İnsan olarak Hz. Peygamber
Tarih: 12.12.2017 10:36:21 / 241okunma / 0yorum
Prof. Mustafa Çağrıcı

Bir önceki yazımda Mevlid kandili dolayısıyla ‘İnsan olarak Hz. Peygamber´in bütün devirler için ilkesel değer taşıyan erdemlerinden birkaç örnek sunmuştum. O konuyu tamamlamak isterim.
***
Peygamber efendimiz, “Yaşlandınız!” diyen birine, “Beni Hud ve Şûrâ sureleri yaşlandırdı” demişti. Çünkü her iki surede geçen bir ayette “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!” buyurulmuştu. İslâm dini hiçbir insanı hatasız kabul etmemiştir. Bu yüzden Peygamberimiz, sık sık tövbe ettiğini söyler, ahlâkını güzelleştirmesi için Allah´a dua ederdi.
Kur´ân-ı Kerîm´in de belirtildiği gibi, kötülüklerin en fenası, insanın inanmadığı bir görüşü savunması, kendisinin yapmadığı bir işi başkasına emretmesidir. Bu noktada Hz. Peygamber´in kendi kendisiyle çeliştiğine dair tek bir örnek yoktur. Nitekim düşmanları tarafından bile Muhammedü´l-emîn diye anılmış; risâletine ilk inananlar kendisini en iyi tanıyanlar olmuştur.
Kur´an´ın birkaç ayetinde Hz. Peygamber, bazı küçük yanılgıları sebebiyle uyarılmıştır. Bu ayetler onun ilah gibi görülmemesi bakımından önemlidir. Fakat bundan daha önemlisi şudur ki, Peygamberimiz bu ayetleri itibar kaybedeceği endişesine kapılmadan halka okumuş, duyurmuştur. Kur´an´ın tamamı gibi bu ayetler de namazlarda okunabilir. Tarihte kendisini eleştiren sözleri okumayı ibadet sayacak kadar ahlâkta yücelmiş bir başka şahsiyet yoktur. Sonraları akıl, bilgi ve fazilet timsali gösterilecek olan Hz. Ali, hicret sırasında onun ölüm döşeğine girerken ne ahmaktı ne de çıkar peşindeydi. Sadece bu ahlâk abidesini uğrunda ölmeye değer bilmişti. Bugünkü İncillere göre Hz. İsa idama götürülürken en yakın dostları olan Havariler ortalıktan sıvışmış; hatta biri de korkusundan onu ihbar etmişti.
Resulullah´ın düşmanları onu, atalarının dinini terk ettiği, şair, mecnun, sihirbaz olduğu gibi saçmalıklarla halkın gözünden düşürmeye çalıştılar. Fakat -Hıristiyan ilâhiyatçı M. Watt´ın da dediği gibi- “Hz. Muhammed´in çağdaşları onda hiçbir ahlâkî kusur göremediler.”
Mekke´nin fethi sırasında Müşriklerin lideri Ebu Süfyan huzuruna geldiğinde Hz. Peygamber onu saygıyla karşılamış, ayrıca bütün suçluları affettiğini duyurmuştu.
Bu tavır bize, eşsiz bir cesarete sahip muzaffer bir liderin, aynı zamanda alçakgönüllü, kinden uzak ve bağışlayıcı olması lazım geldiğini öğretir. Cahiliye döneminde Araplar acizlik ve korkaklıktan nefret eder, ancak güçlü olduğu halde öfkesini yenip affedenlere de büyük saygı duyarlardı.
Eğer Hz. Peygamber´in hoşgörüsü acizlikten ileri gelseydi veya cesareti kendisine gurur ve kibir verseydi asla sevilmez ve adı bile unutulurdu.
***
Bir bina bir tuğla koyarak başlar. Peygamberimizi beşerî planda başarılı kılan, inananlarına “Anam babam sana feda olsun” diyecekleri kadar kendisini sevdiren asıl erdemleri, onun bir yetimin başını okşaması, bir yoksulun, bir kölenin, yaşlı bir kadının gönlünü mutlu edecek küçük iyilikler yapmasıydı (ki bunları çok yapardı); yani insan olmasıydı.
Sevgili Peygamberimiz, hiçbir zaman tek bayrak altında toplanamamış Arapları ilk defa ve sadece on yılda siyasi birliğe kavuşturdu ve bütün Arap coğrafyasının tek devlet başkanı oldu. Ama ilk gündeki tevazuu ne idiyse son gününde de o oldu. Tarihte sarayı olmayan tek devlet başkanı… Sevgili eşi Aişe´nin kucağında ruhunu teslim ettiği ev, Medine´ye geldiğinde elleriyle yaptığı, üstü hurma dallarıyla kapatılmış derme çatma evdi.
Bugün “Peygamber´in Sünnetine dil uzattırmayız!” tarzı laflarla ona buna parmak sallayanlar ve hepimiz, bilelim ki, Peygamber´in Sünneti işte buydu. Aleme nizam vermeye kalkmadan önce dönüp kendimize bakalım; önce kendimizi nefis hegemonyasının ve dünya-perestliğin esaretinden kurtaralım. İşte Peygamber ahlakının ve Sünnetinin özü budur.

