İnsan olmak / İnsan kalmak
Tarih: 5.10.2018 18:09:55 / 280okunma / 1yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

İnsan, biyolojik olarak herhangi bir canlının tekâmül etmesi suretiyle meydana gelmiş ya da gelmemiş, önemli değil. Bu hususta bilim ne diyorsa (veya diyebiliyorsa) odur. Önemli olan, insanın özellikle tabiatın ötesindeki hüviyetiyle, “insan” olma hakikatiyle “yaratılmış” olması; alelade fiziksel bir bedene -Kur´an´ın o muhteşem tabiriyle- Allah´ın “kendi ruhundan üflemesi (nefha)” sonucunda insan olma hüviyetinin verilmesidir.
Bir canlı, “nefha” değilse insan da değildir. Doğal bir evrim varlığı olmakla “insan olmak” arasındaki eşik bu “nefha” ile aşılmıştır.
***
Kur´an´ın daha çok kalp kelimesiyle ifade ettiği, kesinlikle doğal varlığımızın dünyasına ait olmayan, doğal varlığımız gibi rasyonel yoldan kanıtlayamasak da ondan daha kesin bir şekilde “keşfettiğimiz” bir öz gerçekliğimizin varlığını apaçık biliriz. Bu keşif -Batıda Descartes´ın, bizde ondan altı asır önce İbn Sînâ´nın dedikleri gibi- fiziki varlığımızdan hiç haberimiz olmasa bile, bize “verili” (aprioric) bir bilgidir ve bütün bilgilerimizden daha güçlü olarak doğruluğuna inandığımız, çünkü sürekli yaşadığımız bir bilgidir. Aslında biz, kendimizi, Allah´ı, özgürlüğümüzü, güzelin güzelliğini, iyinin iyiliğini yalnız ve yalnız bu bilgiyle biliyoruz. Deneysel varlığımızın bu bilgiyle temelde bir ilgisi yoktur.
Fiziksel ve biyolojik tabiatta kesinlikle dinî, estetik, ahlâkî inanma ve değer kavramı bulunmaz. Çünkü bunların üçü de normatiftir, yani “buyururlar, isterler” ama determine etmez, zorlamazlar. Tabiat ise istemez; yapar, zorlar. Tabiat “sünnetullah”tır ve Kur´an şu cümleyi dört defa tekrar eder: “Sünnatullahta asla değişme bulamazsın.” Onun için tabiatta özgürlük yoktur, zorunluluk vardır. Giyinmeyen üşür, üşüyen titrer.
Aslında zihinsel işleyişimiz de böyledir; bilimsel bilgi, bilmenin şartlarını taşıyan herkese kendi doğruluğunu ve sonuçlarını hiçbir seçim imkânı vermeksizin zorla kabul ettirir. Ama sanat, ahlâk ve din özgür seçim alanıdır; determinik anlamda dayatmaz; buyurur, ister. Onun için de -Kur´an´ın ifadesiyle- isteyen inanır, isteyen inanmaz. Evrende tek sorumluluk varlığının insan olması da buradan yani özgürlükten gelir. Hem felsefî hem sosyolojik anlamıyla özgürlük yoksa insan yoktur; çünkü özgürlük bizim “nefha” boyutumuza aittir.
Sığırlar, ceylanlar da tabiatın çayırlı çimenli, çiçekli, ırmaklı… alanlarını görürler, yerler içerler. Ama yalnız insan gördüklerindeki güzelliği keşfeder; yalnız insan gördüklerine sanatsal, ruhanî, hatta mistik bir boyuttan da bakar ve gördükleri karşısında bir vecd hali yaşar. Çünkü buradan bakan insan, artık Darwin´in “evrimleşmiş maymun”undan ötede bir hakikattir. Sığırların, ceylanların hepsi baktıklarında aynı şeyi görürler; sadece insanların her biri gördüklerini farklı farklı görürler; çünkü burada gören artık ruhun gözüdür ve o göz herkeste farklıdır.
***
İşte “insan kalmak”, aslında bize nefhedilmiş olan ruhun işidir. Gerçek sufîler ısrarla söylerler ki, bu ruhun aşkın Hakikati, güzeli ve iyiyi görmesinin önünde perde olan ve sonuçta bizi (eğer öyleyse) tekâmül ettiğimiz maymun aslımıza veya başka bir biyolojik varlık boyutumuza hapseden sebep, bedensel/biyolojik taleplerimizi, kişisel/grupsal çıkarlarımızı, hayvanî hükmetme eğilimlerimizi putlaştırmamızdır; efendileri olarak kullanacağımız bu şeyleri kendimize efendi yapmamızdır.
Eğer günümüzde dünyaya bir de buradan bakarsak gerçeğin kesinlikle böyle olduğunu, dünyadaki bütün uyumsuzlukların, çatışmaların, acıların arkasındaki temel gerçekliğin bu olduğunu apaçık görürüz. Ama Kur´an´ın ifadesiyle “şu insan ne kadar cahil ve zalim!”
İnsan olarak kalamıyor; en temiz kalması gereken dinini bile hayvani doğasına kurban ediyor. Gazâlî´nin aktardığına göre Abdullah İbnü´l-Mübarek´e sormuşlar: “Aşağılıklar denince kimleri anlıyorsunuz?” Cevap vermiş: “Dini kullanarak dünyalık elde edenleri.”

