İngilizlere dikkat!
İngilizlere dikkat!
Tarih: 8.8.2014 17:08:49
Yusuf Kaplan

Her şeyden önce, ABD`nin 11 Eylül süreci`nden sonra küre üzerindeki hegemonyasının sarsılmasında İngilizlerin `sinsi` stratejilerinin belirleyici bir rolü var. Yine 11 Eylül süreci`nden en kârlı çıkan ülkenin İngiltere olduğu gözden kaçmış bir gerçek. Bu süreçte, İngiltere, başta Ortadoğu olmak üzere küre ölçeğindeki bazı önemli stratejik alanlarda inisiyatifi eline geçirmiştir.

11 Eylül süreciyle birlikte küre ölçeğinde çılgınca politikalar izlemesi, ABD`nin küresel hegemonyasının büyük bir sarsıntı geçirmesine neden oldu. Bu sarsıntının gerçek sonuçlarını ancak 10-15 yıl sonra görebileceğiz.

İngilizler, ABD`nin Balkanlara, Kafkaslara ve Ortadoğu`ya ABD`nin yerleşmesinde kilit rol oynadılar. 1990`ların başında Doğu Bloku`nun çökmesi, iki Almanya`nın birleşmesi, Almanya`nın yakın tarihte stratejik olarak gücünün bir ânda birkaç kez artmasıyla sonuçlandı. Almanya, AB üzerindeki belirleyici konumunu pekiştirmek için Avrupa`nın perifesini / çevre ülkelerini karıştırdı. AB`de merkezî bir konuma geçebilmek için Almanya`nın izlediği ve adına `merkezkaç kuşatması` diyebileceğimiz bir strateji ile önce Balkanların balkanlaşmasına / parçalanmasına giden süreci tetikledi.

Almanya`nın bu dışarıdan, merkezkaç kuşatması stratejisi ile AB`de inisiyatifi ele geçirme girişimlerine Amerikalılar, derhal müdahale etmek istediler. Ancak İngilizler, kuzenleri Amerikalıların `kulaklarını çekerek`, onlara Balkanlara biraz geç müdahale etmelerini söylediler. İngilizlerin önerdikleri ve kendilerinin derhal uygulamaya koyuldukları strateji şuydu: Önce Balkanları iyice karıştırmak; ardından Balkanlarda içinden çıkılması zor bir kriz durumu icat etmek ve son olarak da Balkanlara Avrupa dışından müdahaleyi kaçınılmaz hâle getirmekti.

Amerikalılar, İngilizlerin önerdiği stratejiyi uyguladılar ve sonuçta hem Amerika, hem de İngiltere çok büyük bir stratejik ve siyasî bir kazançla çıktılar. Böylelikle, hem ABD, Balkanlara yerleşmiş; hem de İngiltere, Almanya`ya karşı AB içinde çok büyük bir stratejik avantaj elde etmiş oldu.

İngilizler, Soğuk Savaş döneminin stratejilerinin belirlendiği Yalta Konferansı`nda da kilit rol oynamışlar ve ABD`nin Avrupa`ya müdahale etmesinde doğrudan belirleyici olmuşlardı.

11 Eylül sürecinden sonra ABD`nin küre ölçeğinde büyük yanlışlıklar yapmasında yine İngilizlerin `oyun`ları çok belirleyici oldu: ABD`nin Kafkaslara, Ortadoğu`ya handiyse yalnız başına girmesinde, art arda işgal girişimlerine soyunmasında İngilizler Amerikalıları inanılmaz ölçülerde tahrik ettiler ve sonunda ABD`nin küresel gücünün ve imajının tahrip edilmesinde çok büyük rol oynadılar. Örneğin, ABD`lilerle birlikte Irak işgaline katılan İngilizler, sessiz sedasız bir şekilde ABD`yi Irak`ta ve bütün Ortadoğu`da yalnız bıraktılar; ateş çemberinin ortasına attılar.

İlk bakışta görünen manzara bu: Ama hiçbir zaman unutmamak gerekiyor ki, İngilizlere aslâ güvenilmez ve İngilizler, en zayıf ânınızda sizi arkanızdan vurma konusunda dünyanın en mâhir ve en tecrübeli `oyuncu`larıdır.

Burada aslâ unutulmaması gereken nokta şu: Bugün dünyanın yaşadığı büyük küresel ve bölgesel krizlerin hepsi, İngilizlerin dünyanın başına bela ettiği krizlerdir: Örneğin Osmanlı`nın parçalanması ve çökertilmesi, örneğin İsrail`in kurulması ve İslâm dünyasının başına belâ edilmesi, örneğin dünyanın en büyük Müslüman ülkesi olacak Hindistan`ın parçalanması, örneğin Arap dünyasının paramparça edilerek Arap petrolünün bölgeden alınarak bölge dışına akıtılması gibi.

Ben yakın tarihte hem bizim, hem de dünyanın başına örülen büyük çorapların arkasında İngilizlerin olduğu gerçeğini göz önünde bulundurarak İngilizlerle iş yaparken ikinci kez, üçüncü kez dikkatle ve defalara düşünülmesi gerektiğini hatırlatmak isterim.

O yüzden `İngilizlere dikkat!` diyorum.

Not: 12 yıl önce bu sütunda yayımlanan bu yazımı, bazı okuyuculardan gelen talep üzerine yeniden yayımlıyorum.

