmesi, bayındır kılınması öncelik haline gelmelidir.
“Kader gayrete âşıktır” son yılların gözde cümlelerinden biri. Madem Anadolu bizim kaderimiz, bütün gayretimiz ve gücümüzle ona doğru yürümeliyiz.

Anahtar Kelimeler: Kaderimizin, merkezi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Devlet aklı (06 Aralık 2018 - Perşembe)
Her eleştiren (03 Aralık 2018 - Pazartesi)
MENFAAT (29 Kasım 2018 - Perşembe)
Hayat ile ölüm arasında (26 Kasım 2018 - Pazartesi)
Yerel seçimler yaklaşırken (22 Kasım 2018 - Perşembe)
Son günlerin dünyası (15 Kasım 2018 - Perşembe)
Barbar Modern Medenî (13 Kasım 2018 - Salı)
Hafızamızı tazeleyelim (05 Kasım 2018 - Pazartesi)
Yeni havalimanı ve civarı (02 Kasım 2018 - Cuma)
Şu ittifak meselesi (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Kitaplar arasında (25 Ekim 2018 - Perşembe)
Kitaplar arasında (22 Ekim 2018 - Pazartesi)
Siyaset ile insaniyet arasında (18 Ekim 2018 - Perşembe)
Mecburi istikamet (15 Ekim 2018 - Pazartesi)
Hayret duygumuzu kaybediyoruz (11 Ekim 2018 - Perşembe)
Yıllar geçer, ihtimaller azalır (08 Ekim 2018 - Pazartesi)
Allah sabredenlerle beraberdir (04 Ekim 2018 - Perşembe)
Ne anladın, anlat? (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Böyle mi olacaktı? (24 Eylül 2018 - Pazartesi)
Rahmet ile zahmet arasında (16 Eylül 2018 - Pazar)
Şiddet ile inayet arasında (12 Eylül 2018 - Çarşamba)
Yazamamak (09 Eylül 2018 - Pazar)
Kitaplar, dergiler ve son durum (06 Eylül 2018 - Perşembe)
Gurbetten sılaya doğru (02 Eylül 2018 - Pazar)
Ortak kader (24 Ağustos 2018 - Cuma)
Onur meselesi (15 Ağustos 2018 - Çarşamba)
Ayrı dünyalara ait iki kavram (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Yazmış bulunduk (22 Temmuz 2018 - Pazar)
İzzet bize, zillet size (15 Temmuz 2018 - Pazar)
Doğru ve düzgün olmak (08 Temmuz 2018 - Pazar)
Olması gereken (04 Temmuz 2018 - Çarşamba)
Yer isimlerinin peşinden gitmek (01 Temmuz 2018 - Pazar)
Şimdi (27 Haziran 2018 - Çarşamba)
Bütünlüğü korumaktan yanayız (20 Haziran 2018 - Çarşamba)
Benzersiz bir dönem (13 Haziran 2018 - Çarşamba)
Kıymet ve kıyamet (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Taşınmak (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Yaşanan ve yansıyan (02 Haziran 2018 - Cumartesi)
Tatsız bir durum (31 Mayıs 2018 - Perşembe)
Kalbî beraberlik, çıkarsız birliktelik (26 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Bazı yeni konular (23 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Halimizden memnun muyuz? (19 Mayıs 2018 - Cumartesi)
Uzun bir gün (16 Mayıs 2018 - Çarşamba)
Tarih dönüyor (13 Mayıs 2018 - Pazar)
Dostluk nedir? (09 Mayıs 2018 - Çarşamba)
İbrahim Karagül için (16 Nisan 2018 - Pazartesi)
Bir kelimeden (11 Nisan 2018 - Çarşamba)
İçten bir seda (08 Nisan 2018 - Pazar)
Ülkü Tamer için (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Sahafnâme (01 Nisan 2018 - Pazar)
Gençlik nereye gidiyor? (28 Mart 2018 - Çarşamba)
Birkaç şey birden (24 Mart 2018 - Cumartesi)
Dünya Su Günü (21 Mart 2018 - Çarşamba)
Dünya Ormancılık Günü (18 Mart 2018 - Pazar)
Son günlerde (15 Mart 2018 - Perşembe)
Dilimizde olan, kalbimizde de bulunmalıdır (07 Mart 2018 - Çarşamba)
İnsana ümit veren konular (04 Mart 2018 - Pazar)
Yıkıcı değil, yapıcı olalım (25 Şubat 2018 - Pazar)
Varlığımıza musallat olanlar (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Kıymetli bir çabaya şahitlik etmek (19 Şubat 2018 - Pazartesi)
Sultan Abdülhamid Han´ı anmak ve anlamak (15 Şubat 2018 - Perşembe)
Millî uyanış (12 Şubat 2018 - Pazartesi)
Aklı karışıklar için kılavuz (05 Şubat 2018 - Pazartesi)
Vatandan yana olmak... (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Dün, bugün, yarın (26 Ocak 2018 - Cuma)
Hayatın her yeri (22 Ocak 2018 - Pazartesi)
Kısaca (19 Ocak 2018 - Cuma)
Yolda olmak (08 Ocak 2018 - Pazartesi)
Edebiyat ve hayat (05 Ocak 2018 - Cuma)
Yeniden millet oluyoruz (01 Ocak 2018 - Pazartesi)
