İslamofobi
Tarih: 10.2.2017 09:11:47 / 473okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Önce bir prensip hatırlatması:

Bazı okuyucular, Müslüman toplumların son dönemlerde yaşadığı sorunlara dair yazı yazan herkesten uluslararası siyaset uzmanı gibi düşünüp yazmasını bekliyorlar. Ama bu doğru değil. Herkes, kendi alanı içinde konuşmalıdır. Mesela ‘İslamofobi´ (İslâm korkusu) denilen insanlık dışı ideolojinin dış boyutunu, sebeplerini, bu husustaki açık-gizli projeleri, yol açtığı hak ihlallerini… o alanların uzmanları yazar, analiz eder, tartışırlar. Başka uzmanlar meselenin iç sebeplerini, sözgelimi İslâm ülkelerindeki insanlara yurdunu yuvasını terkettiren siyasi, ekonomik, hukuki şartları sorgular. Biz ilâhiyatçılar ise meselenin dinî boyutu üzerine düşünmeli ve yazmalıyız. Mesela dinler ve mensupları arasında süregelen ilişkiler hakkında veya din ve Müslümanlık anlayışımızdaki hangi yanlışların bizi buralara getirdiği gibi evimizin içine ilişkin konularda insanımızı bilgilendirmeliyiz.

***

İslâm dini o kadar kısa bir zaman zarfında, en köklü dinlerin ve medeniyetlerin hâkim olduğu coğrafyalarda olağanüstü başarılara ulaştıysa, bunun esas sebebi, öğretisi ve mesajlarıyla ‘insan´a dokunması, insanın manevi ve maddi hayatına ilişkin taleplerine en uygun cevabı vermesiydi. İslâm´ın bu câzibesi hep devam etmiş; bir misyonerlik kurumu bulunmamasına rağmen insanları kendine çekmeyi hep başarmıştır. Bu sebeple de İslâm´a karşı dışarıdan karalama faaliyetleri daha İslâm´ın ilk asrında başlamış ve günümüze kadar sürmüştür.

İslamofobi denilen hareketin, İslâm´ın bu çekiciliğini baltalama amacı taşıyan böyle bir geçmişi var. Ancak yeni dünyanın getirdiği şartların sonucu olarak bu hareketin güncel ve sistematik bir proje olduğu da düşünülüyor. Böyle bir proje varsa mahiyetinin ne olduğu ve arkasında hangi yapıların bulunduğu elbette araştırılmalıdır. Bunu yapacak olan da öncelikle İslâm ülkelerinin akademik kurumlarıdır.

***

İnsanlığın son utanç vesikası olan malum ‘Trump kararı´nın ardından daha açık biçimde gördük ki, dünyada bir insan hakları duyarlılığı ve İslâmofobiye karşı mücadele de sergileniyor. İslâm karşıtlığı şu yıllarda daha çok görünür olsa da, ilkesel olarak insan hakları savunuculuğunun güçleneceği kanaatindeyim. Müslümanlar olarak bizler de bu hareketle birlikte adaletten, insanlık onurundan yana ilkeli bir duruş sergilemeliyiz. Bunun bir boyutu da İslâm karşıtlarının malzeme olarak kullandıkları şiddet zihniyeti ve eylemleriyle öncelikle Müslümanların mücadele etmeleridir.

Amerikalı siyaset bilimci Prof. Anne Norton, Müslüman Sorunu Üzerine (On the Muslim Question, Princeton 2013) adlı eserinde, geçen yüzyıldaki ‘Yahudi sorunu´nun yerini bugün ‘Müslüman sorunu´nun aldığını yazıyor. Elbette antisemitizm ile İslamofobi aynılaştırılamaz; fakat yöntemleri, hedefleri ve insanlık suçu olmaları itibariyle aynıdırlar.

Bir gün Müslümanlar bu sorunu aşacak elbette. Ama bunun için hem içe hem de dışa dönük olarak akılcı, adil ve ilkeli bir mücadele yürütmemiz gerekiyor. Unutmayalım ki, İslâm karşıtları Müslümanlar arasından çıkan veya çıkarılan terör örgütlerinin sergilediği vahşetten besleniyorlar. İslamofobiciler, bu örgütlerin İslâm´a etiketledikleri şiddeti kışkırtan yorumları, fetvaları ve bunlara dayalı terör eylemlerini Batı ve dünya insanlarının önlerine koyup şöyle diyorlar: “İşte İslâm ve Müslüman budur. Gelin şunları ülkemizden kovalım!..” İlginçtir ki, antisemitizm Yahudilerin Avrupa´dan uzaklaştırılmasıyla sonuçlanmıştı. Şimdi ‘İslam korkusu´ pompalanırken de benzer bir süreç, Müslümanların Avrupa´dan, Amerika´dan sürülmesi hedefine doğru işletiliyor.

Ama artık dünya elli yıl önceki dünyadan bile çok farklı. “Ey inananlar! Siz kendinize düşene bakın. Siz doğru yolu izlerseniz hakikatten sapanlar size zarar veremez” (Kur´an, 5/105).

Anahtar Kelimeler: İslamofobi
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Denizi testiye doldursan, alabildiği kadar su alır. Gerisi kalır?

Mevlana