Berat Demirci


IRMAK ÇOCUĞUNUN DUASI

IRMAK ÇOCUĞUNUN DUASI


IRMAK ÇOCUĞUNUN DUASI

Kurak günlere doğdum suçu yok bozkırın;
Bilmem böyle geçmiştir belki evvel
Ahir de böyle geçecektir.
Müminler eline doğdum ama
Akça tülbentliler gümüş sakallılar,
Asâmı göğe saldı beşiğimi ırmağa.

 

Sayfalardan birine satırlar arasına
Bir elif de benim için çekildi;
Kaçırmadım ilk dersi,
Geçmek içinse bir ömür geçti.
Her harf yanında bir elif
Ama hangisi?

Takılıp boy boy yalnızlıklara
Kesik marşlarla savmak vardı başımdaki çocuğu;
Muhacir gezdim,
Garipsendim tek heceli cümleler çattım,
Toprak teptim süt kokan hançereme;
Rüzgârları kokladım bulutlardan bekledim,
Rahmettim rahmetten umdum esbabımı sevdim…
Ama sevmişim dilim şerbetlenmiş,
Cesur durdum şehre her vardığımda.

Her dönemeçte selamladığım bu kader,

Ne çok güvendirdi beni yalnız olmadığıma.


Bir yıldızım oldu gökte bir asam
Sarpa sardım yolumu yolaklardan aşırdın,
Oyunlar doladın incecik boynuma;
“Menekşe menekşe bizden size kim düşe?”
Hep ben ama sormadım neden hep ben.
Zebun düşmüş halkalardan anladım
Düşmanın dosttan namert olduğunu;
Hazırdım söze söz kargıya kargı.
Salıma dayanan çoğu omuzun kof,
Yüreğin küf olduğunu bilmem için
Pıtır pıtır ayak seslerini duymam gerekti
Beraber aynı yollardan geçtiklerimin
Aynı tastan içtiklerimin.

Sustum suskunlardan dinledim hayatı
Yaşamaya bahane çıkardım her ölümümden.

Yalnız sana ayanım;
Gömleğimi ters giyindim çakılları ağlattın,
Naralar fışkırttın muallâk taşlardan.
He hey gönül ırmak çocuğu ol da inanma,
Menekşelendim topuklarım tepeme sıçradı…
Bu taşlar acep o taşlar mıdır,
Diz kırıp bir solukta şerh eden kâinatı?

Görüntü varsa ses yok ses varsa su.
Yarama oylum oylum naralar bastım;
Öptüm nasırlı avuçlarını dülgerlerin,
Ve alnını yuvasından düşen taşların.
Ötede kiminle komşuyum görseydim penceremden,

Hiç böyle bir pervaz çatar mıydım?

 

Candır yanar ateştir orta yeri dünyanın

Varsın yakamla yenim arasında yansın.


Gölgem dağı sardı yolum yamaç aşağı,
Harekelenmiş neredeyse her satırım;

Okunaklıyım duvara yaslanmış bir asa gibi

Ve ırağında ezberlenmiş vecizelerin.

Akıntıya karşı yüzdürdüğüm hayatın

Yoktur senden başka sahili âmenna;

Kelimeler senindir ben de bir kelimenim.

 

Kabul kıl sevmelerimi ki sebepsiz kaldı,

Demesinler bir gönlü vardı ve gönlünce yaşadı.

 

Muhit Edebiyat Dergisi; Ekim, 2020