İnsan kısım kısım ve Âşık Hüseyin
Tarih: 31.5.2018 16:58:40 / 123okunma / 0yorum
Ahmet ÖZDEMİR

Hayatı, bahtsızlığı beni duygulandıran Hüseyin Gürsoy´un birkaç cümleyle hayatıyla birlikte, Aşık Veysel´den dinlediğim bir türküsünün hikâyesini anlatacağım.
Aşık Hüseyin, 1902 yılında Şarkışla´nın Sarıkaya köyünde doğdu. Babasının adı İsmail, annesinin adı Bassey´di. Çocukken babasını kaybetti. Yoksulluk içinde yaşadı. Şehriban hanımla evlendi. Savaş yıllarının sonucu olarak çevre köylerinde yaşayanlar gibi sıkıntılı ve çileli yıllar yaşadı. Çukurova´da bahçe bağ işlerinde çalıştı.
Doğruluğunu bilmiyorum ama köyde anlatılan söylentiye göre, Çukurova´ya giderken, o sırada Kayseri´de bulunan Atatürk´ü görmüş. Zorla da olsa kürsüye çıkıp irticalen Atatürk´e bir şiir okumuş. Atatürk bunun üzerine onu Ankara´ya getirtip, sular idaresinde iş verdirmiş.
Hüseyin Ankara´da Ali İzzet, Veysel, Hacı Fedaî ile birlikte konserler verdi. Bu konserlerden birinde dinleyicilerden Ayşe adındaki kız Hüseyin´e âşık oldu. Tanıştılar. Ayşe, Hüseyin´den kendisini almasını istedi. Hüseyin de Ayşe´yi ilgi duymaya başladı. Bu ilgi zamanla aşka dönüştü. Ancak. Köyünde eşi ve çocukları vardı. Her şeyi açık acık Ayşe´ye anlattı. Ama kız, Hüseyin´i öyle seviyordu ki, gözü ondan başkasını görmüyordu. Israrla Hüseyin´le evlenmek istiyordu.
Hüseyin köy yaşantısını, şehirli bir kadının o yaşantıya ayak uyduramayacağını, böyle bir ilişkinin köylerinde hoş karşılanmayacağını tekrar tekrar söyledi. Ayşe her şeye razıydı. Aldı köyüne götürdü. Ne yazık ki Hüseyin´in korktuğu başına gelmişti. Hoş karşılanmadı. Ayşe´yi hor görenler, Hüseyin´le selâmı sabahı kesenler oldu. Öyle bir an geldi ki Hüseyin baskılara dayanamadı. "Anneni, babanı özlemişsindir. Seni Ankara´ya götüreyim" diyerek Ayşe´yi köyden Şarkışla´ya getirdi. Birlikte Ankara trenine bindiler. Tren hareket etmek üzereydi. Hüseyin, "Sen otur, ben hemen geliyorum" diyerek trenden indi. Tren hareket etti. Hüseyin, acı acı düdüğünü çalarak gitmekte olan trenin arkasından bakarken ağlıyordu.
Hüseyin´in ağıtı hiç bitmedi. Hem yaptığı işin ağırlığı, hem Ayşe´ye duyduğu sevginin ağırlığı altında eziliyordu. İşte bu günlerde yukarıya aldığım türküyü yaktı.
"İnsan kısım kısım yer damar damar / Kaşların lâmelif yüz şemsi kamer / Güzelim beline olayım kemer / Yakışır sevdiğim sar beni beni...."
Hüseyin bu ağırlığa ve acıya dayanamadı. Verem oldu. 22 Temmuz 1942´de bu dünyadan göçtü.
Her âşık Veysel gibi değildi. Hüseyin´in türküleri kapanın elinde kaldı. Yağmalayanlarla Hüseyin şimdi gerçek dünyadalar. Her halde hakkını soruyordur.
Hüseyin´in diğer âşıklardan farkı keman çalmasıydı. Çocukluk günlerinin Alakilise´de geçmiş olmasından kaynaklansa gerek. Çünkü Alakilise, Şarkışla´da abdal vatandaşlarımızın konalgası olan bir köydür. Neşet Ertaş´ların, Hacı Taşan´ların soyları buralarda konup göçmüştür.
Aşık Hüseyin Gürsoy´un şiir tekniği ve irticali kuvvetliydi. Dili oldukça yalındı. Kızının anlattığına göre, onlarca şiiri yazılmadığı için kaybolmuştu. Bir de eşi Şehriban hanımdan vaatlerle alınıp, sonra kayboldu denilen defterindeki şiirleri başkaları tarafından sahiplenilmişti. Şiirlerinden toplananların Dr. Reyhan Gökben Saluk tarafından bir kitapta toplanmasına sevindim.