Millete sadakat ümmete vefa (25 Aralık 2017 - Pazartesi)
Elbette Filistin (22 Aralık 2017 - Cuma)
En küçük adım bile (18 Aralık 2017 - Pazartesi)
Daima Kudüs (14 Aralık 2017 - Perşembe)
Aklıma ilk gelenler (11 Aralık 2017 - Pazartesi)
Bütün bu olaylar (07 Aralık 2017 - Perşembe)
Ben, Öteki ve Ötesi (30 Kasım 2017 - Perşembe)
Eski Vatan (28 Kasım 2017 - Salı)
Bize düşen, düşmemektir (23 Kasım 2017 - Perşembe)
Kazandıkça kaybetmek (19 Kasım 2017 - Pazar)
Türkiye nedir? (13 Kasım 2017 - Pazartesi)
Kirli dil, kibirli hâl (02 Kasım 2017 - Perşembe)
Gençliğimizin kahramanları (26 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmış bulunduk (20 Ekim 2017 - Cuma)
Bir kütüphane kurmak (17 Ekim 2017 - Salı)
Millet dersine çalışmalıyız (12 Ekim 2017 - Perşembe)
Yazmadan önce (09 Ekim 2017 - Pazartesi)
Altı çizilenler (05 Ekim 2017 - Perşembe)
Yolculuğumuz (22 Eylül 2017 - Cuma)
Dengemizi koruyalım (19 Eylül 2017 - Salı)
Kırsalda neler oluyor? (15 Eylül 2017 - Cuma)
Bir mesele (07 Eylül 2017 - Perşembe)
Üzücü ve şaşırtıcı olan (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
Görülen lüzum üzerine (31 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Kardeşliğimizi tahkim etmeliyiz (27 Temmuz 2017 - Perşembe)
Vatanı vatansızlara bırakmadık (11 Temmuz 2017 - Salı)
İyilerle birlikte olmak (07 Temmuz 2017 - Cuma)
İyilik berekettir (03 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Türkiye, müşterek derdimizdir (05 Haziran 2017 - Pazartesi)
Aslımızdan kopamayız (02 Haziran 2017 - Cuma)
Kırk yıllık hatır (24 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Tek tesellimiz (12 Mayıs 2017 - Cuma)
Son günler için (08 Mayıs 2017 - Pazartesi)
BAHAR (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Kazanırken kaybedilen (25 Nisan 2017 - Salı)
KISACA (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Yeniden niyet etmeliyiz (03 Nisan 2017 - Pazartesi)
Yeminli düşmanlık (24 Mart 2017 - Cuma)
Dünden devam (17 Mart 2017 - Cuma)
Hayat ve bereket (15 Mart 2017 - Çarşamba)
Bize gelen, bizimle giden (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Yirmi yıl sonra (04 Mart 2017 - Cumartesi)
Yapmak ile Yıkmak (24 Şubat 2017 - Cuma)
Arkadaşlık (13 Şubat 2017 - Pazartesi)
Nerede duruyoruz? (09 Şubat 2017 - Perşembe)
Pullarımız (07 Şubat 2017 - Salı)
Güzellik (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Dert söyletir, derman susturur (27 Ocak 2017 - Cuma)
Bize düşen vazife (17 Ocak 2017 - Salı)
Kar (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Buradayız, bekliyoruz (10 Ocak 2017 - Salı)
Sağlam duralım (23 Aralık 2016 - Cuma)
Evlatlarımız (07 Aralık 2016 - Çarşamba)
Türkiye bir mesuliyetin adıdır (20 Kasım 2016 - Pazar)
Saygı ile sevgi (02 Kasım 2016 - Çarşamba)
Fitne ateşi (21 Ekim 2016 - Cuma)
Son durum (14 Ekim 2016 - Cuma)
Türkiye´yi savunmak (10 Ekim 2016 - Pazartesi)
Devletin ve milletin bekâsı için (18 Ağustos 2016 - Perşembe)
15 Temmuz 2016 (21 Temmuz 2016 - Perşembe)
Göz gördü, gönül sevdi (14 Temmuz 2016 - Perşembe)
Dünyanın çivisi (30 Haziran 2016 - Perşembe)
Güzel bir kitap (17 Haziran 2016 - Cuma)
Hak ve Bâtıl (14 Haziran 2016 - Salı)
Yapan, yaptınız diyendir (09 Haziran 2016 - Perşembe)
Kâğıt, kalem ve sosyal medya (20 Mayıs 2016 - Cuma)
Fitne (06 Mayıs 2016 - Cuma)
Ne durumdayız? (16 Kasım 2015 - Pazartesi)
Akan kan, yükselen kin (26 Ağustos 2015 - Çarşamba)
Kenan Evren öldü (16 Mayıs 2015 - Cumartesi)
Kültür meselemiz (23 Nisan 2015 - Perşembe)
Oyunu bozmak zorundayız (21 Nisan 2015 - Salı)
Kıyamet değil, kıyam (06 Nisan 2015 - Pazartesi)
Siyaset ve millet (30 Mart 2015 - Pazartesi)
Bir hilal uğruna... (24 Mart 2015 - Salı)
Bu bir gezi yazısıdır (10 Mart 2015 - Salı)
Bugün (28 Şubat 2015 - Cumartesi)
Söz vermek, almak... (27 Şubat 2015 - Cuma)
İmha ve ihya (09 Şubat 2015 - Pazartesi)
Yoldaki işaretler (05 Şubat 2015 - Perşembe)
