“İslâm tevhid dinidir” ne demek?
Tarih: 30.6.2017 16:09:05 / 439okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

“İslâm, tevhid/vahdet dinidir; birlik, beraberlik, uyum dinidir.” Bu ne anlama gelir? Vahdet “birlik”, tevhid de “birliği ikrar etmek” demektir. Öncelikle Allah birdir, başka mâbud yoktur. “Yalnız O´na ibadet ederiz, yalnız O´na sığınırız.” O´na kulluğu bırakan, başka şeylere kul olur; birliği çokluk eyler.
Ruhumuz ve bedenimiz birlik oluşturur. Kâinatın ziyneti olan insan bu birlikten doğmuştur. Ne bedenimizi ruhumuza ne ruhumuzu bedenimize feda ederiz. Etsiz kemiksiz yaşayamayız; ama ruhsuz, akılsız, duygusuz da yaşamayız.
Yer ve gökler birdir ve evren bir âhenktir. “Gözünü çevir de bir bak evrene, bir uyumsuzluk görebilecek misin?” buyuruyor, Yüce Rabbimiz Mülk suresinde.
Hayat ve ölüm de birdir, birliktir. Allah, “Hayatı ve ölümü, hanginizin daha güzel işler yapacağını denemek için yarattım” buyurur, yine Mülk suresinde. Hayat olmasaydı ölüm olmazdı; ölüm olmasaydı hayat değersiz ve anlamsız olurdu.
***
Dünyamız ve ahiretimiz de birdir. Dünya olmadan ahiret kazanılmaz; ahireti yok saydığımızda da dünyadaki varlığımız manasız hale gelir; ebedi kurtuluşumuzu kaybederiz.
Hz. Adem´den Hz. Muhammed´e kadar bütün nebîlerin yolu birdir (Allah´ın salat ve selamı üzerlerine olsun); onlara öğretilen dinler birdir; hepsi İslâm´dır, yani teslimiyettir, kurtuluş, esenlik ve barıştır.
Biz ve tabiat biriz, bütünüz. İçtiğimiz su, yediğimiz besin bedenimizde kanımız, canımız olur. Kitabımızda öğretildiğine göre yerde gökte ne varsa hepsi de bizim gibi kendi hallerince Rablerine ibadet ve secde ederler. Öyleyse –bize öğretildiğinin aksine- tabiat yenmemiz gereken düşmanımız değildir; insan olarak biz ve bizi kuşatan doğal dünya hep biriz, bütünüz. Bu birliği bozduğumuzda başımıza ne belalar geleceğini çevre sorunları apaçık göstermektedir.
Fert ve toplum da aslında çokluk değil, birliktir. Fertsiz toplum olmaz, toplumsuz fert yaşayamaz. Onun için Peygamberimiz, “Müminler sevgileriyle, merhamet ve şefkatleriyle bir beden gibidirler. Birinin derdi olsa, diğerleri de bunun acısını yaşar, gözlerine uyku girmez” buyurdular.
***
Velhasıl, -sûfîlerin dediği gibi- âlem, insan, ruh, beden, madde, mâna, fert, toplum, canlı, cansız... her şey ve herkes “kesrette vahdettir”, çoklukta birliktir. Mutlak manada bir olan sadece Allah´tır. Bütün çoklar, çokluklar O´nundur; O´ndan gelir, O´na döner: “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.”
Öyleyse hiçbir şeyi, “benden değil” diye dışlamaya hakkımız yoktur. Her şey ve herkes, kanımız kadar, canımız kadar bizdendir. İyi de bizdendir, kötü de bizdendir; düşmanımız kötü değil kötülüktür.
Onun için, insan olarak ve Müslüman olarak, görevimiz yok etmek değil, yaşatmaktır. Kendimizi yaşatmak için çırpındığımız gibi başkası için, canlı-cansız tabiat için de çırpınacağız. Bütün sahih kaynakların verdiği bir hadislerinde sevgili Resûlümüz buyuruyor ki: “Hiçbiriniz, kendiniz için sevdiğinizi kardeşiniz için de sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” Yine o bize bildiriyor ki: Bir kadın bir kediyi hapsedip ölümüne sebep olduğu için –ibadetlerinin çokluğuna rağmen- cehennemi boyladı (İbn Hanbel, Müsned, II, 479). Bir başkası da çölde susuzluktan kıvranan bir köpeğe kuyudan su taşıyıp içirdiği için cennete gitti (Buhârî, “Şürb”, 9; Müslim, “Selâm”, 153).
Cömertliği sonsuz olan Rabbimiz, kalbimizi bütün varlıkları sevgiyle kuşatacak kadar geniş yarattı. O halde muhabbetle, merhametle, sadakatle dolup taşalım. Dünyanın önüne böyle bir Müslüman modeli koyalım ki -geçmişte olduğu gibi- Müslümanlığımız da insanlığımız da imrenilir olsun, saygı görsün. Ve dindarlığımızın doyulmaz tadına ulaşalım.

Anahtar Kelimeler: tevhid, dinidir, demek
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Aşk bir güneşe benzer, aşık olmayan gönül bir katı taşa benzer.

Yunus Emre