İmtihanın adı Yusuf Akdeniz
Tarih: 5.7.2017 13:53:51 / 410okunma / 0yorum
Yusuf Ziya Cömert

‘Mağduriyet´in hayal ürünü veya kuruntu olduğu söylenemez. On binlerce insanın soruşturmaya, kovuşturmaya tabi olduğu bir hengamede mutlaka mağduriyetler olur.
‘Adalet´ dediğimiz ‘ilke´ gerçek mağduriyet vakalarını küçümsememize manidir.
Bir kişinin bile hak etmediği halde üzülmesi geçiştirilemez.
Evet, zemin kötü.
Tommiks´teki ‘Binbirsurat´a rahmet okutacak bir karakterle karşı karşıyayız.
Kimse kimseye kefil olamıyor. Zira iblis, her kılığa, her bedene girebiliyor.
Zemin bir başka sebeple daha kötü.
Yusuf Akdeniz, oğulları Şerif Efe ve Burak´la birlikte dertlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan´a da anlattı.
Fetö belasını bir ‘kariyer fırsatı´na dönüştürecek tıynette insanlar, Fetö´nün bir başka mirası olarak ortalıkta geziyor.
Bürokraside de, iş aleminde de rakibini veya refikini tasfiye maksadıyla süfli yöntemlere tevessül eden ‘profesyonel´ler cirit atıyor.
Şunu da seziyorum.
‘Mağduriyet´ söylemini en ziyade istimal edenler, en ziyade gürültü çıkaranlar, mağdur olmayanlar.
Tabir caizse, adalete maruz kalanlar.
Bütün bunlara rağmen, asli görevi adaleti tevzi etmek olan mercilerin hassas olması gerekiyor.
‘Devlet aklı´nın bu meseleler üzerinde içtenlikle durması lazım.
Bu, hem dünyevi hem uhrevi bir sorumluluk.
Bunu söyledikten sonra, -Fetö´yle metöyle alakası olmayan- bir başka mağduriyet öyküsüne değinmek istiyorum.
Bu da belki benim imtihanımdır.
Ya da şöyle diyeyim. İmtihanın benimle ilgili kısmını ben yükleneyim.
Başkaları da imtihanın kendileriyle ilgili kısmını düşünsünler.
İmtihanın adı Yusuf Akdeniz.
Adıyaman´da ikamet ediyor.
Daha önce yazmıştım.
On-on beş sene kadar önce telefonla beni bulmuş biri. Ara sıra arar. Sık sık da mesaj atar.
Kimsesiz.
Dertli bir gariban.
Kulakları çınlasın, Ömer Özbay ‘ultragariban´ derdi böyle insanlara.
Taşeron işçisiydi. 900 lira civarında bir maaşı alıyordu.
İşe girdikten sonra evlenmişti. Görmedim ama Şeri Efe ve Burak isimlerinde iki oğulcuğu oldu.
Bunları, yanlış hatırlamıyorsam 7 Haziran seçimlerine birkaç hafta kala TPAO´daki işlerinden attılar.
Hangi kafa yaptı bunu anlamıyorum?
Garibanın aldığı 900 lira maaştan ne isterler? Bir insanın evinde bir tas çorba kaynaması kimi, niye rahatsız eder?
Bunlar ‘bizim´ çocuklar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan´ı da büyük bir aşkla seviyorlar.
Hayatlarında ne Fetö´ye ne başka bir şeye bulaşmışlar.
Ağızları var, dilleri yok.
Hiçbir karışık işten anlamazlar.
Ben Yusuf´un durumunu hiç anlatmadıysam 10 kişiye anlattım. Dönemin Enerji Bakanı Taner Yıldız dahil.
Taner Bey ilgileneceğini ve bana döneceğini söyledi. İlgilendiyse bile bir netice çıkmadı.
Yusuf, bir Adıyaman ziyaretinde, o sıralar Başbakan olan Ahmet Davutoğlu´na ulaşabilmiş. Durumunu arz etmiş.