Anahtar Kelimeler: İngilizlere, dikkat
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Dilsiz´in dili: Ruhun sesi (07 Aralık 2019 - Cumartesi)
“Kader´´in dönüştürücü dinamizmi (03 Aralık 2019 - Salı)
Rus ruhu´nun dirilişi (mi?) (26 Ekim 2019 - Cumartesi)
Ulus devletlerin çöküşünü yaşıyoruz... (19 Ağustos 2019 - Pazartesi)
Türkiye, kendi yolunu kendisi belirleyecek... (20 Temmuz 2019 - Cumartesi)
Türkiye´nin siyasetle yorucu imtihanı (25 Haziran 2019 - Salı)
Fetih ruhu ve rüyası (01 Haziran 2019 - Cumartesi)
Ramazan´ın atları ve okları (28 Mayıs 2019 - Salı)
Oruç, niçin benzersiz´dir? (21 Mayıs 2019 - Salı)
Ruhköklerimize, anayurdumuza yolculuk-1 (27 Nisan 2019 - Cumartesi)
Sudan´da neler oluyor? (17 Nisan 2019 - Çarşamba)
Seçimlerin vebali ve toplumun basireti (01 Nisan 2019 - Pazartesi)
Ölüm fikri ve duanın sınırsız gücü (25 Şubat 2019 - Pazartesi)
Hatırladıkça özgürleşir insan... (04 Şubat 2019 - Pazartesi)
Bugün Venezuela, yarın Türkiye! (28 Ocak 2019 - Pazartesi)
Türkiye´nin “cinsiyet”le imtihanı (26 Ocak 2019 - Cumartesi)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (16 Ocak 2019 - Çarşamba)
Ne olabilir ve ne yapmalı? (08 Ocak 2019 - Salı)
Aslında, ne oldu? (05 Ocak 2019 - Cumartesi)
Annem... (01 Aralık 2018 - Cumartesi)
Bu dünya böyle gitmez! (24 Kasım 2018 - Cumartesi)
Eğitimde, ava giderken avlanmak... (06 Kasım 2018 - Salı)
İnsanlık, nereye sürükleniyor? (03 Kasım 2018 - Cumartesi)
Kazana kazana kaybediyoruz... (31 Ekim 2018 - Çarşamba)
Mesafe fikri ve hakikat medeniyeti (29 Ekim 2018 - Pazartesi)
Üniversitenin krizi (18 Eylül 2018 - Salı)
Suriye sorununda kör noktalara dikkat! (10 Eylül 2018 - Pazartesi)
Mesut Özil, Almanlara ayna tuttu (27 Temmuz 2018 - Cuma)
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ! (19 Temmuz 2018 - Perşembe)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (29 Ekim 2017 - Pazar)
İlerleme putu ve zihnî felçleşme (25 Ekim 2017 - Çarşamba)
Kervan´ın yolu niçin kesildi? (17 Ekim 2017 - Salı)
İnsansız şehir, şehirsiz insan… (12 Eylül 2017 - Salı)
Yarın, çok geç olabilir… (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Laiklik dogması ve sopası… (21 Ağustos 2017 - Pazartesi)
Sivas´ta tarihî bir toplantı (18 Ağustos 2017 - Cuma)
Osmanlı ruhu olmadan aslâ! (14 Ocak 2017 - Cumartesi)
Bu sistem (17 Mayıs 2016 - Salı)
Medyanın “kusursuz cinayet”i! (21 Şubat 2015 - Cumartesi)
On Emir (29 Aralık 2014 - Pazartesi)
Medeniyet fikri ve eğitim sistemi (16 Aralık 2014 - Salı)
Dil Devrimi cinayeti ve Osmanlıca meselesi (08 Aralık 2014 - Pazartesi)
ÜMMET: SELÂM/ET YURDU (05 Aralık 2014 - Cuma)
En büyük tehdit: Misyoner Medya (28 Kasım 2014 - Cuma)
Eğitim (28 Kasım 2014 - Cuma)
Peygamberî çağ/rı varolmadan aslâ! (04 Kasım 2014 - Salı)
Hâriciye, Türkiye`nin altını oyarken... (01 Kasım 2014 - Cumartesi)
Urfa`nın `peygamber çiçekleri` (17 Ekim 2014 - Cuma)
Moro seferi... (25 Eylül 2014 - Perşembe)
Burası, sömürge ülkesi mi? (19 Eylül 2014 - Cuma)
Entelektüelle ve akademisyenle nereye kadar? (10 Eylül 2014 - Çarşamba)
Dünya Osmanlı`ya Gebe... (05 Eylül 2014 - Cuma)
Ben`i aşıp Sen`e ulaşabilmek... (19 Ağustos 2014 - Salı)
Erdoğan`a 20 öneri (16 Ağustos 2014 - Cumartesi)
Felsefe`den Hikmet`e: Hakikatin İZ`ini sürmek... (13 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Kuşatmadan umuda… (12 Ağustos 2014 - Salı)
Hayatsız İnsanlar, İnsansız Hayatlar (07 Ağustos 2014 - Perşembe)
``Bu kadar acı için çok küçük bu Filistin` (06 Ağustos 2014 - Çarşamba)
Hakikat ve hayal, umut ve ufuk (05 Ağustos 2014 - Salı)
Türkiye´nin cinayetlerle imtihanı (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar
DOLAR
5.7726
EURO
6.4503
booked.net
Erlerle sohbet seni de erlere katar.

Yiyecegin agzinizdan midenize ulasmasi yedi saniye surer ..

www.bizimsivas.com.tr
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59