KABLOYA BAĞLI HAYATLAR
Tarih: 13.7.2016 10:47:31 / 539okunma / 0yorum
Aziz Erdoğan

 

Gençler teknolojiyi çok seviyor. Cep telefonuyla yatıyor, dizileri konuşuyor, internetten haberleşiyor. “Parmak çocuklar” yetişiyor.

“Bir elinde cımbız, bir elimde ayna/Umrumda mı dünya.”diyen şaire nazire yaparcasına sorumluluğu olmayan, okumayan, üretmeyen, yaşadığını zannedip yaşamayan kabloya bağlı nesiller çoğalıyor. Çoğu kez bu durum ebeveynlerin hoşuna da gidiyor. Alıyorlar çocuklarına bir cep telefonu, bir de internet paketi –ağzına emzik verilen çocuğun susması gibi- atıyorlar çocukları bir odaya, çocuk saatlerce ne yiyor ne içiyor ne de bir ihtiyacını dile getiriyor. Günler ayları, aylar yılları kovalıyor, anne baba bir bakıyor ki idealindeki çocukla evdeki çocuk arasında dağlar kadar fark var. Gerçeklere uyanır uyanmaz kıyametler koparıyor; basıyor feryadı, ne olacak bizim halimiz.

Ne olacak eğitimin hali, gençlerin hali ve ülkenin hali… Acaba interneti biri kalkıp bir hafta kesse, çocuklarımız hayata döner mi? Evlerden kovaladığımız dedelerimiz ve ninelerimiz bize tekerlemeler söyler, masallar anlatırlar mı?  Anne babalarımız saçımızı okşar mı? Kitaplar efsunlu dünyalarına bizleri misafir eder mi?  Ah gençler, bizi hiç anlamıyorlar diyen büyükler, hayatı ıskaladıklarının farkına varır mı?

Çocuklarından dert yanan anne babalar, sizler o yaşlarda gerçekten oturup kitap okudunuz mu? Kendi kendinize derslerinize çalışıp başarı dolu karnelerle eve geldiniz mi? Geleneksel oyunları siz mi icat ettiniz yoksa. Evlerinizde internet vardı da mendil kapmaca, saklambaç, yakan topu siz mi oynadınız? Hayatı çekilmez kılan, teknolojiye çocukları mahkûm eden kim? Düşünmeden bir suçlu arıyorsanız, sizi rahatlatayım. Kafanızı karıştıran bu satırları yazan suçu üzerine almaya razı.

Nasrettin Hoca eşekten düşer, sağa sola bakmaya başlar. Etrafta kendini gören birileri olmadığını fark edince kendi kendine: Ben senin gençliğini de bilirim, der. Hocanın ağzından bütün anne babalara sesleniyorum: Ben sizin gençliğinizi de bilirim. Yanılmadan, yontulmadan, düşünmeden, hata yapmadan, bedel ödemeden yaşananlar hayat değildir.

Çocuklardan dert yanmayı bırakalım. Boy aynasına iyi bakalım, boş kasnak gibi bir hiç uğruna dönüp durmayalım. Ne mi yapalım. Çocuklarımıza ev, araba, markalı giyecek almak için kendimizi yıpratmayalım. Şapkamızı önümüze koyalım. Onlarla ortak noktalar bulalım. Onların dünyalarına misafir olmayalım.

Çocuklarımızla birlikte dili fasih, anlatımı akıcı, edebi zevk ve heyecan veren bir kitap belirleyelim. Aynı kitabı hepimiz ayrı zamanlarda ve mekânlarda okumak için birbirimize söz verelim. Haftanın en az bir akşamını kitabımıza ayıralım. Kitap üzerine sohbet edelim. Annemiz çay demlesin. Babamız kuruyemiş alsın aile olduğumuzun farkına varalım. Kitap üzerinden söyleyeceklerimizi paylaşalım. Kitaplar üzerinden sevgimizi, muhabbetimizi, duygumuzu, beklentilerimizi birbirimize anlatmaya fırsat oluşturalım. Bu benden bir öneri… Sizlerin güzel fikirlerine, özgün düşüncelerinize ihtiyacımız var, vakit varken bu konuya kafa yoralım.

Çocuklarımızla oyun eksenli değerler eğitimi yapalım. Onlarla konuşalım. Onların konuşmasına fırsat verelim. Unutmayalım, değişen dünya aile yapımızı bozmaya, bizleri yalnız yaşamaya mecbur ediyor. Çocuklarımıza sahip çıkmak için yarın çok geç olabilir. Sanal hayatlar, yalan gülücükler, kes yapıştır sözler çocuklarımızı gerçek hayattan koparmadan gelin birlikte çocuklarımıza sahip çıkalım. Gelin televizyon, bilgisayar, internet tarafından kullanılan çocuklar değil teknolojiye kullanan nesiller yetiştirelim. Bunu nasıl mı yapacağız, bu soru beni de kara kara düşündürüyor. Düşünmeden çözüm üretemeyiz. Düşünmeye devam…

 

Anahtar Kelimeler: KABLOYA, BAĞLI, HAYATLAR
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR (18 Mart 2018 - Pazar)
YETENEK HARİTASI (11 Ocak 2018 - Perşembe)
YENİLENEN ÖĞRETMEN (05 Ocak 2018 - Cuma)
ÖĞRETMENİN PLANI (02 Ocak 2018 - Salı)
ÖĞRENCİ BOY AYNASIDIR (21 Aralık 2017 - Perşembe)
BEN ÖĞRETMEN OLSAM… (14 Aralık 2017 - Perşembe)
KİTABA GÖNÜL VERENLER (12 Kasım 2017 - Pazar)
KİTAPLA İLİŞKİMİZ (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
HUZUR (04 Temmuz 2017 - Salı)
BİR BABALIK YAP (20 Haziran 2017 - Salı)
SÜKÛT, SÜKÛNET (15 Haziran 2017 - Perşembe)
ÖĞRETMENLER (06 Haziran 2017 - Salı)
KAFANIZA TAKMAYIN (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
ÇOCUKLARA YÜZ VERMEYİN (20 Kasım 2016 - Pazar)
ASIM OLMAK (19 Ekim 2016 - Çarşamba)
SİVAS KİTAP FUARI (24 Ağustos 2016 - Çarşamba)
ASIMIN NESLİ VE GENÇLİĞİN DURUŞU (21 Ağustos 2016 - Pazar)
İSTANBUL´U YAŞAMAK (14 Ağustos 2016 - Pazar)
GENÇLİĞİN HEDEFİ (12 Ağustos 2016 - Cuma)
NASIL BİR GENÇLİK? (07 Ağustos 2016 - Pazar)
ASIM´IN NESLİ-III (04 Ağustos 2016 - Perşembe)
ASIM´IN NESLİ-II (03 Ağustos 2016 - Çarşamba)
ASIM´IN NESLİ-I (02 Ağustos 2016 - Salı)
GENÇLER HAZİNE (29 Temmuz 2016 - Cuma)
EĞİTİM GÖNÜL İŞİ (18 Temmuz 2016 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Sen gönlünü beslemeye bak..! Yücelere gidecek, şereflenecek odur."