Davutoğlu ilgilenmiş, etrafındakilere talimat vermiş.
Anladığım kadarıyla talimat orada kalmış.
Yusuf TPAO´da protokolle ilgili işlerde istihdam edildiğinden olsa gerek, Cumhurbaşkanı Erdoğan´ın bir Adıyaman ziyaretinde Erdoğan´a ulaşmayı da başarmış.
Şerif Efe ile Burak´ı Cumhurbaşkanı´yla tanıştırmış.
Erdoğan da, pek tabii olarak onları dinlemiş, alaka göstermiş ve mağduriyetin giderilmesi için gerekenin yapılmasını söylemiş.
Maalesef bunun da faydası olmadı.
Yusuf Akdeniz hala işsiz.
Bazı istisnaları tenzih ediyorum. Bu tür sorunları çözme mevkiinde olan insanların çoğu, menfaatleri olmayan bir işle ilgilenmeyi israf sayıyorlar.
Yak akrabalık, meşrep gibi bir ‘müşterek´leri olacak ya da işe ortak olacaklar.
Yusuf´un derdiyle ilgilenmemenin ne müeyyidesi olabilir? İlgilenmenin ne karı olabilir?
Hiç.
Ahireti saymazsan hiç.
Adıyaman İş Mahkemesi 19 Nisan 2016´da bu taşeron işçileri hakkında işe iade kararı vermiş.
Bari o kararı uygulasalar.
Yok. Bir seneyi geçti, uygulamadılar.
Ne diyeyim, herkesin kendi imtihanı.
Böyle kaç tane Yusuf Akdeniz vardır, kim bilir?

Anahtar Kelimeler: İmtihanın, Yusuf, Akdeniz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
İnci Baba´nın tarihçileri (21 Haziran 2018 - Perşembe)
Follu´nun Kahvesi´nde ‘pürüzlük´ler (18 Haziran 2018 - Pazartesi)
Tarihi abur cubur yiyoruz midemiz bozulacak (09 Haziran 2018 - Cumartesi)
Erol´un eksikliği hissediliyor (07 Haziran 2018 - Perşembe)
Zaman zemine uygun din siparişi (01 Haziran 2018 - Cuma)
Demek ki, ‘olmaz´ olmazmış (11 Mayıs 2018 - Cuma)
Yeni sistemin muhalefet halleri (04 Mayıs 2018 - Cuma)
Seçim sath-ı maili normal (30 Nisan 2018 - Pazartesi)
Siyasetin voltajı yükseliyor (26 Nisan 2018 - Perşembe)
Siyasette ‘olmaz´ olmaz (23 Nisan 2018 - Pazartesi)
Herkes geç kaldı (20 Nisan 2018 - Cuma)
Bir büyüğün öğütleri (05 Nisan 2018 - Perşembe)
Hasan Abi´nin en güzel mirası (23 Mart 2018 - Cuma)
‘Karar´ günü (08 Mart 2018 - Perşembe)
‘Trol´ün lügatteki sergüzeşti (02 Mart 2018 - Cuma)
Bu sene seçim olacak mı? (28 Şubat 2018 - Çarşamba)
Siyasetçiler ‘Adana´daki Kahve´ye uğrasın (21 Şubat 2018 - Çarşamba)
Şimdi Rusya ne yapacak? (20 Şubat 2018 - Salı)
Kimle savaşıyoruz? (13 Şubat 2018 - Salı)
Dünyada neler oluyor Nezire yenge! (08 Şubat 2018 - Perşembe)
Silivri´deki gevşekliğimiz (01 Şubat 2018 - Perşembe)
Sert bir ‘Zeytin Dalı´ (24 Ocak 2018 - Çarşamba)
İblis galip gelmeyecek (10 Ocak 2018 - Çarşamba)
İran´daki gaileye sevinen var mıdır? (04 Ocak 2018 - Perşembe)
