İslâmiyet insaniyettir
Tarih: 10.5.2018 18:55:08 / 388okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Peygamberimiz ilk vahyin sarsıntısını yaşadığında Hatice annemiz onu şu sözlerle sakinleştirmişti: “Korkma Muhammed! Allah seni esirger. Çünkü sen dürüst bir insansın… Doğru sözlüsün. Emanete hıyanet etmezsin... Güzel ahlâklısın... Akrabana yardım edersin. Çaresizlerin, güçsüzlerin yükünü taşırsın… Herkesten daha çok iyilik edersin. Misafir ağırlar, felakete uğrayanlara yardım edersin...”

Elli senedir dinimizin kaynaklarını ahlâk yönünden incelemeye, anlamaya çalışıyorum. Bende oluşan kanaatin özeti şudur: İslâmiyet insaniyettir. İnsaniyeti kusurlu olanın Müslümanlığı da kusurludur. Kur´an-ı Kerîm´in belirttiği gibi İslâmiyet´in canlı ve somut modeli Hz. Peygamber´dir. O vefat ettiğinde Hz. Ömer bir köşeye çekilmiş, derin üzüntüler içinde, can dostunun o sımsıcak insaniyetini şöyle dile 
getiriyordu:

“… Anam babam sana feda olsun ya Resûlallah! Bugün ümmetin sana ne kadar acı ve özlem duysa yeridir… Eğer sen sadece emsalinle oturup kalkmak isteseydin sohbetine nâil olamazdık. Denginden başkasına razı olmasaydın aramızdan biriyle evlenmezdin. Yalnız emsalinle yiyip içseydin soframıza oturmazdın. Ama ... sen bize arkadaş oldun. Bizden eş aldın… Bizimle yiyip içtin. Sıradan elbise giydin. Yer sofrasında yemek yedin ve hep bunları alçak gönüllülükle yaptın.”

O vefat ettiğinde diğer bir can dostu Habeş zencisi Bilal, “Artık onun bulunmadığı Medine´de yaşayamam” diyerek alıp başını gitmişti.

***

Şimdi bize ne oldu? Neden bugün görünüşe bakınca dinle yatıp dinle kalkanlarımızda dinimizin ahlâkî ve insanî boyutunu göremiyoruz? Çünkü ahlâk merkezli Müslümanlığı bırakıp, ahlâkî özü boşaltılmış fıkıh merkezliMüslümanlığa kendimizi hapsettik; fıkhı da tarihe hapsettik. En dindarlarımız bile işlerinin doğruluğunu onaylatacak hoca arıyorlar. Oysa Peygamberimiz, müftülerin fetvasından daha önemlisinin kalbimizin, vicdanımızın fetvası olduğunu öğretmişti. Ama biz Fetva dindarlığını aşıp takva dindarlığına geçemiyoruz. Kendimize ve çocuklarımıza sol el ile yemenin yanlışlığını öğrettiğimiz kadar kul hakkı yemenin kötülüğünü öğretmiyoruz. Sadece bunu öğretebilseydik bugün manevi ve maddi yapımız, toplumumuz, hatta şehir mimarimiz bambaşka olurdu.

Bir ara öğrencilerimle ahlâk metinleri okuyorduk. Bir dersimiz Mevlid Kandiline denk gelmişti. “Bugün Peygamberimizin ahlâk hakkındaki hadislerini okuyalım” dedik. Buharî´nin ilgili cildini açtım. “İnsanlara ve hayvanlara merhamet” başlıklı bap denk geldi. Burada Peygamberimizin şöyle bir hadisi geçiyordu:

Biri çölde gidiyordu. Çok susamıştı. Derken bir kuyu buldu; inip su içti. Yukarı çıktığında bir köpek gördü. Susuzluktan kıvranıyordu. Adam tekrar kuyuya inip, içine su doldurduğu patucunu ağzına aldı, elleriyle tutunarak yukarı çıktı, köpeğe su içirdi. Kuyuya inip çıkarak hayvanı suya kandırdı. İşte bu iyiliği sebebiyleALLAH ONA TEŞEKKÜR ETTİ (fe-şekerallâhu lehû) ve günahlarını affetti.” Yanındakiler “Ya Resûlallah! Hayvanlardan da mı sevap kazanılacak?” diye sordular. “Evet, dedi, can taşıyan her varlığa yapılacak iyilik için sevap verilecek.”

Bu hadisi okuduğumuzda, bir hayvana yapılan iyiliği bile Allah´ın teşekkürünü hak ettirecek kadar yücelten bu din anlayışımızı, bu soylu ahlâkı nasıl kaybettiğimize üzüldük. Halbuki biz bu zarif ahlâk öğretisi üzerine büyük bir insanî medeniyet kurmuştuk. Bugün bu medeniyeti daha da geliştirerek bir “küresel ahlâk” inşa edebilirdik. Ama biz bugün Kitabımızın, Peygamberimizin ve geçmiş din büyüklerimizin yerin dibine geçirdiği dünya hırslarımız uğruna gönüller yıkıyoruz, dilimizle ve elimizle kırıp döküyoruz. Daha da vahimi, bütün bunları dinimizle meşrulaştırarak yapıyoruz.

Eğer bizler yarın çocuklarımızın ve gençlerimizin deizm, sekülerizm gibi yollara sapmalarını istemiyorsak, onları insan merkezli, ahlak merkezli dinimizle buluşturmak zorundayız.

Anahtar Kelimeler: miyet, insaniyettir
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İslamın temeli ahlak, ahlakın özü bilgi, bilginin özü akıldır?

Hacı Bektaşı Veli