Anahtar Kelimeler: İnsan, kısım, kısım, Hüseyin
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Bayram nostaljisi (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Bugün bayram günü (17 Haziran 2018 - Pazar)
Mehmet Behçet Yazar (11 Haziran 2018 - Pazartesi)
Deniz türküsü (08 Haziran 2018 - Cuma)
Atlara ilişkin efsaneler (06 Haziran 2018 - Çarşamba)
Yalan ve iman (04 Haziran 2018 - Pazartesi)
Âşık Yalınayak (28 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Birlikte yaşadık bu topraklarda (25 Mayıs 2018 - Cuma)
Ferit Ragıp Tuncor (22 Mayıs 2018 - Salı)
Baki kalan bu kubbede (14 Mayıs 2018 - Pazartesi)
Mendil verdim geline (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Ahmet Kutsi Tecer Sempozyumu (01 Mayıs 2018 - Salı)
Kitabımsın kitap (28 Nisan 2018 - Cumartesi)
Atatürk ve Bektaşilik (24 Nisan 2018 - Salı)
Hani benim çocukluğum? (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
23 Nisan´a doğru (22 Nisan 2018 - Pazar)
Eskiden baharın müjdesi kardelenlerdi. (14 Nisan 2018 - Cumartesi)
Şakanın kataloğu olur mu? (03 Nisan 2018 - Salı)
Âşık Veysel, kahır ve sabır (26 Mart 2018 - Pazartesi)
Kadınlar Günü (09 Mart 2018 - Cuma)
Alparslan (05 Mart 2018 - Pazartesi)
Asker mektupları (26 Şubat 2018 - Pazartesi)
BU VATAN KİMİN? (17 Şubat 2018 - Cumartesi)
Sevgi ile yarış olmalı sevgi (13 Şubat 2018 - Salı)
Kızıldan beyaza Aksultan Abdülhamit (06 Şubat 2018 - Salı)
Şark bülbülü (04 Şubat 2018 - Pazar)
Nazım Hikmet ve Bekir Sıtkı (31 Ocak 2018 - Çarşamba)
Emrah Sivas´ta (28 Ocak 2018 - Pazar)
Kış şarkıları (25 Ocak 2018 - Perşembe)
Avcılık ve Şarkışlalı Serdari (23 Ocak 2018 - Salı)
Tel helva, arabaşı ve konuk (21 Ocak 2018 - Pazar)
Mehmet Emin Yurdakul (18 Ocak 2018 - Perşembe)
Şiir şiirdir. başka söze ne hacet... (15 Ocak 2018 - Pazartesi)
Çalışan gazeteciler bayramı (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
Yardım eyle bozatlı hızır (05 Ocak 2018 - Cuma)
Noel Baba mı Ülgen Baba mı? (03 Ocak 2018 - Çarşamba)
Bulutlar ağlamasa yeşillik nasıl güler (30 Aralık 2017 - Cumartesi)
Kış Türküleri (26 Aralık 2017 - Salı)
İnternet medyasının resmi ilan alması hayal (23 Aralık 2017 - Cumartesi)
Yerel medya ve sorunları (21 Aralık 2017 - Perşembe)
Garbın ilim ve sanatı (19 Aralık 2017 - Salı)
Zaralı Halil (13 Aralık 2017 - Çarşamba)
Gazetecilik eğitimi ve istihdam (06 Aralık 2017 - Çarşamba)
Bu da Karadenizli Fitnat Hanım (03 Aralık 2017 - Pazar)
Fitnat Hanım fıkraları (01 Aralık 2017 - Cuma)
Fitnat Hanım (28 Kasım 2017 - Salı)
Yörük ve çadır (22 Kasım 2017 - Çarşamba)
Bir acı kahve (20 Kasım 2017 - Pazartesi)
Faruk Nafiz´in sanatı (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
Atatürk´ü Anlayabilmek (10 Kasım 2017 - Cuma)
Mualla Orhon (08 Kasım 2017 - Çarşamba)
Divan-ı Lügat-it Türk (19 Ekim 2017 - Perşembe)
Ahmet Kutsi Tecer (16 Ekim 2017 - Pazartesi)
Gazetecilik ve kültür (15 Ekim 2017 - Pazar)
Fasık kime denir? (20 Eylül 2017 - Çarşamba)
Kudüs ortak hedefimiz olmalı (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Verdiğini hatırlayan ve kalbinden geçiren kimse seha (cömertlik) ismine layık değildir..

Hz. Muhammed