Hayal edeceksin hayalini anlatmayacaksın (16 Aralık 2017 - Cumartesi)
Avrasya´da ütülen ombudsmana gitsin (26 Kasım 2017 - Pazar)
Doların başımıza açtığı işler (21 Kasım 2017 - Salı)
Mimariyi dikeyleştiren ‘istisnai´ elemanlar (15 Kasım 2017 - Çarşamba)
‘Arap Baharı´ yoksa bu muydu? (09 Kasım 2017 - Perşembe)
Keramet şehrin betonunda değil (11 Ekim 2017 - Çarşamba)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (04 Ekim 2017 - Çarşamba)
Müzelik hassasiyetler! (28 Eylül 2017 - Perşembe)
Bir şiir velisiydi Cahit Zarifoğlu (26 Eylül 2017 - Salı)
Celal Hoca´dan 80 sene gerideyiz (24 Eylül 2017 - Pazar)
Kim bu ‘Şehirli Müslüman´lar? (19 Eylül 2017 - Salı)
Köylülük o kadar da kötü değil (15 Eylül 2017 - Cuma)
Yeni müfredata göre trollerin durumu (09 Eylül 2017 - Cumartesi)
‘Dava-yı bi-mana´mız (30 Ağustos 2017 - Çarşamba)
‘Bana İmam-Hatiplilerin listesini getirin!´ (26 Ağustos 2017 - Cumartesi)
Bu da Tomris Uyar´ın Metal Yorgunluğu (22 Ağustos 2017 - Salı)
‘Varyag´ gibi bir eğitim sistemi (15 Ağustos 2017 - Salı)
Maddiyat ve maneviyat: İki kanatla uçan kuşlar! (02 Ağustos 2017 - Çarşamba)
Meğer her şey tap-tazeymiş (17 Temmuz 2017 - Pazartesi)
Topraksız bir devlet gibi... (29 Haziran 2017 - Perşembe)
Yer yatağıyla Kur´an´ın alakası? (10 Haziran 2017 - Cumartesi)
Ofsayta düşersem ibret alırım (19 Mayıs 2017 - Cuma)
Yeni sistemde debriyaj yok (14 Mayıs 2017 - Pazar)
Fetö´nün ihaleleri! (02 Mayıs 2017 - Salı)
Artık diyebilirim, hayırlı olsun (18 Nisan 2017 - Salı)
New York savcısının YouTube delilleri (06 Nisan 2017 - Perşembe)
Dünyayı kurtarmak bizi aşar (31 Mart 2017 - Cuma)
Oylar ne tarafa gidiyor? (28 Mart 2017 - Salı)
Biz 28 Şubat´ta rahatsızdık (06 Mart 2017 - Pazartesi)
Ankete inanma anketsiz de kalma (16 Şubat 2017 - Perşembe)
En merak ettiğim görüşme (12 Şubat 2017 - Pazar)
‘Tarihin sonu´ ne zaman? (07 Şubat 2017 - Salı)
‘Bize gelmeyin, kendinize gelin´ (03 Şubat 2017 - Cuma)
May´in yüzü ne kadar da İngiliz (31 Ocak 2017 - Salı)
Dolar artsın mı düşsün mü? (18 Ocak 2017 - Çarşamba)
‘Mükemmel´ yerine ‘mümkün´ (12 Ocak 2017 - Perşembe)
Katil yaralı yere vurdu ama… (22 Aralık 2016 - Perşembe)
Ne yedik de bozulduk? (17 Aralık 2016 - Cumartesi)
Hüzün günlerinin tesellisi (15 Aralık 2016 - Perşembe)
Kelimeleri bozdular… İnsanları da! (13 Aralık 2016 - Salı)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Muhakkak ki kulak, göz, kalp, bunların her biri kendi fiillerinden mesul tutulacaklardır.

Hz. Muhammed