Anahtar Kelimeler: İnsan, olarak, Peygamber
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Yüz yıl önce yüz yıl sonra Ramazan (18 Mayıs 2018 - Cuma)
İslâmiyet insaniyettir (10 Mayıs 2018 - Perşembe)
Zâhirî-Selefî din yorumu (02 Mayıs 2018 - Çarşamba)
‘Kutlu Doğum´un ardından (26 Nisan 2018 - Perşembe)
İnanç sapması-Ahlak sapması (12 Nisan 2018 - Perşembe)
Dil terörü (06 Nisan 2018 - Cuma)
Diyanet´in taahhütnamesi (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Diyanet´in taahhütnamesi (22 Mart 2018 - Perşembe)
İlâhiyatlar ‘güncelleme´nin neresinde? (14 Mart 2018 - Çarşamba)
YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM (09 Mart 2018 - Cuma)
Sert konuşma! (07 Mart 2018 - Çarşamba)
Düşünme, istişare ve iş yapma üzerine (01 Mart 2018 - Perşembe)
‘Daha az daha çoktur´ (23 Şubat 2018 - Cuma)
Nasıl bir çağda yaşıyoruz? (16 Şubat 2018 - Cuma)
Akıl ve bilim çağında din (11 Şubat 2018 - Pazar)
“1/4 domuz”: Bir kafa yapısı (30 Ocak 2018 - Salı)
Tasavvuf hakkında okunacak bir kitap (09 Ocak 2018 - Salı)
Ev sahibinin günahı (27 Aralık 2017 - Çarşamba)
‘Büyük oyun´un nesiyiz? (29 Kasım 2017 - Çarşamba)
“Küp içindekini sızdırır” (21 Kasım 2017 - Salı)
‘Sünnet´e dair (10 Kasım 2017 - Cuma)
Din görevlilerinin eğitimi (05 Kasım 2017 - Pazar)
‘Hoca Efendi´ kimliği (29 Ekim 2017 - Pazar)
Cami dernekleri (22 Ekim 2017 - Pazar)
Cami ve medeniyet (13 Ekim 2017 - Cuma)
Mehdilik sempozyumu (07 Ekim 2017 - Cumartesi)
´Anlama sorunumuz´ (29 Eylül 2017 - Cuma)
Buna ‘uygarlık´ mı diyorsunuz? (21 Eylül 2017 - Perşembe)
İbretlik ülke: Pakistan (17 Eylül 2017 - Pazar)
Müslümanlar ne kadar müslüman? (12 Eylül 2017 - Salı)
Ümmet ve Ümmetçilik (24 Ağustos 2017 - Perşembe)
‘Bizim camia´nın sorunları (09 Ağustos 2017 - Çarşamba)
İktisat felsefesi sorunumuz (04 Ağustos 2017 - Cuma)
Diyanet ve din eğitimimiz (29 Temmuz 2017 - Cumartesi)
İslâm düşüncesinin kısa hikâyesi (07 Temmuz 2017 - Cuma)
“İslâm tevhid dinidir” ne demek? (30 Haziran 2017 - Cuma)
“Doğrusu nedir?” (03 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ramazan´a girerken (27 Mayıs 2017 - Cumartesi)
‘Din´ anlayışımız üzerine (23 Mayıs 2017 - Salı)
Gündemdeki konu: İslâmcılık (16 Mayıs 2017 - Salı)
‘Tekbir´ (10 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (03 Mayıs 2017 - Çarşamba)
Güven toplumu (26 Nisan 2017 - Çarşamba)
‘Kendin için istediğini…´ (18 Nisan 2017 - Salı)
Çatışma dili saygı dili (07 Nisan 2017 - Cuma)
Suizan ya da niyet okuma (22 Mart 2017 - Çarşamba)
Suizan ya da niyet okuma (17 Mart 2017 - Cuma)
Siyasetimizde güzel gelişmeler (02 Mart 2017 - Perşembe)
İslamofobi (10 Şubat 2017 - Cuma)
‘İğneyi kendimize…´ (02 Şubat 2017 - Perşembe)
Hutbe ve hayat tarzı (16 Ocak 2017 - Pazartesi)
Üniversiteler ve hocalar niye var? (06 Ocak 2017 - Cuma)
İlâhiyat öğretimimize dair (24 Aralık 2016 - Cumartesi)
PISA raporunun düşündürdükleri (16 Aralık 2016 - Cuma)
‘Kadına şiddet´e farklı bir bakış (01 Aralık 2016 - Perşembe)
‘Söküp atmalıyız´ ama nasıl? (29 Kasım 2016 - Salı)
“Hüve´l-Bâkî (16 Kasım 2016 - Çarşamba)
Cemaat müdafilerine… (06 Kasım 2016 - Pazar)
Din ve dünyevîleşme (22 Ekim 2016 - Cumartesi)
Müslümanlar ‘bütünleşebilir´ mi? (15 Ekim 2016 - Cumartesi)
‘Zor oyunu bozar´ (08 Ekim 2016 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Dal rüzgarı affetmiştir ama, kırılmıştır bir kere.

Konfüçyus