Anahtar Kelimeler: İnsan, olmak, İnsan, kalmak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnsan olmak / İnsan kalmak (17 Ekim 2018 - Çarşamba)
‘Müslüman insan´ ne idi ne oldu (27 Eylül 2018 - Perşembe)
Kur´an ahlâkını anlamak için (13 Eylül 2018 - Perşembe)
Derin bir kaygı ya da çığlık (07 Eylül 2018 - Cuma)
Din-dünya ilişkisini doğru anlamak (31 Ağustos 2018 - Cuma)
Dinamik dindarlık (17 Ağustos 2018 - Cuma)
‘İran ve turan´ (27 Temmuz 2018 - Cuma)
15 Temmuz ihanetinin hatırlattıkları (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
‘Din dili´ sorunumuz (13 Temmuz 2018 - Cuma)
Veda Hutbesi üzerine (06 Temmuz 2018 - Cuma)
Seçim sonucuna farklı bakışlar (29 Haziran 2018 - Cuma)
Dinî bilgi ve Diyanet (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Türkiye´nin dinî ve kültürel birikimi (17 Haziran 2018 - Pazar)
İslâm´ın güncel sunumu (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Havanda su dövmek (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
İnsan olarak Hz. Peygamber (12 Aralık 2017 - Salı)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
İman hem nurdur hem kuvvettir, hakiki imanı elde den adam kânata meydan okuyabilir.

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ (R.A)
Gülşah Akkaş Yaman
Gülşah Akkaş Yaman
Kitap kurtları
İBRAHİM TENEKECİ
İBRAHİM TENEKECİ
Siyaset ile insaniyet arasında
MUSTAFA KUTLU
MUSTAFA KUTLU
Yakışıklı ceset
Prof. Mustafa Çağrıcı
Prof. Mustafa Çağrıcı
İnsan olmak / İnsan kalmak
Yusuf Ziya Cömert
Yusuf Ziya Cömert
Kaşıkçı suikasti: Böyle bir şey olamaz!
Mehmet Şevket EYGİ
Mehmet Şevket EYGİ
Akılsız yapan akıllı telefon
Beşir Ayvazoğlu
Beşir Ayvazoğlu
Millet bahçeleri ve Gülhane Parkı
Ahmet ÖZDEMİR
Ahmet ÖZDEMİR
MAVİ SU AK KÖPÜKLÜ SU
YUSUF KAPLAN
YUSUF KAPLAN
Din´e uyacağız, din´i kendimize uydurmayacağız...
İbrahim KAHVECİ
İbrahim KAHVECİ
Suçlu ürünler listesi
Yusuf Ziya Ünsal
Yusuf Ziya Ünsal
DEDİKODU
Ö. EMİR DOĞAN
Ö. EMİR DOĞAN
HOMO DÜT DÜTÜS*
BERAT DEMİRCİ
BERAT DEMİRCİ
“MUHALİF DAMGASI” VE ÖTEKİLEŞTİRMENİN HİYERARŞİSİ
Aydın Ünal
Aydın Ünal
Hicaz´ı nasıl kaybettik?
İsmail Dursun
İsmail Dursun
Kaleci ve Savunma Hataları
Salih Tuna
Salih Tuna
Türk ekonomisi McKinsey´e mi emanet edildi?
Osman Nuri Kesici
Osman Nuri Kesici
25 Eylül Dünya Eczacılar günü...
Selahattin Çerik
Selahattin Çerik
Zincir
Kemal Öztürk
Kemal Öztürk
20 milyar doların peşinde...
Müjgan Üçer
Müjgan Üçer
ÇOCUĞU NE OKUTUR?
Mahmut Erol Kılıç
Mahmut Erol Kılıç
Bilgilendirme notu
Muhsin Kaya
Muhsin Kaya
SİVAS´A SELAM YOLA DEVAM
Talha Gurbetçi
Talha Gurbetçi
OSMANLICAYA SAHİP ÇIKALIM
Muzaffer Gücer
Muzaffer Gücer
BİR ÖĞRETMENİN ESERİ
Yavuz Bülent Bakiler
Yavuz Bülent Bakiler
DÜŞMANIYIM ASALETİN KELİMELERDE BİLE”
Sami Akkuş
Sami Akkuş
DUA EDİN...
Ergün Diler
Ergün Diler
Kıbrıs planı
Gülşah YARLI
Gülşah YARLI
Sezona veda
Fikret ÜNSAL
Fikret ÜNSAL
DEDİKODUSU ÇIKARSA OLUR
Aziz Erdoğan
Aziz Erdoğan
ÇANAKKALE RUHU DÜNDEN DİRİDİR
Zübeyir Kamil Akkaya
Zübeyir Kamil Akkaya
Batı´ya Doğru - Taklit Bitti, Tahkik Başladı!
Salih Şahin
Salih Şahin
OSMANLI ARAPLARI NASIL SÖMÜRDÜ!
S. Emrah GÖKTAŞI
S. Emrah GÖKTAŞI
Sivil toplum
Osman Nuri KESİCİ
Osman Nuri KESİCİ