Sözün özü (31 Ocak 2015 - Cumartesi)
Sözün namusu (28 Ocak 2015 - Çarşamba)
İnsan insanın aynasıdır (21 Ocak 2015 - Çarşamba)
Dostluk ve düşmanlık (14 Ocak 2015 - Çarşamba)
Hepimiz tehlikedeyiz (12 Ocak 2015 - Pazartesi)
Sarıkamış için (08 Ocak 2015 - Perşembe)
Bıldır (04 Ocak 2015 - Pazar)
Son zamanlar (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Sana kalpten soruyorlar (28 Aralık 2014 - Pazar)
Bir insana sarılmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Yerli ve millî olmak (25 Aralık 2014 - Perşembe)
Tarihte bugün (18 Aralık 2014 - Perşembe)
Gerçek Hayat (30 Kasım 2014 - Pazar)
Geçici menfaatler, kalıcı anlamlar (28 Kasım 2014 - Cuma)
Yaşatırsanız, yaşarsınız (26 Kasım 2014 - Çarşamba)
Kudüs için (20 Kasım 2014 - Perşembe)
Ağaçlar ve odunlar (17 Kasım 2014 - Pazartesi)
Anadolu Gençlik Derneği (13 Kasım 2014 - Perşembe)
Zengin çeşit, fakir insan (11 Kasım 2014 - Salı)
Duâ Tâneleri (07 Kasım 2014 - Cuma)
Yoksulun sırtı, zenginin karnı (05 Kasım 2014 - Çarşamba)
Yeniden Bursa (04 Kasım 2014 - Salı)
Türkiye`ye inanmak (31 Ekim 2014 - Cuma)
Bursa`nın kıymeti (28 Ekim 2014 - Salı)
Türkiye, umudun yurdu (23 Ekim 2014 - Perşembe)
Yüksek hayat tecrübesi (16 Ekim 2014 - Perşembe)
Olmadı (12 Ekim 2014 - Pazar)
Batı bataklığı (08 Ekim 2014 - Çarşamba)
Acı gerçek, tatlı yalan (07 Ekim 2014 - Salı)
Doğan ölür, yapılan yıkılır (24 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ölüm var (21 Eylül 2014 - Pazar)
Kalbin betonlaşması (11 Eylül 2014 - Perşembe)
Kıymet, bilinmek ister (09 Eylül 2014 - Salı)
Kardeşlik âdabı (05 Eylül 2014 - Cuma)
Kitabın ahlakını korumak (05 Eylül 2014 - Cuma)
Birinci Meclis Ruhu (03 Eylül 2014 - Çarşamba)
Ancak birlikte başarabiliriz (29 Ağustos 2014 - Cuma)
Kardeşime dokunma! (21 Ağustos 2014 - Perşembe)
Değişen bir şey var mı? (20 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Birlikte dirlik vardır (18 Ağustos 2014 - Pazartesi)
Fesadın işi: Haset (15 Ağustos 2014 - Cuma)
YARIN (10 Ağustos 2014 - Pazar)
Yolda olmak... (08 Ağustos 2014 - Cuma)
Hatırla ve sıkı tut (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Merhamet etmek (03 Ağustos 2014 - Pazar)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çıkacağım merdivene sabırı merdiven yaparım.

Mevlana
İsmail Dursun
İsmail Dursun
"Büyük Başkan Tezahüratı"
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
İstanbul´u düşünüyorlar, gözleri açık
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
Son güzel kelimeler
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Yatırımsız kredi büyümesi
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Rağmen Tavrı ve Nebevî Şahitlik Yolculuğu
D. Mehmet Doğan
D. Mehmet Doğan
Mütesettir Anıtkabir!
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Şeriat aziz eder yüceltir
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
Unutulan asker düğünleri
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Müslüm Baba
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
Çakmak Taşındaki Ümit
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
LEGO VE DİJİTAL RUHLAR DÜNYASI
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
´´Kişisel gelişim ´´
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Ne yapmalı?
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Devlet aklı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
Ahlak merkezli dindarlıktan nerelere?
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
EV ÖDEVİ Mİ!...
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Aday belirlemek artık kolay değil
Salih Tuna
Salih Tuna
Kadir Mısırlıoğlu´nun fesi, PKK´nın kalpağı
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Şükürname!
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
SİVAS HALAYINA DURAN GENÇLER
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
SİVASIN ÇERMİKLERİ
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